Mar
31
2010
0

Kemençeye Yunanistan sahip çıktı

Türkiye’de kemençeye dönüp bakan yok ama Yunanistan Eurovision’a da Karadeniz’in milli çalgısıyla katılıyor.

Mayıs ayında Norveç’te düzenlenecek olan 55′inci Eurovision Şarkı Yarışması’nda Yunanistan’ı temsil edecek ‘Opa’ adlı şarkıda kemençe kullanılması, şarkının ve şarkıcıların kostümlerinin Karadeniz izleri taşımasına Trabzon’dan tepki geldi.

Uzun yıllar kemençe ve horon üzerine araştırmalar yapan emekli öğretim görevlisi Hüseyin Tahmaz, “2 yıl önceki şarkılarında da kemençe ezgileri vardı. Bu kez daha ön plana çıkardılar kemençeyi. Elimizdeki kıymete onlar sahip çıkıyor” dedi. Yunanlılar’ın kemençeyi ve horonu sahiplenmeye çalıştıklarını savunan Tahmaz, “Onları tebrik etmek lazım. Atina Olimpiyatları’nın açılışında da kemençeyi ve horonu sahiplenmeye çalışmışlardı. Biz Karadeniz oyunlarında bile horona yer vermedik” dedi.

Yunanistan’ın 55′inci Eurovision Şarkı Yarışması için seçtiği şarkı ve bu şarkının klibi, taşıdığı Karadeniz izleriyle dikkat çekti. Giorgos Alkaios & Friends tarafından seslendirilen ‘Opa’ adlı şarkıda, kemençe ve davul kullanılması, dansçıların kostümlerinin de horoncuların kıyafetine benzemesi tartışmaları beraberinde getirdi. Türk kültüründeki birçok geleneği sahiplenmeye çalışan Yunanlılar’ın kemençeyi de daha sık kullanmaya başlamasına Trabzon’dan tepki geldi.

Horon ve kemençe konusundaki çalışmalarıyla tanınan emekli öğretim üyesi ve İmece Folklor Eğitim Merkezi Başkanı Hüseyin Tahmaz, kemençe deyince her Karadenizli’nin kanının kaynadığını belirterek, “Yunanlılar’ın bundan 2- 3 yıl önceki Eurovision şarkısında kullanılan ezginin içinde de kemençe vardı. Bu yıl daha ön plana çıkardılar. Orada sadece ezginin içindeydi. Burada bariz biçimde çalıyorlar ve kemençeyi gösteriyorlar” dedi.

‘TEBRİK ETMEK LAZIM’

Eurovision’un büyük bir tanıtım yeri olduğuna dikkat çeken Tahmaz, “Bu şekilde kemençeyi sahiplenmeye çalışıyorlar. 2004 Atina Olimpiyatları’nda 200 kişiye kemençe ve davul eşliğinde horon oynatarak horonu sahiplenmişlerdi. Biz bu noktada pek ciddi çalışma yapamıyoruz. Ülke ve kent olarak yeterince sahiplenme sergileyemiyoruz. Bu durum bize acı veriyor tabi. Elimizdeki çok değerli materyalin başka tarafa gitmesi bizi üzüyor. Çalışmalarından dolayı onları tebrik etmek lazım. Ama sonuçta ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar işin özü burası. Biz ne kadar sahiplenmesek de bizim elimizden bunu almaları mümkün değil” diye konuştu.

Yunanlılar’ın Atina Olimpiyatları’nda da kullandığı kemençe ve horonun 2007’de Trabzon’da gerçekleştirilen Karadeniz oyunlarında bile yeterince kullanılamadığını da vurgulayan Hüseyin Tahmaz, şunları söyledi:
“Horon oynandı orada ama popüler bir şekilde, şov şeklinde oynandı. Şimdi önümüzde 2011 Avrupa Gençlik Oyunları var. Bunu iyi değerlendirmemiz lazım. Kolbastı da bizim bir kültürümüz. Eurovision’da bunları harmanlayarak Yunanlılar’ın yaptığından daha mükemmel şeyler yapacağımıza inanıyorum. Ama işin başındakilerin bakış açısının bu yönde değişmesi lazım. Bir işi sahiplenemezsen, bir çalışma yapmazsan birileri sahip çıkar.”

Trabzonlular’ın kemençeye olan ilgisizliğinden de yakınan Tahmaz, şöyle devam etti:

“Kendi kulübümüzde kemençe kursu açıyoruz ama geçen sene sadece 3 kişi devam etti. Söze gelince mangalda kül bırakmıyoruz ama iş icraata gelince ortada görünmüyoruz. O açıdan acı verici bir durum. Bölgemizde kemençe çalanların yüzde 90’ının notadan veya müzik değerlerinden haberi yoktur. Tamamen ezbere ve doğaçlama çalmaktadırlar. Buradan göç eden Rumlar ise kültürlerini korumak adına bunu devam ettiriyorlar. Burada oynanan horonu bozmamaya çalışıyorlar. Bizde sürekli gelişim ve değişim var. Kemençe orta Asya’dan beri Türklerle gelmiş bir enstrüman. Yunanlılar bu işi çok daha iyi kullanıyorlar tabi ama bu akademik çalışmaya da bağlı. Kentimizde müzik eğitim bölümü var. Bir enstitü kurulabilir. Bu tür değerlerin korunması gerek.”

Yunanlılar’ın şarkısını da internet üzerinden izleyen Tahmaz, “Başlıkları bizim burada horon oynarken taktığımız Kabalak’a benziyor. Üzerindekiler de yeleğe benzetilmiş. Ezgilerin altyapısının ve adımların bizimle benzerliği pek yok. Ama sonuçta bazı mesajları oraya koymak en büyük propaganda aracı. Bunu kullanabilmek çok önemli ve onlar da bunu başarmış. Sahiplenmek adına yapılmış bir adım” dedi.

İÇİMİZ ACIDI

Öğretmen Muhammet Yılmazoğlu ise kemençeyi Yunanlılar’ın klibinde görünce içinin acıdığını belirterek, ”Kendi kültürümüze sahip çıkamıyoruz. Onların kültürü olmadığı halde bizim enstrümanımıza sahip çıkıyorlar. Çok üzülüyoruz. Ama biz Karadeniz Oyunları’nda bile kemençe ve horonu göremedik. Euorovision’da şarkılarımızı hala İngilizce söylüyoruz, farklı müzikler kullanıyoruz. Bizim müziklerimizi de Yunanlılar kullanıyor” diye konuştu.

Üniversite öğrencisi Burak Mollahüseyinoğlu, halk oyunlarıyla uğraşan birisi olarak üzüldüğünü belirterek, “İçim ‘cız’ etti. Kemençe yöremizin enstrümanıdır. Tabii ki bunu bizim kullanmamamız ayrı bir acı verici durum” dedi.

Yazar by admin in: Dünya |
Mar
31
2010
0

Kadın tuvaletinde gizli çekime suçüstü

Trenin tuvaletine yerleştirdiği kamerayla kadınların gizlice görüntüsünü çeken görevli suçüstüyakalandı.

iran’da tren tuvaletinde yerleştirdiği kamerayla kadınların görüntüsünü çeken görevli suçüstü yakalandı.

Olay Meşhet kentinden Başkent Tahran’a giden Raja devlet treninde yaşandı. Trende görevli olarak çalışan bir kişi, kadınlar tuvalete girmeden önce içeri girip cep telefonunu uygun çekim pozisyonuna bırakıp, kadınların tuvaleti kullanma görüntülerini çekerken suçüstü yakalandı.

Görevlinin, sürekli içeri girip çıkmasından şüphelenen bir yolcu, içeri girip dikkatli bir incelemenin ardından kamerayı bulunca durumu tren müdürüne bildirdi. Bunun üzerine röntgenci görevli, tren polisi tarafından gözaltına alındı.

Yazar by admin in: Dünya |
Mar
31
2010
0

Sabah uyandı hesabında 132 milyar vardı

Cumartesi günü ailecek alışverişe çıktılar. Bankadan para çekmek için kartı ATM’ye soktuklarında şok oldular. Çünkü hesapta milyarlar vardı

Hesabınızda milyar dolarlar varken, marketten alışveriş yapma fikri bile saçma gelebilir, ancak Stephanie Hickman ve ailesinin yaşadıkları bu konudaki düşüncelerinizi değiştirebilir!

Amerika, Virginia’da yaşayan Stephanie Hickman, Cumartesi sabahı alışverişe çıktığında yaşayacaklarından habersizdi. Hesabının olduğu bankanın ATM’sine giden Hickman, hesabını kontrol ettiğinde şok oldu.

Hickman’ın hesabında tam 88 milyar dolar (132 milyar lira) vardı!
Parayı harcamak yerine, kocasıyla birlikte SunTrustBank’ı arayarak, durumu haber vermeye karar verdiler, ancak bankanın cevabı durumu iyice içinden çıkılmaz hale getirdi.

Birkaç banka çalışanıyla görüşmelerine rağmen, kimse onlara paranın nasıl geldiğini ya da durumun nasıl düzeltilebileceğini söyleyemedi.
“Kocam üç farklı kişiyle konuştu ve hepsinin söylediği hesabımıza erişemedikleri ve sorunu çözemedikleri oldu” diyen Hickman, “Hesabımız donduruldu ve ulaşamıyoruz, internet bankacılığı, telefon bankacılığı” sözleriyle, içinde bulundukları durumu anlattı.

“88 milyar dolar bizim paramız demiyorum, ancak hesabımızdaki paranın en azından 150 doları bizimdi ve artık ona bile ulaşamıyorum” diyen Hickman’ların hesabı Pazartesi gününe kadar donduruldu ve aile hesaplarındaki milyar dolarlara rağmen, hafta sonunu “parasız” geçirmek zorunda kaldı.

SunTrust bankası problemi çözmeye çalıştığını açıkladı.

Yazar by admin in: Dünya |
Mar
31
2010
0

Tecavüz için komisyoncu tuttu

Zengin işadamı kafayı genç kıza takmıştı. Ona tecavüz etmek için komisyoncu tuttu ve kirli emeline kavuştu

İngiltere’de yaşayan bir iş adamı bir komisyoncu aracılığıyla evine getirttiği kızı içkisine ilaç atıp uyutarak tecavüz etti.

Başkent Londra’da yaşayan 52 yaşındaki Ali Farhani, kendisine bir kız getirmesi için 40 yaşındaki Rolando Kyriakidis ile anlaştı. Rolando düzenlediği bir parti için 18 yaşındaki kızı Londra’ya davet etti.

Kızla Londra’da buluşan Rolando önce bir iş ortağına uğramaları gerektiğini söyleyerek kızı Farhani’nin evine götürdü.

Burada kızın ilacına uyuşturucu atan Farhani kızın bilincini kaybetmesi üzerine odaya çıkardığı ve zorla ırzına geçtiği açıklandı.

Oldukça varlıklı bir işadamı olan Farhani’nin tutuklanarak gözaltına alındığı bildirildi.

Yazar by admin in: Dünya |
Mar
31
2010
0

Irak’tan çekilmenin faturası

ABD ordusu, 2003′te girdiği Irak’ta, bugünlerde tarihin en büyük geri çekilme operasyonlarından birini yürütüyor.

ABD ordusu, 2003′te girdiği Irak’ta, bugünlerde tarihin en büyük geri çekilme operasyonlarından birini yürütüyor. 7 yıl içinde Irak’a tanktan kürdana yaklaşık bir milyon tonluk malzeme gönderen ABD’nin Irak’tan çekilmesi tam 150 milyar dolara mal olacak. Ordu lojistik birimi yetkilisi Anthony Potenzone, “Gerçi çekilme çok zahmetli ve uzun zaman alacak bir iş. Üslerdeki malzemelerin Kuveyt ve Amman limanlarından nakledilmesi için her gün yaklaşık 4 bin 500 TIR çalışıyor” dedi. Öte yandan başta mobilyalar olmak üzere komutanlar üs başına en fazla 30 milyon dolarlık malzemeyi geride bırakabiliyor.

Yazar by admin in: Dünya |
Mar
31
2010
0

4 yaşındaki kızına tecavüz etti

4 yaşındaki kızına tecavüz eden adam, çıkarıldığı mahkemede serbest bırakıldı!

30 yaşında ve eşinden boşanmış olduğu belirtilen ancak ismi açıklanmayan Belçikalı’nın, evinde arkadaşlarıyla alkol aldıktan sonra, 4 yaşındaki kızıyla aynı odaya yatmaya gitti öğrenildi.

Kızı, babasını uyandırıp, tuvaletin kapısını açmasını istediğinde kızına tecavüz ettiği iddia ediliyor.

Adamsa, kızının kendisine “Baba benim! Benim!” diye bağırmasıyla uyandığını söyledi.

Mahkemede verdiği ifadede de “Bu uyurgezerliğin cinsel hali. Kendime gelip, ne olduğunu gördüğümde yerin dibine girmiştim.” diyen adam, ne yaptığının farkında olmadığını belirtti.

Kızın, büyükannesine yaşadıklarını söylemesinin ardından, büyükanne babayı polise ihbar etti ve tutuklanmasını sağladı.

Adamın avukatı Yves Degratie, müvekkilinin uyku sorunları olduğunu, kızın annesiyle yaşadığı dönemde de uykusunda onunla cinsel ilişkiye girdiğini söyledi ve ekledi:

“Ertesi gün, kızıyla yaşadıklarını hatırlamıyordu bile. Çok üzgün ancak yapabileceği birşey yok.”

Pskiyatr Chris Dillen, “sexsomnia”nın çok nadir rastlanan bir sorun olduğunu doğrularken, benzer bir şekilde öz kızına uykusunda tecavüz eden başka bir baba olduğunu da ekledi.

Dava düşürülürken, kızın annesi mahkemenin kararı karşısında şoka girdi, “Bu karar tüm tecavüzcü ve çocuk tacizcilerine izin verir niteliktedir” açıklamasını yaptı.

Yazar by admin in: Dünya |
Mar
31
2010
0

Karısını parçaladı ve yaktı

Karısının kendisini 6 aydır başka birisiyle aldattığını öğrenen adamın intikamı dehşet saçtı!

ABD’de yaşayan bir adam, kendisini aldatan karısını öldürmek suçundan tutuklandı. Kuzey Karolina’da yaşayan Winfred Simpson kendisini 6 aydır bir başkasıyla aldattığını itiraf eden karısı Retha’yla o gece tartıştı. Çift tartıştıktan sonra uyudu.

Ertesi sabah gözlerini açan Winfred karısını evde göremeyince polisi aradı. Polis yaptığı aramalarda Retha’nın vücudunu yanmış bir şekilde bir parkta buldu. Daha sonra eve gelen polis, Winfred’in halının üzerindeki kanları temizlemeye çalıştığını gördü. Sorgulama sonucunda Winfred’in şuursuz bir şekilde Retha’yı öldürdüğü ortaya çıktı.

Olayın ortaya çıkmasıyla Winfred derhal tutuklandı.

Yazar by admin in: Dünya |
Mar
31
2010
0

İşte Rusların kabusu Karadullar

Kimisi tecavüze uğradı kimisinin de çocuğu öldürüldü. İşte Rusya’yı korkutan Çeçen kadınların, kan kokan öyküsü;

Rusya’da onlarca kişinin yaşamını yitirdiği metro saldırılarının şekli ve olayı iki kadın militanın gerçekleştirmiş olması “Kara Dullar” örgütünü akıllara getirdi. Eşlerini Rusya’yla savaşta kaybedip silahlı mücadeleye katılan “Kara Dullar”a yakın bir isim, Milana Vitaliyeva, CNN TÜRK yayınında örgütü anlattı.

Gündemin Rengi programında Rıdvan Akar’ın sorularını yanıtlayan Vitaliyeva, 2002 yılında Moskova’daki bir tiyatroya düzenlenen baskına katılan 18 Kara Dul üyesi kadının lideri olan ve Rus güçleri tarafından öldürülen Yesıra adlı Çeçen kadının yeğeni.

Halasının eşinin, kardeşlerinin ve babasının Ruslar tarafından öldürüldüğünü söyleyen Vitaliyeva, “Haklı bir eylemdi. Dayanamayıp gitti oraya. Bizim ülkemizi işgal edip kadın çocuk yaşlı demeden öldürdüler” dedi.

Vitaliyeva, eylemcilerin amacının sivilleri öldürmek değil, ses getirmek olduğunu, sivilleri Rusların öldürdüğünü kaydetti.

“İNTİKAM DEĞİL SESLERİNİ DUYURDULAR”

“Amaç intikam değil, dünyaya seslerini duyurmak” diyen Vitaliyeva, halasının eşinin gözünün önünde öldüğüne şahit olduğunu, kendisi öldüğünde de 42 yaşında olduğunu belirtti.

Kendisinin 1.5 sene önce Türkiye’ye geldiğini söyleyen Vitaliyeva, “Rusların bizim topraklarımızdan gitmesini istiyoruz. Çok zulüm gördük. Çocuklar, yaşlılar… Her yerden kan akıyordu. Bize acıyacak kimse çıkmadı. Ama onlara birşey olunca bütün dünya ayağa kalkıyor” dedi.

Yazar by admin in: Dünya |
Mar
31
2010
0

FOX TV muhabiri mikrofonu unutunca

FOX TV Muhabiri Atıl Ayaz’ın bir anlık dalgınlığı FOX TV ekranlarında ilginç sahnelerin yaşanmasına neden oldu

Çalar Saat programının sunucusu İrfan Değirmence, pazar yerinden canlı bağlantı yapmak istedi. Karşısında muhabir Atıl Ayaz vardı. Ama acemiliği tuttu, fiyatları aktarmaya başlayınca, mikrofonu bir yana itti.

Gazeteciler.com sitesinin haberine göre o andan itibaren İrfan Değirmenci, “Atılll… Atılll” diye canlı yayından seslenmeye başladı. Bir de “eyvah” çekti… İşte yaşananlar;

Yazar by admin in: Medya |
Mar
31
2010
0

Nazlı Ilıcak’ın büyük yanlışı

İnternet Medyası sırtını tamamen gazetelere yaslamış. Bizim yazıları alıp alıp yayınlıyorlar.”

Bu sözleri Nazlı Ilıcak söylüyor.

Dün aradım, bilgilendirmek istedim ama, bir yere yetişecekti (kendi ifadesi) giyiniyordu. Akşama doğru, daha geniş bir zamanda arayacaktı.

Aramadı.

Twitter’dan başını kaldıramadı demek ki…

İnternet’i yeni keşfetti Nazlı Hanım.

İyi de etti…

Ama biraz geriden geliyor.

Twitter’de iyi yazı yazmak ya da gittiği yerlerde cep telefonundan twit atmak marifet değil. Biraz da diğer alanlara da bakması lazım Nazlı Hanım’ın…

İnternet Medyası mesela…

Nazlı Ilıcak bu sektöre haksızlık ediyor.

Kötü niyeti yok.

Bilmiyor çünkü…

Ne yaptığımızı, nasıl çalıştığımızı, hangi ajanslara abone olduğumuzu, kaç personel çalıştırdığımızı, Ankara’da bürolarımız var mı, oralarda çalışan muhabirlerimiz var mı bilmiyor!

Bilse, bizlere haksızlık etmezdi.

“Yazarların yazılarını alıp alıp kullanıyorlar.”

Ah Nazlı Hanım ah… Yazısının sitelerde yer almasını isteyen ne çok yazar var bir bilseniz. Birçok yazar, sırf yazısı İnternet sitelerinde yeralsın diye özel üretim yapıyor.

Peki bu kötü bir şey mi?

Asla!

Medyada da her şey yazılabilmeli, yanlışlar doğrular birbirinden ayırt edilebilmeli. Burhan Ayeri’nin yakın geçmişte Nazlı Ilıcak’la ilgili yazdıkları mesela.

Yazmasa mıydık acaba?

Nazlı Hanım’ın geçmişindeki çelişkileri anlatan o yazıyı görmezden mi gelseydik?

Yazarların yazılarını alıp alıp kullandığımız doğrudur. Ama bizler yazarların yazılarını, içinde polemik var diye alıyoruz.

Nazlı Hanım’ın Zahit Akman’la ilgili yazdıklarını alıyoruz içinde polemik var diye. Medyayı ilgilendirmeyen ya da radikal bir çıkış içermeyen hangi yazıyı alıp alıp kullanmışız da, Nazlı Hanım bize bu haksızlığı yapıyor?

Az önce de ifade ettiğim gibi Nazlı Ilıcak, İnternet Medyası çalışanlarına haksızlık ediyor. Bugüne kadar, hayatından memnundu oysa, köşesinde takdirle izlediği sitelerin isimlerini bile veriyordu.

Ama ne zaman ki, Burhan Ayeri’nin yazıları sitelerde manşetlerde yeraldı, tavır değişti.

Bizler iyiydik, birden bire kötü oluverdik.

Yapmayın Nazlı Hanım!

Gerçekleri sizin aleyhinize bir iki haber yapıldı diye değiştiremezssiniz!

Bir ara twitter’dan başınızı kaldırabilirseniz, size anlatayım. Yine de zamanınız olmuyorsa, sevgili patronum Mehmet Ali Ilıcak bizim tarafı iyi biliyor.

Ana-oğul biraz İnternet Medyası sohbeti yaparsanız Mehmet Ali ile, gerçekleri çok daha net bir şekilde görmüş olursunuz.

İyi tweetlar Nazlı Hanım!

Yazar by admin in: Medya |
Mar
31
2010
0

YARSAV Başkanı canlıda çıldırdı

Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölgesi’nde hukuk savaşı yaşandı. YARSAV Başkanı Emine Tarhan, Ahmet Hakan’ı uyardı.

CNN Türk ekranlarında Ahmet Hakan’ın hazırlayıp sunduğu Tarafsız Bölge gündemdeki anayasa değişiklik paketini tartıştı. Programa damgasını vuran ise YARSAV Başkanı Emine Tarhan’ın tepkisi oldu.

Hukuçu Engin Cinmen, CHP milletvekili Şahin Mengü ve Fikri Akyüz’ün katıldığı programa Ankara’dan canlı yayın bağlantısıyla katılan YARSAV Başkanı Emine Tarhan ‘Burada YARSAV’a karşı bir saldırı ve lanetleme durumu var’ diyerek programın moderatörü Ahmet Hakan’a sert tepki gösterdi. Tarhan, Fikri Akyüz’ün hukuk kurumlarına yaptığı eleştirileri YARSAV’a karşı bir saldırı olarak gördüğünü ve buna müsade edilemeyeceğini söylerken sütüdyoda gerilim doruğa çıktı.

EMİNE TARHAN’DAN SERT UYARI

Fikri Akyüz’ün eleştirileri sonrası söz alan Emine Tarhan çok sert bir tepki gösterdi ve Ahmet Hakan’ı uyardı.

Emine Tarhan: Bu programın YARSAV’a karşı bir saldırı ve lanetleme platformuna dönüşmüş durumda. Bunu üzülerek gözlüyorum. Ayrıca adını bilmediğim o konuğun Adalet Bakanı’nın avukatı gibi konuşmasını da ilgiyle izledim. Sayın Ahmet Hakan lütfen konuğunuza müdahale ediniz.

CANLI YAYINDA NELER
YAŞANDI- VİDEO
HABERİN DEVAMINDA…

Yazar by admin in: Medya |
Mar
31
2010
0

Serap Ezgü köye yerleşti

Programı sona eren Serap Ezgü lüksü bıraktı ve mandalina bahçesiyle çevrili bir köy evine yerleşti.

Serap Ezgü lüksü bıraktı ve mandalina bahçesiyle çevrili bir köy evine yerleşti.

Milliyet’ten Ali Eyüboğlu’na konuşan Ezgü ” Orası deniz manzaralıydı, burası ise köy. Deniz yok, ama gözün alabildiğince dağ ve yeşil var. Geçen sene aldım, tadilat yaptım ve daha yeni yeni yerleşmeye başladım. Doğa içinde tam bir köy hayatı yaşıyorum burada. Az önce yemekte limon lazım oldu, söylemesi ayıp, gidip dalından aldım. Meyvelerim, tavuklarım var. Tek eksiğim inek. Onu da alacaktım, ama ‘sinek yapar’ dediler vazgeçtim. Sabahları komşularımdan alıyorum sütü.” Serap Ezgü’nün Star TV ekranlarında yayınlanan Suç ve Ceza isimli programı bu ayın başında şok bir kararla bitirilmişti. Programının yayından kaldırılmasına çok üzülen Serap Ezgü, “Bodrum’a gidip portakal çiçeklerinin kokularını içime çekeceğim” diyerek İstanbul’dan ayrılacağını söylemişti. Ezgü, dediğini de yaptı. Hatta daha ileri gidip, bir köy hayatını seçti…

Yazar by admin in: Medya |
Mar
31
2010
0

TOKİ Başkanı Bayraktar acı konuştu

TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, öyle konuştuki korkuttu! İşte Bayraktar’ın konut uyarısı;

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Erdoğan Bayraktar, İTÜ’nün Ayazağa Yerleşkesi’ndeki Maden Fakültesinde ”TOKİ Faaliyetleri ve TOKİ-Üniversite İşbirliği” konulu konuşmasında, bir ülkenin kalkınmasının ana dinamizminin mühendisler olduğunu belirtti. Bayraktar, Türkiye’deki 14,5 milyon konutun en az yarısının yenilenmesi gerektiğini savundu.

Mimarlar ve mühendislerin çalışmalarının önemine de vurgu yapan Bayraktar, alanda çalışma konusunda bilgi verdi.

Teknik elemanların kaliteyi yakalamayı araması gerektiğini de ifade eden Bayraktar, bilgi ve eğitimin önemine vurgu yaptı.

TOKİ’nin tarihi gelişimi hakkında bilgi veren Bayraktar, 81 ilde yaklaşık 800 ilçede 420 bin konut rakamına ulaşıldığını, ayrıca okullar ve ibadethaneler de yaptıklarını anlattı.

Bayraktar, Türkiye’nin genel konut profiline bakıldığında şehirlerde 14,5 milyona yakın konut bulunduğunu kaydederek, Türkiye’nin büyük bir bölümünün de deprem kuşağı üzerinde olduğunu söyledi.

”Türkiye’de şehirlerde bulunan 14,5 milyon konutun yarısının yenilenmesi gerekiyor” diyen Bayraktar, bu bölgelerde oturanların katılımı da sağlanarak, toplumsal bir anlayışla kentsel ve gecekondu dönüşümünün sağlandığını anlattı.

TOKİ’nin ürettiği 420 bin konutun küçümsenemeyeceğini de dile getiren Bayraktar, ”TOKİ’nin ürettiği 420 bin konut 16 tane 100 bin nüfuslu şehir demektir” dedi.

Bayraktar, TOKİ’nin kendi kaynağını ürettiğini da ifade ederek, projeler hakkında bilgi verdi.

Dinleyici öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Bayraktar, bir soru üzerine, Türkiye’de esas sorunun barınma ihtiyacı olanların ev alacak paralarının olmaması olduğunu belirterek, bu nedenle yaptıkları evlerin de belli bir sınıfa hitap ettiğini ve birbirine benzediğini söyledi.

Bayraktar, son dönemde bu konuda yenilikler yapmaya başladıklarını da dile getirerek, ayrıca enerji tasarrufu konusunda da çalışmalar yaptıklarını kaydetti.

Selçuklu ve Osmanlı mimarisini yansıtmaya yönelik olarak bazı bölgelerde yapılan çalışmalar bulunduğunu da anlatan Bayraktar, ayrıca kullanılan inşaat teknikleri konusunda da bilgi verdi.

Bayraktar, başka bir soru üzerine de özellikle şehirlerde bulunan 14,5 milyon konutun yarısının yenilenmesi gerektiğini vurguladı.

ALİ SAMİ YEN STADI ARAZİSİ

Bir başka soru üzerine de Bayraktar, Seyrantepe’deki stadı Gençlik Spor Genel Müdürlüğü adına yaptıklarını belirterek, Seyrantepe’deki projeyi TOKİ’nin kendi parasıyla finanse ettiğini ve oradaki işin de yürüdüğünü söyledi.

Ali Sami Yen Stadının bulunduğu alanı da satacaklarını ve 16 Nisan’da da ihalesinin yapılacağını anımsatan Bayraktar, stadın viyadüğe yakın tarafının park yapılacağını, diğer bölümünün ise rezidans, home ofis gibi değerlendirileceğini ve ayrıca bir de çarşı yapılacağını anlattı.

Bayraktar, arazi satışının gerçekleşmemesi durumunda ikinci yöntem olan arsa satışı karşılığı hasılat paylaşımlı projeyi deneyeceklerini belirterek, bu tür projeyi de Türkiye’de TOKİ’nin gündeme getirdiğini ifade etti.

”Sporseverlerin Ali Sami Yen Stadı’nın bulunduğu yerin başka amaçla kullanılmasını istemediklerinin” söylenmesi üzerine Bayraktar Seyrantepe’nin Türkiye’nin en komplike spor kompleksi olacağını vurgulayarak, ”Yıllarca Galatasaray spor kompleksi hayalini kurdu, bu bize kısmet oldu” dedi.

Hem Ali Sami Yen hem de Seyrantepe’yi Galatasaray’a veremeyeceklerini, çarkın dönmesi gerektiğini dile getiren Bayraktar, ”Galatasaraylılar ve sporseverler parayı toplarlar, TOKİ’ye verirler. O zaman stadı yaparız, Ali Sami Yen’i de yeşil alan yaparız” şeklinde konuştu.

Ataköy’deki yeşil alan satışına ilişkin bir soru üzerine de Bayraktar, ”Ataköy’de biz hiçbir yeşili alanı satmadık” dedi.

Emlak Bankası’nın açıklarını kapatmak için TOKİ’ye devredilen, insanlar tarafından yeşillendirilen alanların var olduğunu ve orada 2 parsel sattıklarını belirten Bayraktar, başka parsel satmadıklarını da dile getirdi.

Kentsel dönüşüme herkesin yardımcı olması gerektiğini belirten Bayraktar, kentsel dönüşümde hiç kimseyi mağdur etmediklerini söyledi.

Bayraktar, TOKİ’nin sürekli imalat yaptığı için bir okul konumuna geldiğini ifade etti.

Konuşmanın ardından İTÜ Rektörü Prof. Dr. Muhammet Şahin tarafından Bayraktar’a plaket verildi.

Yazar by admin in: Ekonomi |
Mar
31
2010
0

TMSF başkanının hiç şakası yok

TMSF’nin yeni patronu Şakir Ercan Gül, alacaklar konusunda yumuşak ancak gerektiğinde ise sertleşeceklerini söyledi.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Şakir Ercan Gül, gerektiğinde yumuşak, gerektiğinde ise daha sert olacaklarını söyledi.

Gül, medya mensuplarıyla tanışmak amacıyla bir araya geldi.

Toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Gül, “Sizin döneminizde borçlu ve alacaklı ilişkisinde daha yumuşak dönem giriyoruz, diyebilir miyiz?” şeklindeki soru üzerine şunları kaydetti:

“Daha yumuşak ya da daha sert kavramları yeni protokol ilişkilerini açıklamıyor. Gerektiğinde daha yumuşak ama gerektiğinde daha sert… Ben de 6 senedir buradaydım. Bu yaşayarak öğrenilen bir şey.

Protokollerin yürümemesi sonucunda, ‘gelecekte protokoller nasıl daha etkin bir şekilde yürür’ düşüncesinin sonucunda vardığımız bir durum. Protokolü yapıyorduk, o protokol işlemiyordu. Bundan sonra da işleyeceğinin garantisi yok, işlemesi için ne yapabiliriz diye kafa yoruyoruz.

Hakim ortağın bu protokolü istismar etmemesi için ne yapabiliriz? Evet size açığız, bu manada yumuşaklık, ama sizin rasyonel tekliflerinize açığız, olmayacak şeylerinize açığız anlamına gelmiyor.”

“19 milyar dolar tahsilat yaptık”

Şakir Ercan Gül, 22 bankanın TMSF’ye intikal ettiğini ve 2004′e kadar TMSF’nin 1,5 milyar dolar tahsilat yaptığını, bunun yarısının da senetlerin iadesi mahiyetinde olduğunu ifade etti.

TMSF’nin, 2004′ten bugüne kadar yaklaşık 19 milyar dolar tahsilat yaptığını söyleyen Gül, “Net olarak biz bu dönemde yaklaşık 10 milyar dolar para Hazine’ye intikal ettirebildik. Bunun 8 milyar doları nakdi, diğeri kağıt iadesidir. Bu tahsilatımızın 4-5 milyar dolar civarındaki parayı da Maliye’ye intikal ettirdik. Yaklaşık 15 milyar dolarlık tutarı biz kamuya aktardık” dedi.

“Varlıkların nereye gittiğiyle ilgili bilgi olursa değerlendireceğiz”

Geçmişin bankacılık sisteminin kötü çalıştığını, kaynakların nereye gittiği noktasında sıhhatli bilgi olmadığını ifade eden Gül, burada da kamuoyuna açık olduklarını, bu varlıkların nereye gittiğiyle ilgili kendilerine dışarıdan bilgi akışı olması durumunda bunları değerlendireceklerini kaydetti.

Gül, başka bir soruya karşılık “Sadece Egebank değil, tahsilat yapamadığımız en az 3-4 tane daha ciddi tahsilat yapma imkanımızın dar olduğu, ciddi miktarda borç bulunan şeyler var” diye konuştu.

En kötü anlaşmalarıyla ilgili olarak da Gül, Korkmaz Yiğit’in varlık olmadığı için yürümediğini, İmar Bankası ve Egebank ile ilgili anlaşma yapamadıklarını, Aksoy anlaşmalarının da kötü olduğunu, yürümediğini söyledi.

“Bu davaları Türkiye’nin kaybetmemesi lazım”

Şakir Ercan Gül, Uzan davasıyla ilgili olarak da şunları kaydetti:
“Bizimle alakalı olan bölümü Saba Fakes duruşması yaz gibi olacak. Telsim’in hisselerinin sahibi olduğu iddiasıyla açılan bir dava var. Dünya hukuk sisteminin bu davayı nasıl kabul ettiğini anlayamıyorum. Bu kişi nasıl bir yatırımcıdır da kimsenin haberi yok? Ne zaman almış bu hisseleri, hiçbir devlet kurumunda izi yok. Böyle bir alma olur mu?

Ondan sonra ölçüsüz bir şekilde 19 milyar dolarlık bir dava açılabilir mi? Bu dava nasıl kabul edilir? Sormazlar mı ne zaman yatırım yaptın? Eğer hukuk, dünya çıldırmamışsa bu davaları Türkiye’nin kaybetmemesi lazım. Ben 4,5 milyar dolara satmışım o şirketi ve o fiyata bundan sonra satılma imkanı da neredeyse yok. 19 milyar dolarlık dava açıyor adam. Ya sen kimsin? Ne zaman yatırım yaptın, bir bak. Türkiye Cumhuriyeti gerçek yatırımcıyı mağdur etmez zaten.”

“Gerektiğinde şahin olurum”

Şahin-güvercin tartışmalarına da açıklık getiren Gül, “Ben ne şahinim ne güvercinim. Ben sizin aranızdan bir kişiyim. Ama oturduğum koltuk nedeniyle milletimin haklarının peşinde koşmak anlamında gerektiğinde şahin olurum ama adaletin tecellisi noktasında da gerektiğinde güvercin olurum. ‘Şahin mi güvercin mi?’ tartışmasını kabul etmiyorum ama bizim niyetimiz iyidir. Şahin olunması gereken yerde şahin olmak zorundayım, ama güvercin gibi bir yanımız da var” dedi.

Gül, başka bir soruya karşılık, önümüzdeki dönemde belki 2-3 milyar dolar tahsilat yapabileceklerini belirtti.

TMSF’nin çözümleme faaliyetlerinin bitmesi durumunda küçüleceğini söyleyen Gül, önümüzdeki dönemde Ankara’daki binalarıyla ilgili düzenleme yaparak oranın bir kısmını kiraya vereceklerini ya da satarak daha küçük bir yere geçeceklerini ifade etti.

“Yeni protokoller de görüşüyoruz”

Gül, yeni protokoller de görüştüklerini, anlaştıklarında olacağını da bildirerek, “Garipoğlu anlaşmak üzere olduğumuz” dedi.

Amaçlarının çatışma değil anlaşma olduğunu ifade eden Gül, “Çatışma gerekiyorsa çatışma, anlaşma gerekiyorsa anlaşma. Çatışmaya zorlanırsak çatışırız, amacımız çatışma değil. Bizim çatışmamız hukuk yoluyla” diye konuştu.

Toprak Grubu ile ilgili hakim ortağa yapılması gereken her türlü kolaylığı sağladıklarını ancak maalesef kullanamadığını ifade eden Gül, hala kapılarının açık olduğunu söyledi.

Gül, “Bizimle hukuk yoluyla mücadele istiyorsa hukuk yoluyla, ama bizimle anlaşmak istiyorsa kapımız açık, gelsin. Hiç kimseye bu manada ön yargılı değiliz” dedi.

“Burgaz Rakı’yı zorluyoruz”

Burgaz Rakı ile ilgili olarak da Gül, şunları kaydetti:
“Burgaz ile alakalı bir ihale prosedürü vardı Rekabet Kurulu bize olumsuz cevap vermişti. Ama belli şeylerin düzelmesi karşılığında yeniden bir onay verilebileceğine dair bilgi geldi ve biz de tekrar başvurduk. Burgaz Rakı ile alakalı olarak Rekabet Kurulu’ndan cevap bekliyoruz.

Rekabet Kurulu olumlu cevap verirse biz ihaleyi sonlandıracağız. O fiyatı bulma ihtimalimizin zayıf olduğu düşüncesiyle biz bunu biraz zorluyoruz. İlgili hakim ortakla yapacağımız anlaşma da öyle, o da bunu bir şekilde kabul ediyor. Rekabet Kurulu onay verirse vermiş olacağız, vermezse tekrar ilgili hakim ortakla protokolün bir unsuru haline getireceğiz.”

Dinç Bilgin ile alakalı olarak da Gül, “Dinç bilginle alakalı olarak varlıkları sattık. Varlıklarda sıra cetveline yönelik itirazlar oldu. Kesin mutabakatı yapamadık. Sıra cetvelinin paylaşımı ile alakalı Dinç Bilgin’in itirazları oldu, alacaklıların itirazları oldu. Onunla ilgili uyuşmazlık içindeyiz. Uyuşmazlık giderilirse onla da belki bu işi sonlandıracağız. Sıra cetvelinin kesinleşmesini bekliyoruz” dedi.

“Hazine’ye 250 milyon dolar para gönderdik”

Gül, BDDK’nın Adabank ile alakalı kendilerine tekrar soru ilettiğini, bir değerlendirme içinde olduklarını, yakında şekilleneceğini bildirdi.

Cavit Çağlar’ın açıklamalarının hatırlatılması üzerine Gül, “Diyelim ki faizi indirdik ödeyecek mi? Öyle bir anlayış var ki hakim ortaklarda önce borcu indiriyorlar, faizlerden arındırıyorlar, ondan sonra vade verin bana diyor. Bunlar bankacılık yapmış bir de… Vatandaşa uyguladıkları faizleri, onların nasıl canlarını yaktıklarını kamuoyu biliyor, en azından bankaya borcu olanlar biliyor. Mesele faiz değil, mesele o varlıkları taşıyamayacağı borç rakamını anlamlı hale getirebilmek, varlık satışlarıyla onu eritmek” diye konuştu.

Kamunun 22 banka nedeniyle yüklendiği maliyetin 30 milyar dolar olduğunu söyleyen Gül, bunun yaklaşık yarısını aldıklarını belirtti.

TMSF’nin geçen pazartesi 250 milyon dolar hazineye para gönderdiğini de bildiren Gül, tahsil ettikçe hazineye aktardıklarını vurguladı.

Şakir Ercan Gül, tehdit alıp almadığına ilişkin bir soruya karşılık da “Yaklaşık 1,5 aydır başkanlık makamındayım. Doğrudan doğruya öyle bir şey yok ama dolaylı imalar, şunlar bunlar oluyor ama onları çok önemsemiyorum. Bu koltukta oturan bunun bedelini de bir şekilde öder. Ben bu bedeli de milletim adına ödemeye hazırım. Kimseden de çekincem korkum yok” dedi.

Yazar by admin in: Ekonomi |
Mar
31
2010
0

5 Yunan bankasının notu düştü

Moody’s, Yunanistan’ın kamu borç krizinin etkilerinin finans durumlarını etkileyeceği gerekçesiyle bankaların kredi notlarını indirdi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Yunanistan’ın kamu borç krizinin etkilerinin finans durumlarını zayıflatacağı gerekçesiyle bu ülkenin 5 bankasının kredi notunu indirdi.

Moody’s, National Bank of Greece, EFG Eurobank Ergasias, Alpha Bank, Piraeus Bank ve Emporiki Bank of Greece’in notlarına ilişkin görünümlerinin “negatif” olduğunu, ileride olası bir indirim daha olabileceğini açıkladı.

Açıklamada, “Ulusal seviyede mali dengesizlikleri gidermek için ek önlemler alınmasının uzun vadede olumlu etkisi olsa da, Yunanistan’ın mali güçlüklerinin kısa – orta vadede ekonomik büyüme üzerinde olumsuz yansıması olacak” denildi.

Moody’s, Yunanistan’da resesyonun muhtemelen yüksek işsizliğe, düşük tüketici harcamalarına ve küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde karlılığın düşmesine yol açabileceğini vurguladı.

Yazar by admin in: Ekonomi |
Mar
31
2010
0

IMF başkanı tüm ülkelere el attı

Uluslararası Para Fonu Başkanı kriz için küresel işbirliği gerektiğini söyledi. “Tüm ülkeleri kapsayacak bir mali düzenleme gerekli” dedi.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn, küresel bir mali düzenlemede zamanın gittikçe azaldığını söyledi.

Dominique Strauss-Kahn, Romanya Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada, kriz döneminde, küresel sorunlara karşı işbirliği içinde hareket etmek gerektiğini öğrendiklerini, bu çerçevede küresel bir düzenlemenin önemini belirterek, bu öğrenilen dersin de kaybedilmekte olduğunu kaydetti.

IMF Başkanı, yeni düzenleme ve yeni gözetim kurumlarının oluşturulması konusunda ülkelerin bireysel hareket ettiklerini, ancak birlikte hareket etmek gerektiğini söyledi.

Bu arada, G2- bünyesindeki Mali İstikrar Kurulu da, üye ülkelerin banka yöneticilerine yapılan ödemeler, primler konusunda belirlenen kurallara uyması gerektiğini bildirdi

Yazar by admin in: Ekonomi |
Mar
31
2010
0

Piyasalardan sabah raporu

İstanbul serbest piyasada dolar 1,5340, avro 2,0530 liradan güne başladı.

Kapalıçarşı’da 1,5270 liradan alınan dolar 1,5340 liradan satılıyor. 2,0450 liradan alınan avronun satış fiyatı ise 2,0530 lira olarak belirlendi.

Serbest piyasada dün kapanışta doların satış fiyatı 1,5280 lira, avronun satış fiyatı ise 2,0600 lira olmuştu.

Borsa 56.634,47 Puandan Açıldı

İMKB Bileşik Endeksi birinci seansta, dün kapanışa göre 119,94 puan düşerek 56.634,47 puan seviyesinde açıldı.

Hisse senetleri, bu seviyede ortalama yüzde 0,21 oranında değer yitirdi.

Yazar by admin in: Ekonomi |
Mar
31
2010
0

Irak’lı turistlerin tercihi Türkiye

Saddam gittikten sonra komşumuz Irak’ ın Türkiye’ye gönderdiği turist sayısı hızla arttı…

Ekin Grubu Araştırma Birimi’nin Ortadoğu pazarı ile ilgili araştırması, Suriye ile vizenin kalkması ve başta İran olmak üzere bölgedeki diğer ülkelerle yakın ilişkiler kurulmasından sonra Irak’tan da Türkiye’ye yönelik turizm hareketinin canlandığını gösteriyor. Araştırmaya göre, Irak’tan Türkiye’ye tatil yapmak ve gezip eğlenmek amacıyla gelenlerin sayısının

15 bini geçtiği belirtiliyor.

Ortadoğu bölgesindeki komşu ülkelerden Türkiye’ye yönelik turizm hareketindeki gelişme, savaş ve kaos ile anılan Irak’a da yayılıyor. Ekin Grubu Araştırma Birimi tarafından yapılan Ortadoğu pazarı araştırması, ABD işgalinden bu yana çeşitli nedenlerle Türkiye ile ilişkileri sorunlu olan Irak’ın artık Türkiye’ye turist gönderdiğini gösteriyor. Türkiye’nin turizmde bölge ülkelerine yönelik çalışmaları hızla ilerlerken Irak’tan Türkiye’ye turist çekmek amacıyla başlatılan çalışmaların ilk ürünlerini verdiği belirtiliyor. Buna göre tatil ve eğlence amacıyla Türkiye’ye gelen Iraklı turistlerin sayısının 15 bine ulaştığı ifade ediliyor.

Transitçiydiler, tatilci oldular

Türkiye üzerinden başka ülkelere gitmek için transit geçiş yapan Iraklıların son iki yıldır tatil amacıyla yaptıkları girişlerde ciddi bir artış gözlemleniyor. Araştırma sonuçları, ABD’nin işgalinden bu yana geçen süre içinde dünyayla bağı kesilen Iraklıların son iki yıldır yurtdışı seyahatlere ve tatile çıkmaya başladığını ve bu kapsamda onlar için en cazip ülkenin Türkiye olduğunu da açıkça gösteriyor.

Iraklı acentelere tanıtım gezileri

Irak’ta turizm hareketlerinin gelişmesi ile birlikte seyahat acentelerinin faaliyetlerinin de hızlandığı ve özellikle Bağdat’ta acente sayısının artmaya başladığını ifade eden Türkiye merkezli acente yetkilileri, birlikte çalışma tekliflerinin de arttığını söylüyorlar. Irak’tan Türkiye’ye tatil amaçlı girişlerde gözlenen artış üzerine seyahat acentelerinin bu ülkeye giderek kendilerine partner aradıkları belirtiliyor.

Türkiye’nin en büyük rakibi Lübnan

Iraklıların ekonomik gücünün giderek arttığı ve özellikle memur ağırlıklı orta sınıfın giderek güçlendiği belirtiliyor. Yurtdışı seyahatlere ilgisi artan Iraklı turistlerin Suriye ve Mısır gibi ülkelere girişte aynı kolaylıklara sahip olamadığı için en fazla Lübnan’ı tercih ettikleri söyleniyor.

Yazar by admin in: Ekonomi |
Mar
31
2010
0

Cumhurbaşkanı Gül’e devlet nişanı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e Pakistan Devlet Nişanı verildi.

Pakistan Cumhurbaşkanlığı’nda düzenlenen törende ödülü Gül’e Pakistan Cumhurbaşkanı Ali Asıf Zerdari verdi.

Nişan törenine Pakistan Başbakanı Yusuf Galani ve üst düzey yetkililer, Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Sağlık Bakanı Recep Akdağ da katıldı.

Devlet Nişanı’nın verilmesinin ardından Gül, Zerdari’nin elini tutarak havaya kaldırdı. Daha sonra Zerdari Gül onuruna akşam yemeği verdi.

Yazar by admin in: Siyaset |
Mar
31
2010
0

Korsan taslak AK Parti’yi kızdırdı

CHP’nin hazırladığı iddia edilen “korsan anayasa taslak önerisi”ne AK Partili Kuzu’dan tepki geldi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’nin ‘korsan anayasa taslak önerisi’ iddiası Meclis’i karıştırdı. CHP Mersin Milletvekili İsa Gök tarafından dağıtılan iki farklı taslak metinde bazı isimlerin üzeri çizili görünürken, Mehmet Ali Şahin’i imzası bulunuyor.

Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, Meclis Başkanlığı’ndan gelen listenin esas olduğunu, CHP’nin basına dağıttığı imza listesinin korsan olduğunu söyledi. Kuzu, muhalefetin bununla neyi amaçladığını bilmediğini, ancak CHP’nin konuyu sulandırmak için böyle bir yönteme başvurmuş olabileceğini ifade etti. Kuzu, savcılığa suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.

Yazar by admin in: Siyaset |

Tesekkurler TheBuckmaker.com