Eki
20
2010
0

Tarayıcılar Arası Rekabet Yükselişe Geçiyor

Tarayici

Tarayıcılar Arası Rekabet Yükselişe Geçiyor
İnternet tarayıcıları rekabete doymuyor!
Sörf yapmanın vazgeçilmezi olan internet tarayıcıları arasında her zaman bir rekabet ve savaş olmuştur, ancak son günlerde bu rekabet daha da kızışacağa benziyor.
Tarayıcılar arasında İnternet Explorer’ın işletim sistemi ile beraber gelmesinden dolayı haksız bir liderlik yaşadığı düşünülürken arkasından gelen diğer internet tarayıcıları ise sürekli yaptıkları yenilik ve geliştirmeler ile hızla büyümeye devam ediyorlar, bunlardan en hızlı büyüyen ise şüphesiz Google’ın güçlü savaşçısı Chrome oluyor.
Pazara sunulduğu ilk haftada 1.9 milyon kez download edilerek internet pazarı ‘nda yükses ses ‘li bir çıkış yapan Chrome yükselişini …

Tarayıcılar Arası Rekabet Yükselişe Geçiyor

İnternet tarayıcıları rekabete doymuyor!
Sörf yapmanın vazgeçilmezi olan internet tarayıcıları arasında her zaman bir rekabet ve savaş olmuştur, ancak son günlerde bu rekabet daha da kızışacağa benziyor.
Tarayıcılar arasında İnternet Explorer’ın işletim sistemi ile beraber gelmesinden dolayı haksız bir liderlik yaşadığı düşünülürken arkasından gelen diğer internet tarayıcıları ise sürekli yaptıkları yenilik ve geliştirmeler ile hızla büyümeye devam ediyorlar, bunlardan en hızlı büyüyen ise şüphesiz Google’ın güçlü savaşçısı Chrome oluyor.
Pazara sunulduğu ilk haftada 1.9 milyon kez download edilerek internet pazarı ‘nda yükses ses ‘li bir çıkış yapan Chrome yükselişini hala tam gaz sürdürmeye devam ederken, aynı zamanda Chrome 7 sürümünü de piyasaya sunmasına çok az bir süre kaldı, tabii sadece Chrome değil diğer tarayıcılarda yeni sürümlerini piyasaya sunmaya hazırlanıyor, Internet Explorer 9, ve Firefox 4 ve Opera ile tarayıcı dünyasına yeni soluklar geliyor…
Sürekli olarak peş peşe yeni sürümler sunan ve aralarındaki rekabeti daha da hızlandıran tarayıcılar savaşa doymuyor.
Tarayıcılara bir göz atacak olursak, Internet Explorer 9 beta çıktığı ilk günden itibaren oldukça fazla ilgi görmeye devam ediyor, IE8′e hız da fark atan IE9 performansı ile Microsoft’un yüzünü güldürüyor.
Yeni gelecek olan sürümleri ile diğer tarayıcıların da ne kadar başarılı olacaklarını zamanı gelince göreceğiz.

Bu resim bilisimhaber.com adresli sitede yayımlanmaktadır.

Görsel, telif hakkına tabi olabilir. Kaynak : bilisimhaber.com

Yazar by admin in: BilisimHaber |
Tem
07
2010
0

Porno indiren 500 bin IP takibe alındı

İnternet üzerinden File Sharing programları aracılığıyla bilgisayarına porno film indiren, paylaşan ve çoğaltanlar teknik takibe takıldı.
Filmlerin telif hakkını elinde bulunduran Alman firması, Türkiye’deki 500 bin IP numarası hakkında yasal işlem başlattı.

IP numarasından kimliği ve adresi tespit edilenler bin 285 TL telif hakkı ödeyip, izinsiz kullanım nedeniyle 1 ila 5 yıl arasında hapis cezasıyla yargılanacak. Davalar başladı.

Habertürk’ün haberine göre; Türkiye’de internet üzerinden File Sharing (dosya paylaşım) programları aracılığıyla porno film indiren, bu filmleri çoğaltan ve paylaşanlar yandı. Merkezi Almanya’daki filmlerin telif haklarını elinde bulunduran firma, Türkiye’deki avukatı Ali Fuat Özbakır aracılığıyla harekete geçti. Porno filmleri izinsiz olarak bilgisayarına indiren, çoğaltan ve paylaşıma açanlar hakkında yasal işlem başlatıldı.

500 bin pornocu teknik takibe takıldı (devami…)

Tem
07
2010
0

Hollanda Finalde

2010 Dünya Kupası’nda yarı finalde Uruguay ile Hollanda karşı karşıya gedi. Green Point Stadı’ndaki zorlu mücadeleyi Hollanda 3-2 kazanarak adını finale yazdıran taraf oldu.

URUGUAY 2 – 3 HOLLANDA

MAÇTAN DAKİKALAR ( İKİNCİ YARI )

kullan Son düdük geldi. Hollanda, Uruguay’ı 3-2 mağlup etti.

kullan dakika 90+2: Uruguay, Maximiliano Pereira’nın golüyle farkı 1′e indirdi.

dakika 90: Karşılaşmaya 3 dakikalık uzatma ilave edildi.

kullan dakika 89: Hollanda’da Robben’in yerine Elia oyuna dahil oldu.

kullan dakika 84: Uruguay’da Forlan yerini Fernandez’e bıraktı.

kullan dakika 78: Hollanda’da Boulahrouz sarı kartı gördü.
(devami…)

Tem
07
2010
0

11 PKK’lı teröristin cenazesi Şemdinli’de

Hakkari’nin Şemdinli ilçesi Beyyurdu kırsalında çıkan çatışmada ölü olarak ele geçirilen 11 teröristin cenazeleri, Şemdinli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Özel harekat timleri ilçede geniş güvenlik önlemleri aldı.
Şemdinli ilçesinden 30 kilometre uzaklıkta bulunan Beyyurdu Jandarma Karakolu Komutanlığı ve üst bölgesine önceki akşam terör örgütü PKK mensupları tarafından yapılan saldırıda 3 asker şehit olurken, 3 asker de yaralanmıştı.

Saldırının ardından başlatılan operasyonlarda ölü olarak ele geçirilen 11 teröristin cenazeleri, asker ve özel harekat timlerinin yoğun güvenlik önlemleri arasında Şemdinli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Çatışmada ölen teröristler arasında kadınların da olduğu öğrenilirken, Şemdinli’de veya Van’da yapılacak otopsinin ardından cenazelerin ailelerine teslim edileceği belirtildi.

Hakkari Valisi Muammer Türker, sabah saatlerinde yaptığı açıklamada Beyyurdu kırsalında sürdürülen operasyonlarda 11 PKK’lının ölü olarak ele geçirildiğini belirtmişti.

Haz
19
2010
0

Sert ikoncan Ölüdeniz’de sezonu açtı

ikonkat
Sosyetik isimler Bodrum’un ünlü ‘beach’lerinde şezlong kapmak için birbirleriyle yarışırken, kimi ünlüler daha sakin yerleri tercih ediyor. Ölüdeniz Kumburnu Tabiat Parkı’nda, oğlu Kayon ve annesi Nada ile birlikte görüntülenen Sert, ‘Ölüdeniz IN, Bodrum OUT’ dedi. Her yaz kendi tasarladığı mayokinileriyle plajlarda boy gösteren, İvana Sert, eşi Yurdal Sert’in ilerleyen günlerde Fethiye’ye geleceğini söyledi. Yüzmek için Ölüdeniz Lagünü’ndeki kayalıkları tercih eden Sert, ‘Yüzme en iyi spor. Zayıflamaktan tutun da cilt güzelliğine kadar her derde deva’ diye konuştu.

Haz
19
2010
0

Ortadoğu barışı reality şov oluyor

FRANSA’da 6 Filistinli ve 6 İsrailli genç, 3 hafta bir evde birlikte yaşayarak İsrail-Filistin sorununu tartışacak. ‘Les Accords de Marseille’ adlı ‘reality show’ formatındaki program eylül ayında France5 kanalında gösterilmeye başlanacak.12 genç aynı evde, Ortadoğu barış süreci için neler yapılabileceğini tartışacak. Programın diğer ‘reality show’ formatındaki televizyon programlarıyla arasındaki farklılığı vurgulamak için, yatak odalarına kamera koyulmayacak, canlı yayın olmayacak

Haz
19
2010
0

LAKERS şampiyon, Dow bu yıl yüzde 14 prim yapar

Lakers’ın NBA şampiyonluğu en çok yatırımcıları sevindirecek. Lakers’ın zaferiyle birlikte Dow Jones 1 yılda ortalama yüzde 14 değer kazanıyor, Celtics şampiyonluklarında ise piyasa yüzde 1 düşüş yaşıyor

Onur DEMİRHİSAR
ABD’de milyonları ekrana bağlayan final serisi önceki gece oynanan maçla tamamlandı. Boston Celtics ile Los Angeles Lakers’ı karşı karşıya getiren seride gülen taraf Lakers oldu. Lakers’ın galibiyeti, taraftarları arasında da büyük sevinç yaratırken, Kobe Bryant ve arkadaşlarının zaferine sevinen tek Bostonlılar ise yatırımcılar. Bunun sebebi ise, ABD’nin en büyük 30 şirketinin işlem gördüğü ünlü Dow Jones Sanayi Endeksi’nin, NBA tarihi boyunca Lakers zaferlerine olumlu tepki vermiş olması. Ne NBA, ne de bu ligde mücadele eden takımlar borsada işlem görse de, bazı takımların şampiyonluklarının borsa üzerindeki etkisi, yapılan araştırmalarla da kanıtlandı.
Bu takımların başında, bu yıl üst üste ikinci toplamda ise 16′ncı kez kupayı kaldırma başarısı gösteren Lakers geliyor. Takımların şampiyonluklarından itibaren 1 yıllık Dow Jones hareketleri incelendiğinde, Los Angeles Lakers zaferlerinin borsayı ortalama yüzde 14 yukarı çektiği görülüyor. Lakers son zaferine kadar 15 şampiyonluk yaşarken, bunların sadece 4′ünde Dow Jones’ta aşağı doğru hareket görüldü. Lakers finalde kaybettiğinde ise kazanç sadece yüzde 2.5 ile sınırlı kalıyor. Takımın finalde kaybettiği 15 final serisinin 7′sinde de Dow Jones değer kaybetmiş durumda.

CELTİCS KAZANDI, DOW %35 ÇAKILDI
Boston Celtics’e gelince, takımın şampiyonlukları Dow Jones’a hiç iyi gelmiyor. Buna göre; n Celtics’in 17 şampiyonluğunun ardından borsa ortalama yüzde 0.4 değer kaybetmiş. n Bunun en büyük örneği de takımın 2008 yılında şampiyonluk kupasını kaldırmasının ardından yaşanan süreç. 2008 Haziran’ında Celtics kupayı kaldırırken Dow Jones 13 bin seviyesinden işlem görürken, bir yıl sonra yüzde 35′lik değer kaybıyla borsa 8 bin 500′lere gerilemişti. n Bir diğer ilginç istatistik de Celtics’in finalde kaybettiği maçlarla ilgili. Bu tarih boyunca sadece 3 kez yaşanırken, söz konusu durumda borsa yüzde 23 değer kazanmış. n Bu trend Lakers-Celtics finallerinde de devam ederken, Lakers’in zafer kazandığı 2 seride Dow Jones yüzde 16 yukarı çıkmış, Celtics’in 9 zaferinde ise borsa yüzde 1 değer kaybetmiş.

Kupanın değeri 13 bin 500 $
- Los Angeles Lakers’ın 16′ncı kez kazandığı kupanın ağırlığı yaklaşık 6.5 kilo. Kupa saf gümüş ve yakuttan yapılırken, üzeri ise 24 ayar altınla kaplı.
- Yaklaşık 60 santimetre uzunluğundaki kupanın üzerinde bulunan basketbol topunun çapı 20 santimetre civarında. Kupanın dizaynında ‘potaya giren top’ bulunuyor.
- Kupa her yıl Tiffany & Co. Silver Shop isimli firma tarafından üretiliyor ve kazanan takım kupayı tarihi boyunca saklamaya hak kazanıyor.
- Kupanın değeri ise 13 bin 500 dolar.

Haz
19
2010
0

LYS-1 sona erdi

lys-ygs-sonuclari1_kopya
LYS-1, Türkiye’de 81 il merkezi ile Lefkoşa’da gerçekleştirildi. LYS-1, 1882 binada, 28 bin 509 salonda gerçekleştirildi. Sınavda 86 bin 536 personel görev aldı. Sınava 601 bin öğrenci katıldı. Sınav saat 10.00′da başladı ve 120 dakika sürdü. Öğrencilere, 50 soruluk Matematik Testi için 75 dakika, 30 soruluk Geometri Testi için 45 dakika süre verildi.

Yabancı Dil Sınavı LYS-5 ise saat 14.30′da yapılacak ve sınav 120 dakika sürecek. Sınava giren 31 bin 300 adaya, 80 soru sorulacak, sınav Almanca, Fransızca ve İngilizce olmak üzere 3 dilde yapılacak.

Yazar by BaBy in: GünceL | Etiketler: , , , ,
Haz
18
2010
0

Hayranları arasında ‘Lost’ oldular

lost
‘Lost’, ‘Criminal Minds’ ve ‘Southland’ dizilerinin ünlü oyuncuları, Digiturk’ün yeni kanalı Dizi Max More HD’nin tanıtım partisine katıldı. Davetliler, ‘Lost’un yıldızları Naveen Andrews ve Daniel Dae Kim’i görmek için kuyruğa girdi

Her bölümü ortalama 16 milyon kişi tarafından izlenen ‘Lost’ dizisinin iki ünlü oyuncusu Naveen Andrews (Sayid) ve Daniel Dae Kim’in (Jin) katıldığı parti önceki gece Suada’da gerçekleşti. Digiturk’ün yeni kanalı Dizi Max More HD’nin tanıtımı için 2 gündür İstanbul’da bulunan ‘Sayid’ ve ‘Jin’, davetlilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Digiturk’un diğer popüler dizilerinden ‘Crimanal Minds’ta rol alan Shemar Moore (Derek Morgan) ile ‘Southland’in yakışıklı oyuncusu Ben McKenzie’nin (Ben) de katıldığı partide, tüm oyuncular sahneye çıkarak, davetlileri selamladı. Aralarında Seray Sever, Kenan Doğulu, Sıla, Emre Karayel, Bedük, Melike Öcalan, Murat Tan gibi ünlü isimlerin de bulunduğu davetliler; Naveen Andrews, Daniel Dae Kim, Shemar Moore ile fotoğraf çektirmek için birbirleriyle yarıştı. ‘The OC’ ve ‘Southland’ dizileriyle yıldızı parlayan, hayranlarının ‘baby face’ lakabını taktığı Ben McKenzie ise gece boyunca ortalarda gözükmedi. Sadece sahneye çıkıp kısa bir konuşma yapan 32 yaşındaki ABD’li aktör, davetlilerin fotoğraf çekme isteklerini kibarca reddetti.

Haz
18
2010
0

Batıya giden parayı buraya yöneltmenin zamanı geldi!

Arap Bankalar Birliği Başkanı Yousif, ‘Arap bankalar yanlarına bir stratejik ortak daha almıştır ve o da Türkiye’dir. Artık yatırımlarımızı kendi bölgelerimizde ve komşu bölgelerde yapmamız gerekiyor’ dedi

Arap Bankalar Birliği, Türkiye Bankalar Birliği (TBB), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) ve Merkez Bankası işbirliğiyle düzenlenen ‘Krizden Mali İstikrara’ konulu Uluslararası Arap Bankacılık Zirvesi’nde konuşan Adnan Ahmed Yousif, Türkiye ve Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin kısa süre içinde büyük gelişme gösterdiğini belirtti. Yousif, iki taraf arasında ticaret hacminin çok geliştiğini, 2009 yılında Türkiye’nin ihracatının yüzde 21′inin Arap dünyasına gittiğini anlattı. Yousif, Ortadoğu’da 2010 yılında ekonomik büyümenin yüzde 4,5-4-8 arasında gerçekleşeceğinin tahmin edildiğini, Arap dünyasının dışarı gönderdiği meblağların kendi ülkesine döndüğünü belirterek, ‘Arap bankaları kriz içinde duraksamıştı ama yeniden şahlanacağına, gelişeceğine, birçok alanda yayılacağına inanıyorum. Bu sırada bir stratejik ortak da yanına almıştır ve o da Türkiye’dir’ diye konuştu. Uluslararası bankaların önemli ölçüde sarsıldığı krizde Arap bankalarının çok fazla etkilenmediğinin altını çizen Yousif, ‘Artık yatırımlarımızı kendi bölgelerimizde ve komşu bölgelerde yapmamız gerekiyor’ dedi.

Suudi bankaları da Türkiye pazarıyla ilgileniyor
BİRÇOK Avrupa ülkesini sarsan ve hükümetleri zor duruma sokan krizden Türkiye’nin daha çok işbirliğiyle çıktığını kaydeden Arap Bankalar Birliği Başkanı Adnan Ahmed Yousif, ‘Türkiye’nin, Arap dünyasıyla işbirliği yaparak bu krizden çok daha kolaylıkla çıkacağı görülüyor’ dedi. Yousif, Arap bankaları ve Türk bankaları arasındaki ilişkinin çok iyi olduğunu belirterek, ilişkilerin daha da iyileşeceğini öngördüklerini söyledi. Türkiye bankacılık sektörüne girmeyi düşünen Araplar konusunda ise Yousif, ‘Yeni gelenler olacaktır. Birkaç Suudi bankası Türkiye pazarıyla ilgileniyor. Aynı zamanda Katar ve BAE’den de Türkiye’ye gelmeyi düşünenler var” dedi.

Haz
18
2010
0

İsrail gemilerimize müdahale edemez

israil
Türkiye ile KKTC ortaklığında gerçekleştirilen Şehit Teğmen Caner Gönyeli tatbikatına İran adına gözlemci olarak katılan Albay Mohammad Ahadi, Türk fırkateyni TGC Gökçeada’dan İsrail’e mesaj verdi. Albay Ahadi, İsrail’in, İran tarafından 15 Haziran’da Gazze’ye yardım amacıyla gönderilen gemilere müdahale etmeye cüret edemeyeceğini savundu. Ahadi, ‘İnşallah Türkiye’den giden bu Mavi Marmara gemisi bir başlangıç olur ve bundan sonra yüzlerce, binlerce gemi gider Gazze’ye’ diye konuştu.
Tatbikata katılan ve Azeri kökenli olması nedeniyle anadili gibi Türkçe konuşan Albay Mohammad Ahadi, AKŞAM’ın sorularını yanıtladı. Ahadi’nin sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

- Caner Gönyeli tatbikatını nasıl buldunuz?
Tatbikat oldukça iyi geçti. Türk Ordusu arama kurtarma konularında çok tecrübeli… Ben bundan önce de tatbikatları izlemiş ve beğenmiştim.

- İran da Gazze’ye yardım gemileri gönderiyor. Sizce yardım yerine ulaşabilecek mi?
Bu bir politik soru, ben ise askerim. Ama biliyorum ki, İran’ın dini lideri Ayetullah Hamaney’in de söylediği gibi, İnşallah Türkiye’den giden Mavi Marmara gemisi bir başlangıç olur ve bundan sonra yüzlerce, binlerce gemi gider Gazze’ye… Bu bitmedi yeni başladı. İnşallah bundan sonra bütün dünyadan gemiler gidecektir.

- İran gemilere olası bir İsrail müdahalesi bekliyor mu?
Bence İsrail böyle bir şeye cüret edemez bunu bir kez yaptı. Bir de İsrail’in böyle bir şey yapmasına artık olasılık vermiyorum. Ama ortadadır ki, Mavi Marmara gemisine yapılanın uluslararası hukukla, insanlıkla hiçbir şekilde ilgisi alakası yoktur.

- Türkiye, İran’ın gönderdiği gemilerin yerine ulaşmasına fiili olarak destek verir mi? Gemilerin içerisinde Devrim Muhafızları’nın da bulunduğu söyleniyor?
Ben Türkiye’den destek gelip gelmeyeceğini bilmiyorum. Ayrıca kaç gemi gelir gelmez, içinde Devrim Muhafızları var mı, yok mu onunla ilgili bir bilgi de yok henüz.

Haz
18
2010
0

Gazze’ye abluka yumuşadı

gazzeman
Gazze’ye yardım götürmek amacıyla yola çıkan Mavi Marmara gemisinin de aralarında bulunduğu filoya düzenlediği saldırıda 9 kişinin ölmesinin ardından uluslararası toplumdan baskı gören İsrail, Gazze’ye yönelik ablukayı yumuşattı. İsrail kabinesi dün aldığı kararla Gazze’deki ablukayı gevşetmeyi ve siviller için daha fazla mal girişine izin verilmesini kabul etti.

İNŞAAT MALZEMELERİ
İsrail’in onayladığı mallar ‘tüm gıda maddeleri, oyuncaklar, kırtasiye malzemesi, mutfak eşyası, yatak ve havlu’ olarak duyuruldu. Karar uyarınca bölgeye BM desteğindeki yeniden imar projeleri için gereken inşaat malzemelerinin de girişi sağlanabilecek. İsrail’in son yıllarda özellikle çelik ve çimento gibi malzemelerin sevkini saldırılarda kullanılabileceği gerekçesiyle engellemesi, daha önceki İsrail saldırılarında yıkılan yapıların onarımını olanaksız hale getirmişti.

Plana göre, İsrail, sivil amaçlı malların Gazze’ye girişini sağlayan sistemi, uluslararası gözetim altında genişletecek. Ancak, uluslararası gözetimin nasıl gerçekleşeceği konusunda henüz yeterli bilgi bulunmuyor.

DENİZDEN KUŞATMA SÜRECEK
Hükümet adına yapılan açıklamada, İsrail’in ‘silah ve savaşta kullanılan malzemelerin akışını önlemek için var olan güvenlik düzenlemelerini sürdüreceği’ de vurgulandı. Başbakan Binyamin Netanyahu, İsrail’in denizden uyguladığı ablukada bir değişiklik olmayacağını söyledi ve bu uygulamanın Gazze’nin silahların kolayca gelip geçeceği ‘bir İran limanı’ haline gelmesini önlemek için gerekli olduğunu savundu.

Avrupa Parlamentosu İsrail’i kınadı
Avrupa Parlamentosu (AP), İsrail’i Gazze’ye insani yardım götüren gemilere düzenlediği saldırıdan dolayı kınadı. AP’deki siyasi gruplarca ortaklaşa hazırlanan, Gazze’deki insani durum ve İsrail’in son saldırısına ilişkin karar tasarısı, 56 aleyhte ve 56 çekimser oya karşı 470 oyla kabul edildi. Genel kurulda dün kabul edilen kararda, İsrail’in saldırısı ”uluslararası hukuk ihlali” olarak değerlendirildi. Saldırıyla ilgili ”uluslararası tarafsız bir soruşturmanın” açılması istenen kararda, AB ülkelerinin bu konuda gerekli katkıyı vermeleri çağrısı yapıldı. Kararda, İsrail’den, insani faciaya ve bölgenin radikalleşmesine yol açan Gazze ablukasını derhal kaldırması ve AB ülkelerinin de Gazze’ye giden kapıların sürekli açık tutulması için gerekli girişimlerde bulunması istendi. Son gelişmelerin Türkiye-İsrail ilişkilerine ciddi zarar verdiği ifade edilen kararda, ”AP, Türkiye hükümetinin Filistin halkının üzerindeki yükün hafifletilmesi ve Ortadoğu barış sürecine katkı için diplomatik ve siyasi çaba göstermesini teşvik eder” ifadesi kullanıldı.

Filistinliler kararı beğenmedi
Filistin Yönetimi ve Hamas, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı kara ablukasını gevşetme kararını yetersiz buldu ve ‘ablukanın tamamen kaldırılması’ çağrısı yaptı. Filistin’in Başmüzakerecisi Saib Erakat, İsrail’i Gazze hareketinden daha eski olan kısıtlamaları hafiflettiğine inandırmaya çalışmakla suçlayarak, 4 yıldır devam eden Gazze kuşatmasının Filistinlilere kanundışı uygulandığını ve aralıksız sürdüğünü belirtti. Hamas sözcüsü Sami Ebu Zuhri ise, girişine izin verilecek bazı malların ‘önemsiz ve ikincil’ olduğunu söyledi. Zuhri, ‘İhtiyaç duyulan şey ablukanın tamamıyla kaldırılması. Mallar ve insanlar serbestçe girip çıkabilmeli. Gazze’nin özellikle inşaat malzemesine ihtiyacı var ve bunların girişine sınırlama olmaksızın izin verilmeli’ diye konuştu.

Filo saldırısına ‘yetkisizlik’
İsraİl’İn Gazze’ye insani yardım götüren gemilere yönelik saldırısına ilişkin başlatılan soruşturmada ”yetkisizlik kararı” verildi. Gazze’ye yardım yolunda İsrail’in saldırısına uğrayan gemide bulunanların Atatürk Havalimanı’ndan yurda dönüş yaparak Adli Tıp Kurumu’nda muayeneden geçirilmeleri ve her iki yerin de Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sorumluluk alanında olması nedeniyle başlatılan soruşturmada ”yetkisizlik kararı” alındı. Dosya, karar gereğince İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yollandı. Bu arada, savcılık yetkilileri, aynı konuda Ankara’da açılan soruşturma dosyasının da ”yetkisizlik kararı” ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği hatırlatılarak, soruşturmanın tek elden yürütülmesinin amaçlandığı belirtildi.

İHH, Tel Aviv’in terör listesinde
İsraİl’devlet televizyonunun haberine göre, İsrail Hükümeti İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı’nı (İHH) ‘terör örgütü’ olarak kabul etti. Haberde İHH’nın aralarında Hamas ile Hizbullah’ın da bulunduğu ve İsrail istihbarat örgütlerinin incelemekte olduğu örgütler listesine katıldığı ifade edildi.

Yazar by BaBy in: Dünya | Etiketler: ,
Haz
18
2010
0

Kartal’ın kanatları

Beşiktaş’ın yeni patronu Bernd Schuster, yöneticilerle yaptığı görüşmede, ‘Kanatlarda sorun olduğunu gördüm. Bunu da Quaresma ve Hilbert ile çözeriz. Transfer yapmak için acele etmeyelim. Önce takımı iyice tanımalıyım’ dedi

Beşiktaş’taki görevine önceki gün iki yıllık sözleşme imzalayıp, resmen başlayan Alman Teknik Direktör Bernd Schuster İspanya’ya dönerken Siyah-Beyazlılar’ı kasetlerden mercek altına alıp teşhisi koydu. Beşiktaş’ın geçen sezon oynadığı maçların kasetlerini ekibiyle birlikte titiz bir şekilde inceleyen Schuster, kanatlarda sorun tespit ettiğini yönetime bildirdi. Deneyimli çalıştırıcı, İstanbul’dan ayrılmadan önce yöneticilerle yaptığı görüşmede, ‘İlk izlenimlerimde kanatlarda sorun olduğunu gördüm. Kanat akınları ve organizasyonunda iletişim çok önemli. İleri çıkan bekler yardımlaşmadan, bireysel katkı yapmaya çalışıyor. Bu da önemli yanlışları beraberinde getiriyor. Ama bu problemleri Quaresma ve Hilbert ile çözeriz. Başka transfer yapmak için acele etmeyelim. Önce takımı iyice tanımalıyım’ dediği öğrenildi. Bunun üzerine Hilbert transferinde beklemeye geçtiği daha önce ifade edilen Beşiktaş yönetiminin, Schuster’in talimatıyla tekrar harekete geçerek Alman futbolcuyu imza için İstanbul’a davet edeceği gelen bilgiler arasında. Bernd Schuster’in İstanbul’a dönüşünde yöneticilerle bir toplantı daha yapacağı ve yapılacak transferler için son kararın verileceği belirtildi.

Aragones Del Bosque’yi azarladı
Beşiktaş ile Fenerbahçe’nin eski teknik direktörleri kapıştı. Luis Aragones, Dünya Kupası’nda 1-0′lık İsviçre mağlubiyeti sonrası İspanya Teknik Direktörü Del Bosque’yi suçlayıp, ‘Xabi Alonso ve Sergio Busquets birlikte oynar mı’ diye sordu. Del Bosque ise ‘Avrupa şampiyonu olmuş bir teknik direktörü eleştirmem’ dedikten sonra ‘Herkes konuşmakta özgür. Ama artık kafamızı kaydırmak zorundayız’ diye konuştu.

Q7 için İnönü’ye
Beşiktaş, daha önce anlaşmaya vardığı Portekizli oyuncu Ricardo Quaresma’yı bekliyor. Quaresma, bugün özel uçakla İstanbul’a gelecek. Portekizli yıldız, BJK İnönü Stadı’nda taraftarların önünde resmi sözleşmeyi imzalayacak. Büyük bir şovla organize edilecek imza töreninde, İnönü Stadı’nın Beşiktaşlı taraftarlar tarafından hınca hınç doldurulması bekleniyor.

Umut’tan iyi olmalı
Uzun süredir santrfor arayışlarını sürdüren ancak bir türlü beklenen adımı atamayan Trabzonspor’da Teknik Direktör Şenol Güneş, ‘Elimde zaten yeteneklerine güvendiğim 3 santrfor var. Alacağımız oyuncu, bunlardan yetenekli olmalı. Umut Bulut zaten çalışkanlığı, forma aşkı ile örnek bir oyuncu. Gol yollarında sıkıntı çekiyor ama onun katkısı çok büyük. Alacağımız isim Umut’tan iyi olmalı, yoksa yine Umut oynar, bu durumda da yeni transfer yapmaya, para harcamaya gerek kalmaz. Santrfor konusunda çaresiz değiliz, ses getirecek, çok özellikli oyuncu bulursak alırız’ dedi. Teofilo’nun katkısının bekledikleri gibi olmadığını kaydeden Güneş, ‘Bunun çeşitli nedenleri olabilir. Ama her şey kendi elinde, iyi çalışırsa gelecek sezon kendisini kanıtlayabilir. Çünkü potansiyeli olan bir oyuncu’ diye konuştu.

Yazar by BaBy in: Spor | Etiketler: ,
Haz
18
2010
0

Bu kadarına pes doğrusu

daumkat
Bu kadarına da pes doğrusu. Daum, 6 milyon euro para uğruna ekip arkadaşlarını da sattı, bugüne kadar söylediği bütün sözleri de inkar ederek Fenerbahçe yönetimine, ‘Siz nasıl istiyorsanız öyle olsun’ diyerek kolu kanadı kırılmış bir şekilde ‘takımın başında kalmayı kabul’ etti.
Sabah 11.00′de kulübe avukatı ve ekibi ile gelen Alman hocaya önce İspanya’da uçağa binmeden önce yabancı gazetecilere verdiği demeçteki ‘Başkan Aziz Yıldırım karar versin. Bir takımda iki başlılık olmaz. Ya Aykut ya da ben…’ sözü soruldu.
Yani Daum ‘Ben kalacaksam, Aykut’u istemiyorum. O varsa ben yokum’ demek istiyordu.
Alman hoca henüz gazetelerde mürekkebi kurumamış bu sözünü ‘Ben öyle demedim’ diyerek ilk inkarını yaptı.

AVUKATLARIN HUZURUNDA YAPILAN GÖRÜŞME
OlaylarI adım adım takip eden yönetim, ‘her şeyin yasalara uygun olması için’ gazete kupürlerini masaya koyarak, sözleşmesini çıkardı.
Ve Daum’un restine rest çekerek, ‘Sözleşmende takımın patronu sensin. Futbolcuları Samandıra’da çalıştıracak olan kişi de sensin. Ancak bundan sonra Sportif Direktör Aykut Kocaman’a bağlısın’ dedi.
Odada bir an sessizlik oldu.

Başkan Aziz Yıldırım yüzüne bakarak devam etti:
‘Bu kulübün başkanı benim. Sen dahil herkes bana bağlı. Öyle mi hoca?’
Daum ‘evet’ cevabını verince de şöyle dedi:
‘Bundan sonra bütün yetkiler Aykut Kocaman’a verildi. Ne sorun olursa olsun, ne benimle ne de yöneticilerle konuşacaksın. Tek muhatabın Sportif Direktör’dür..’

SANA İSVİÇRE’DE AYKUT’U SÖYLEMİŞTİK
Daum yine ses çıkarmadı…
Başkan Aziz Yıldırım konuşmasına devam etti:
‘Geçen sene İsviçre’de senin ile masaya oturduğumuz vakit, ‘Bak hoca biz bu takımın başına bir sportif direktör getirmeyi düşünüyoruz’ dedik. Bundan sonra futbol takımı ile yöneticiler değil, bu göreve gelecek kişi ilgilenecek. Bu sistemin oturması için de üç senelik bir zamanımız var. Bunu da sana söyledik..’ dediler..
Daum yine bir şey demedi.
Sonra konu Daum’un ‘Beni tehdit ettiler’ sözüne geldi. Yöneticiler ‘Biz seni sadece uyardık. Bu tehdit de nereden çıkıyor?’ diye sordu.
Alman hoca yine ‘Ben böyle bir şey söylemedim’
‘Verin tazminatımı gideyim’ bile diyemedi.
Çünkü her konuşma yasalara uygun, hukukçuların önünde resmi yapılıyordu.
Sonra sıra ekibine geldi.
Kondisyoner Roland Koch dışındaki bütün ekibinin değişmesi önerildi.
Ona da ses çıkarmadı.
Ve son olarak da ‘Biz sözleşmeye uyacağız. Sen de sabah 9′da Samandıra’ya gelip, bütün gün mesaini kulübe vereceksin..’ denildi.
Bunun anlamı şu;

DAVUL DAUM’DA TOKMAK AYKUT’TA
‘TakImIn patronu sensin. Ama senin de üstünde Aykut var. Yani davul sende tokmak Aykut’ta.’
Ne mi olacak!
Ya Daum bu şartlarda, ‘Ben alacağım paraya bakarım’ diyerek kolu kanadı kırılmış bir şekilde hiçbir şey olmamış gibi çalışmaya devam edecek. Ya da Aykut Kocaman ile masaya oturup yönetime makul bir tazminat önererek yollarını ayıracak.
Anlayacağınız Fenerbahçe’de bir sinir harbi başladı.
Daum iki senelik anlaşması olan 6 milyon 600 bin eurodan vazgeçmiyor. Fenerbahçe ‘Bu kadar büyük parayı vererek kulübü zarara sokmam’ diyor.
Merak edilen bir başka konu da, Daum’u istemeyen futbolcuların tavırlarının ne olacağı. Futbolcu-teknik direktör gerilimi ne boyutlara taşınacak..
On gün sonra sezonu açacak olan F.Bahçe bu krizleri çözebilecek mi yoksa lige kaos içinde mi girecek?
Bakalım satranç oyununda neler olacak!

Görevimin Başındayım
Fenerbahçe Kulübü’nde yöneticilerle teknik direktör Christoph Daum arasındaki görüşme sona ererken, Alman teknik adam, Sarı-Lacivertli takımda görevine devam ettiğini açıkladı. Kulüp binasında gerçekleştirilen toplantının ardından basın mensuplarını bir lokantaya çağıran Daum, burada görüşmeyle ilgili bilgiler verdi. Christoph Daum, Fenerbahçe’deki görevine devam ettiğini belirterek, şunları söyledi: ‘Umarım son günlerde benim hakkımda çıkan spekülasyonlar biter. Fenerbahçe’de hiç hoş olmayan spekülasyonlar yapıldı. Önümüzdeki günlerde bazı şeylerin doğru olmadığını söyleyeceğim. Benden bir açıklama gelecek. Önemli olan Fenerbahçe Kulübü’dür. Fenerbahçe’nin başarısı için bunu ortaya koymak isterim. Önümüzdeki iki yılda Fenerbahçe’de çalışacağımı düşünüyorum. Tüm gücümü kullanarak başarı için katkıda bulunmak istiyorum.’

Yazar by BaBy in: Spor | Etiketler: ,
Haz
18
2010
0

Memurları sevindirecek haber

Memurları sevindirecek haber
Bakan Yazıcı çalışmanın Başbakanlığa gönderildiğini açıkladı.

İŞTE AYRINTILAR

Maaş ödemeleri için bankalarla yapılan anlaşmalardan sağlanan ve halen yüzde 70 oranında ödenen promosyonların tamamı memurlara verilecek.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, kurumların, personel maaşlarını ödedikleri bankalardan sağladıkları promosyonların tümünün çalışanlara verilmesi yönündeki girişimlerde sona gelindi.

Konu son olarak Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ve beraberindeki heyetin, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı ile yaptığı görüşmede gündeme geldi. Memur-Sen heyeti, görüşmede, Devlet Memurları Kanunu’nda yapılması planlanan değişikliklere yönelik görüşlerini iletip, memurların çözüm bekleyen sorunları Yazıcı’ya iletti.

Gündoğdu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, banka promosyonlarının ödenmesi konusunda yayımlanan Başbakanlık Genelgesi ile promosyondan sağlanan kaynağın yüzde 70′inin çalışanlara dağıtılmasının, yüzde 30′luk kısmının ise kurum ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmasının kararlaştırıldığını anımsattı.

Memur-Sen’e bağlı Eğitim-Bir-Sen’in Milli Eğitim Bakanlığında en fazla üyeye sahip olmasının ardından yaptıkları görüşmelerde, banka promosyonlarının tamamının personele ödenmesi konusunda talepte bulunduklarını ifade eden Gündoğdu, Kurum İdari Kurulu’nda yaptıkları müzakereler sonunda bu taleplerinin kabul edildiğini söyledi.

Bu uygulamanın tüm kurumları kapsayacak şekilde yaygınlaştırılması için Devlet Personel Başkanlığına yazılı başvuruda bulunduklarını dile getiren Gündoğdu, Bakan Yazıcı ile yaptıkları görüşmede bu taleplerini hatırlatıp, başvurularının akıbetini sorduklarını belirtti.

Gündoğdu, şunları kaydetti:

”Bakan Yazıcı, bu konuda çalışmaları olduğunu, promosyonların tamamının ödenmesiyle ilgili yazının Başbakanlığa sunulduğunu bildirdi. Yanımızda son durumu öğrenmek için Başbakanlık Müsteşarlığını aradı. Yazının Başbakanlıkta imzada olduğunu öğrendik. Sayın Başbakan’ın imzasıyla birlikte promosyonlar yüzde 100 çalışanlara ödenecek. Sayın Başbakan’ın imzasıyla promosyon uygulaması istismar konusu olmaktan çıkacak. Çünkü maalesef yöneticilerin tutumuna bağlı olarak sağlanan imkanlar farklı amaçlar için kullanılabiliyordu. Promosyonların tümüyle personele ödenmesi, bu konuya standart getirecek ve yaşanan kimi tartışmalar da bütünüyle ortadan kalkacak.”

Yazar by BaBy in: Genel |
Haz
17
2010
0

Meksika 2 Fransa 0

2010 Dünya Kupası A Grubu ikinci maçında Fransa ile Meksika karşı karşıya geldi. Polokwane kentindeki Peter Mokaba Stadı’nda oynanan karşılaşmada gülen taraf 2-0′lık skorla Meksika oldu.

FRANSA 0 – 2 MEKSİKA

kullan Son düdük geldi. Meksika mücadeleyi 2-0 kazandı.

dakika 90: Karşılaşmaya +3 dakikalık ilave zaman eklendi.

dakika 84: Meksika atağında Hernandez orta alanda önünü boşaltı. Şutunu çekti. Top kaleci Lloris’te kaldı.

kullan dakika 78: Penaltıyı Blanco kullandı. Blanco topu ağlara gönderdi ve Meksika 2-0 öne geçti!

dakika 77: Meksika atağında Varela, Abidal’ın müdahhelesi sonrasında yerde kaldı. Maçın hakemi penaltı noktasını gösterdi. (devami…)

Haz
17
2010
0

Barack Obama Türkiye’de itibar kaybetti

749420100120073053289[1]

ABD Başkanı Barack Obama, Avrupa ve Asya’da, ABD’dekinden daha fazla destek görüyor. Washington merkezli araştırma merkezinin kamuoyu yoklamasında hayli ilginç sonuçlar çıktı.

Merkezi Washington’da bulunan araştırma merkezi “Pew Research Center”ın kamuoyu yoklaması, Obama’nın Almanlar’ın yüzde 90′ını, Fransızlar’ın yüzde 87′si, İngilizler’in yüzde 84′ü, İspanyollar’ın yüzde 69′u tarafından sevildiğini gösterdi. Merkez, ABD’de Obama’ya destek verenlerin oranının yüzde 65 olduğunu belirtti.

Avrupa ülkelerinin gerisinde kalsa da Japonya’da halkın yüzde 76′sının, Güney Kore’de yüzde 75′inin, Hindistan’da yüzde 73′ünün ve ABD Başkanı’nın çocukluğunun bir bölümünün geçtiği Endonezya’da yüzde 67′sinin Obama’ya güven duyduğunu açıkladı.

22 ülkede yapılan kamuoyu yoklaması, Obama’nın Nijerya’da halktan yüzde 84, babasının doğduğu Kenya’da yüzde 95 destek gördüğü ortaya koydu.

Obama’ya halkın desteğinin Çin’de yüzde 52, Rusya’da yüzde 41′de kaldığını belirten merkez, Türkiye’de halkın yüzde 65′inin, Ürdün’de yüzde 64′ünün, Pakistan’da yüzde 60′ının, Mısır’da ise yüzde 59′unun ABD Başkanı’na güvenmediğini açıkladı.

Merkezin uzmanları Müslüman ülkelerde Obama’ya güvenin 2009′dan bu yana azaldığını belirterek, ABD Başkanı’nın Türkiye’de 10, Mısır’da 9, Ürdün’de ve Pakistan’da 5, Endonezya’da 4 puan kaybettiğine dikkati çekti.

ABD’nin Arizona eyaletinde kabul edilen yeni göç yasası nedeniyle Meksika’da Obama’yı sevenlerin oranının yüzde 47′den yüzde 36′ya düştüğü de belirtildi.

Kamuoyu yoklamasında ayrıca, Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev’in Rus halkının yüzde 74′ünün, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in halkının yüzde 72′sinin, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin de Fransızlar’ın yüzde 47′sinin güvenini kazandığı ortaya çıktı.

Merkel’in Fransızlar’ın yüzde 81′inden, Sarkozy’nin Libyalılar’ın ve Polonyalılar’ın yüzde 53′ünden ve Almanlar’ın yüzde 52′sinden destek gördüğünü belirten merkez, Medvedev’in Rusya’dan sonra en çok Almanlar’ın sevgisini kazandığını açıkladı.

Merkel ve Sarkozy’ye güvenin Türkiye’de azaldığını belirten merkeze göre, Türkiye’de halkın yüzde 6′sı Merkel’e, yüzde 3′ü Sarkozy’ye güveniyor.

7 Nisan-8 Mayıs tarihleri arasında yapılan yoklamaya 24 bini aşkın kişi katıldı.

May
24
2010
0

Liebermanın başı bu kez belada

LİEBERMAN’A SAHTEKARLIK SORUŞTURMASI

Türkiye konusundaki tutumuyla İsrail’de bile tepki toplayan Lieberman’ın başı bu kez belada!

500595

İsrail polisi, uzun zamandır soruşturma yürüttüğü Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman için, hakkındaki soruşturmayla ilgili bazı gizli dosyalara eriştiği şüphesiyle güveni suistimal ve sahtekarlık gerekçesiyle bir kez daha dava açılması tavsiyesinde bulundu.

Polis, dosyaları Lieberman’a aktardığı şüphesiyle İsrail’in eski Belarus Büyükelçisi Zeev Ben Ariye hakkında da dava açılmasını tavsiye etti.

İsrail polisi, Lieberman ve eski büyükelçi hakkındaki dosyaları, tavsiye kararlarıyla birlikte Kamu Savcılığına gönderdi.

Lieberman hakkındaki bazı rüşvet ve yolsuzluk iddiaları soruşturulurken, eski büyükelçinin, Belarus yetkililerine aktarılmak üzere Adalet Bakanlığından aldığı belgeleri Lieberman’a verdiğinden şüpheleniliyor.

Eski Büyükelçinin bu belgeleri 2008 yılı Ekim ayında Dışişleri Bakanlığı kanalıyla aldığı, belgede Lieberman hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle Belaruslu yetkililerden bilgi talebinin de bulunduğu kaydedildi.

Lieberman ise polisin hakkındaki tavsiyesi ile ilgili olarak herhangi bir açıklama yapmadı. Ancak Dışişleri Bakanının yardımcıları, Lieberman’ın polisin açıklamasından herhangi bir endişeye kapılmadığını belirttiler. Lieberman’ın bir yardımcısı, “Polisin geçmişte yine aceleyle yapılmış tavsiyeleri ortada. Bu yüzden heyecanlanmaya gerek yok” diye konuştu.

İsrail polisi, Lieberman hakkında, paravan şirketler ve hesap ağı kurarak milyonlarca dolar yasa dışı gelir sağladığı iddiasıyla yürüttüğü asıl soruşturmanın ardından, geçen yıl savcılığa dava açılması tavsiyesinde bulunmuştu.

Yazar by admin in: GünceL |
May
24
2010
0

Lost dizisi finalini gerçekleştirdi

İŞTE LOST’UN FİNALİNDE YAŞANANLAR!

Tüm dünyada çılgınca izlenen Lost dizisi final yaptı. Final bölümü bile izleyiciyi tatmin etmedi.

500548

Tüm dünyada milyonlarca izleyiciyi 6 yıldır ekrana bağlayan Lost dizisi, dün gece 4 saatlik bir final bölümüyle hayranlarına veda etti.

Türkiye’de Digitürk’ten yayın yapan DiziMax’te bu sabah 5.00-9.00 saatleri arasında ABD’yle birlikte ve alt yazısız olarak yayınlanan finalde son sahneler çok tartışma yaratacak gibi görünüyor.

Birçok kahramanı finalden bir önceki bölümde ölmüş olan dizinin finalinde Jack, adadaki manyetik çekim alanını etkisiz hale getirerek arkadaşlarının kurtulması için kendini feda ediyor. Bu sayede Kate, Sawyer, Hugo, Claire, Benjamin ve Miles, pilot Lapidus’ın kullandığı uçakla adadan kaçıyorlar.

Ancak dört saatlik finalin son sahnesinde altı yıldır tanıdığımız kahramanların, ölenler de dahil hepsinin gerçek hayatta bir kilisede buluştuklarını ve sevgililerin birbirlerine kavuştuklarını görüyoruz. Böylece dizi, izleyiciyi hayalle gerçek arasında bırakarak sona eriyor.

Lost’un finali bu gece 20.00–24.00 arasında alt yazılı olarak DiziMax’te yeniden yayınlanacak

Yazar by admin in: Magazin |
May
24
2010
0

Chp Klıçtar olundan davet

Kılıçdaroğlu’ndan Başbakan’a açık davet

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye’nin seçim atmosferine girdiğini belirterek bu rüzgarı götüreceklerini belirtirken Başbakan Erdoğan’ın kendilerini tebrik etmeyişiyle ilgili sorulara da açık kapı bırakarak cevap verdi.

129920100522043057505

Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’ndeki makamında, Kanal D Ana Haber Bülteni canlı yayınına katılarak Mehmet Ali Birand’ın sorularını yanıtladı.

”Kurultayda, Güneydoğu sorununa pek derinlemesine inmediniz, dış politika da biraz yüzeysel geçti. Bunlar önümüzdeki dönemde ağırlık verilecek konular mı?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

”Elbette. Kurultayda halka hitap ediyorsunuz. Söylemlerinizin halka indirgenmiş söylemler olması gerekiyor. Eğer üniversitede konuşma yapmış olsaydınız farklı bir konuşma olacaktı. Tablolara girecektiniz. Yeri farklı idi. Dış politika çetrefilli bir alan, orada bir satranç ustalığıyla oyuna yaklaşılması lazım. Hamlelerin önceden görülmesi ve ona göre politikaların oluşturulması lazım.

Halkın beklentilerini, halkın günlük sorunlarına nasıl yaklaştığınızı halk görmek istiyor. Biz de arkadaşlarla konuştuk, danıştık ve böyle bir konuşmanın halk için bir söylem olabileceğini düşündük. Halkın birinci sorunu ne, işsizlik. Şimdi siz bunu nasıl çözeceğinizi dile getirmek zorundasınız. Recep Bey, bizi şöyle eleştiriyordu, ‘siz seçkinci bir partisiniz, sizin söylediğiniz halk tarafından anlaşılmıyor.’ Şimdi biz seçkinci olmadığımızı, halkın istediğinizi söylediğimizde rahatsızlık duymaya başladılar.”

-”KAYNAĞIN NE OLDUĞUNU, NASIL KULLANILMASI GEREKTİĞİNİ BİLİYORUM”-

”Sayın Başbakan en çok ‘kaynak nerede kardeşim, kaynağı göster’ diyor” sözleri üzerine, Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

”Sayın Başbakan benim maliyeci kimliğimi unutmuş herhalde. Kaynağın ne olduğunu nasıl kullanılması gerektiğini bilen bir insanım ama sayın Başbakan’ın böyle bir geçmişi yok. Sayın Başbakan’ın ekonomi bilmediğini de söyledim. Orada temel nokta şu; eğer Türkiye Cumhuriyeti dünyanın en büyük 20 ekonomisinden birisiyse siz benim kaynağım yoktur diyemezsiniz. Kaynağı bulursunuz yaratırsınız. Burada bütün sorun şu, öncelikleriniz nedir sizin. Eğer uçak inmeyecek hava alanı yapacaksınız bu ayrı bir olay ama halkın ihtiyacını karşılayacak okul yapacaksınız bu ayrı bir olay” dedi.

Kılıçdaroğlu, ”Siz Deniz Baykal gibi olabilir misiniz?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

”Ben duygularımı kontrol eden birisiyim. Duyguları hemen böyle anında refleks olarak vermenin de doğru olmadığını biliyorum. Bana şunu öğrettiler; eğer bir yerde başınıza bir olay gelmişse sakın ola ki anında tepki vermeyin. Önce bir düşünün, üzerinden 12 saat geçsin ondan sonra tepki verebilirsin diye.

Bu siyaset hayatında da bürokraside de bizim temel ilkelerimizden biri olmak zorundadır. Çünkü o tepkiyi tam algılamak lazım, belki haklı da olabilir o tepki. O nedenle anında tepki vermenin doğru olmadığını düşünüyorum. Sayın Baykal da aslında böyle bir şey yaptı.”

-”TÜRKİYE SEÇİM ATMOSFERİNE GİRDİ”-

”Baykal, ‘ben buradayım, ben varım, Meclise de gideceğim, kenarda kalmayacağım diyor” şeklindeki hatırlatma üzerine Kılıçdaroğlu, ”Biz de yararlanmak istiyoruz sayın Baykal’dan referandum var, diğer konular var” diye konuştu.

”Partiyi, seçim atmosferine sokacak mısınız, bu rüzgarı götürebilecek misiniz çünkü bazen rüzgar duruverir” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şu yorumu yaptı:

”Bence seçim atmosferine Türkiye girdi. Elbette bu rüzgarı götürmek zorundayız, çünkü Türkiye’nin çok ciddi sorunları var. Sizin bu sorunları çözmeye hazır olduğunuzu halka anlatmanız gerekiyor. Nasıl anlatacağız biz bunu, ben anlatacağım, diğer kurmaylar anlatacak, kadın kolları, gençlik kolları anlatacak, hep beraber yola çıkacağız. Halkla beraber yürümenin temel koşulu o rüzgarı yakalamaktır.”

-”LİSTE, DELEGELERDEN BÜYÜK ÖLÇÜDE KABUL GÖRDÜ”-

Kılıçdaroğlu, ”Listeyle ilgili rahatsızlık olduğu yönünde haberler çıktı? Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusu üzerine şöyle dedi:

”Rahatsızlık da olabilir eleştiri de gelebilir. Biz eleştiriyi de hoşgörüyle karşılarız. Sonuçta bu kolektif bir liste. Bu liste ortaya çıktı, sunuldu delegelere, delegelerden de büyük ölçüde kabul gördü. Zaten bir tartışma da olmadı liste açıklandıktan sonra. Bu da güzel bir şey aslında genel kabul görmesi. Aslında bütün mesele şu; geçmişe dönüp tartışmaları başlatmak, alevlemek yerine, biz geleceğe dönmek zorundayız. Önümüzde gelecekte neler yapacağız, onu görmek, tartışmak, o konuda çözümler üretmek ve halka götürmek zorundayız. Bana göre asıl yapmamız gereken bu.”

-”SPOR TAKIMIM YOKTU, O ÇERÇEVEDE BİR MAĞAZAYA GİTTİK ARKADAŞLARLA…”-

CHP lideri, ”Kurultayda giydiğiniz gömlek çok konuşuldu. Bu konuyla ilgili neler söyleyeceksiniz?” sorusu üzerine şöyle konuştu:

”Arkadaşlar dediler ki, ‘kravatlı çıkmak o atmosferde rahat olmayabilir. Çünkü çok sıcak, kalabalık olur. Spor çıkmakta yarar var’ diye… Biz de ‘olur’ dedik. Benim de spor takımım yoktu, o çerçevede bir mağazaya gittik arkadaşlarla. Onlar da bir takım ayarlamışlardı. ‘Şunu alalım’ dediler, ben de ‘olur’ dedim. Sonra ‘takıma gömlek bulmamız gerek’ dediler. Hangisi uyar hangisi uymaz derken o gömleği aldık. Onun bir marka olduğunu ben biliyordum. Bugün gazetelerden öğrendim. Ama o gömleği bir gazeteci arkadaşım istedi. O arkadaşa armağan edeceğim. O gömlek yine bende kalmayacak, hatıra olarak istediler.”

”Siz konuşmalarınızda benim artık muhatabım Başbakan demiştiniz” sözleri üzerine Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

”Sayın Başbakan, anamuhalefet partisinin lideriyle herhalde muhatap olacaktır. Yani bizim eleştirilerimize yanıt verecektir. Biz de onun eleştirilerine yanıt vereceğiz. Benim oradaki muhataplıklıktan kastım, eğer bir yerde tartışma olacaksa, Başbakan’la da tartışırız. Bu televizyon programında da olabilir, başka bir alanda da olabilir. Uygar iki insan gibi karşılaşırız, oturur tartışırız, değerlendirmeyi kamuoyu yapar.

Bu bağlamda Sayın Başbakan’a da bir soru yönelttim kurultayda, dedim ki ‘İşsizlik sigortası fonundan çok önemli bir para aldınız. Bunun için yasa çıkardınız. Bu yasanın çıkış gerekçesi Doğu ve Güneydoğu’daki yatırımların tamamlanmasıydı. Bu para nereye harcandı? Bakıyoruz Doğu’ya, Güneydoğu’ya… Bu kadar büyük bir paranın, 2 milyar 800 milyon liralık bir paranın yatırıldığı bir alan çıkarsa biz de onu göreceğiz. Bu para nerededir, ne değildir diye.”

Kılıçdaroğlu, kurultayda taktığı şapkanın Bülent Ecevit’e ait olup olmadığını bilip bilmediğinin sorulması üzerine de, ”O şapkanın kime ait olduğunu bilmiyorum bana getirip verdiler” dedi.

-”BU ÜLKEDE HİÇBİR ÇOCUK YATAĞA AÇ GİRMEYECEK”-

”Meydanlarda ne mesaj vereceksiniz?” sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

”Meydanlarda şu mesajı vereceğiz halka: Biz sizin yoksulluğunuzu yeneceğiz. Bu ülkede hiç bir çocuk yatağa aç girmeyecek. İkincisi işsizlik sorununa sağlıklı çözümler üreteceğiz. Sosyal devleti yeniden inşa edeceğiz. Üçüncüsü yoksulluğun siyasal sömürü alanı haline gelmesini istemiyoruz. Buna izin vermeyeceğiz. Dördüncüsü de kişilerin etnik kimliği ve inançlarını siyaset konusu yapmayacağız ve bu konuda da çok kararlıyız. Herkesin inancı ve etnik kimliği bizim başımızın üstündedir. Biz insanın sorunlarıyla ilgileneceğiz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kalkınması için özel çaba harcayacağız. Özel yatırım alanları mutlaka belirlenecek.”

-”ORTA DOĞU’NUN HAYVANCILIK MERKEZİ HALİNE GETİRECEĞİZ TÜRKİYE’Yİ”-

CHP lideri, ”Kürt sorunu sadece ekonomik mi?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

”Hayır ekonomik değil. Sosyal kültürel, tek boyutlu görmüyorum. İşin püf noktasının ekonomiden, insanların midesinden geçtiğini düşünüyoruz ve ağırlığı ekonomiye vereceğiz. Elbette yan unsurlar da olacak. Sosyal, kültürel sorunlar varsa onları çözmeye de amade olduğumuzu söyleyeceğiz oradaki yurttaşlarımıza.

Özel sektöre özel bir ağırlık vermek istiyoruz, o bölgede yatırım yapsın diye. Onun için kurultayda da söyledik. Eğer oraya özel sektör gidecekse, sıfır faizli kredi açacağız yatırım yapmaları için. Buna rağmen gitmezlerse devlet doğrudan gidip yatırım yapacak ve istihdam alanı yaratacak.

Et ve Balık Kurumu’nu yeniden ihya edeceğiz. Sadece o bölgenin değil, Orta Doğu’nun hayvancılık merkezi haline getireceğiz Türkiye’yi. Bu bağlamda politikalarımızı oluşturacağız.”

-”SAYIN BAYKAL DOĞRUSUNU YAPTI”-

Kılıçdaroğlu, ”Baykal doğrusunu mu yaptı? Siz bu olayın takipçisi olacak mısınız? ” sorularını ise şöyle yanıtladı:

”Sayın Baykal, doğrusunu yaptı. En doğrusunu yaptığını kendisi de kabul ediyor. İkinci önemli nokta, elbette bu konuyu takip edeceğiz. Eğer siyasal iktidar bu konuyu aydınlatmazsa bu komplonun bir parçası olacaktır. Siyasal iktidarın elinde istihbarat örgütleri var, güvenlik örgütleri var.

Eğer ortada bir suçlu varsa o suçluyu yakalamak iktidarın görevidir. Elbette olay savcılığa intikal etti ama savcılığın dışında istihbarat örgütlerinin devreye girmesi gerekiyor. Nedir bu? Kimler yaptı? Failler nedir? Ortada bir cinayet var. Failinin bulunması lazım. Bu olay suç değildir, böyle bir suçluluk yoktur diyorsa Sayın Başbakan çıksın söylesin o zaman. Ortada suç yok ki, biz takip edelim. Elbette biz işin takipçisi olacağız. Olayı ortaya çıkarmadığı takdirde, failleri ortaya çıkarmadığı takdirde bu iktidar bu komplonun bir parçasıdır.”

”Şu an ne kadar gerçek ne kadar değil bilemeyiz ama eski başkan, yeni başkan ve CHP el ele kol kola girmiş vaziyetteler” sözleri üzerine Kılıçdaroğlu, ”O çok güzel bir tanımlama oldu. Çünkü biz bir aileyiz. Aile içinde zaman zaman tartışmalar olabilir, ama el ele kol kola yürüyoruz. İktidara doğru yürüyeceğiz inşallah” diye konuştu.

Yazar by admin in: Siyaset |

Tesekkurler TheBuckmaker.com