May
24
2010
0

Liebermanın başı bu kez belada

LİEBERMAN’A SAHTEKARLIK SORUŞTURMASI

Türkiye konusundaki tutumuyla İsrail’de bile tepki toplayan Lieberman’ın başı bu kez belada!

500595

İsrail polisi, uzun zamandır soruşturma yürüttüğü Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman için, hakkındaki soruşturmayla ilgili bazı gizli dosyalara eriştiği şüphesiyle güveni suistimal ve sahtekarlık gerekçesiyle bir kez daha dava açılması tavsiyesinde bulundu.

Polis, dosyaları Lieberman’a aktardığı şüphesiyle İsrail’in eski Belarus Büyükelçisi Zeev Ben Ariye hakkında da dava açılmasını tavsiye etti.

İsrail polisi, Lieberman ve eski büyükelçi hakkındaki dosyaları, tavsiye kararlarıyla birlikte Kamu Savcılığına gönderdi.

Lieberman hakkındaki bazı rüşvet ve yolsuzluk iddiaları soruşturulurken, eski büyükelçinin, Belarus yetkililerine aktarılmak üzere Adalet Bakanlığından aldığı belgeleri Lieberman’a verdiğinden şüpheleniliyor.

Eski Büyükelçinin bu belgeleri 2008 yılı Ekim ayında Dışişleri Bakanlığı kanalıyla aldığı, belgede Lieberman hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle Belaruslu yetkililerden bilgi talebinin de bulunduğu kaydedildi.

Lieberman ise polisin hakkındaki tavsiyesi ile ilgili olarak herhangi bir açıklama yapmadı. Ancak Dışişleri Bakanının yardımcıları, Lieberman’ın polisin açıklamasından herhangi bir endişeye kapılmadığını belirttiler. Lieberman’ın bir yardımcısı, “Polisin geçmişte yine aceleyle yapılmış tavsiyeleri ortada. Bu yüzden heyecanlanmaya gerek yok” diye konuştu.

İsrail polisi, Lieberman hakkında, paravan şirketler ve hesap ağı kurarak milyonlarca dolar yasa dışı gelir sağladığı iddiasıyla yürüttüğü asıl soruşturmanın ardından, geçen yıl savcılığa dava açılması tavsiyesinde bulunmuştu.

Yazar by admin in: GünceL |
May
24
2010
0

Lost dizisi finalini gerçekleştirdi

İŞTE LOST’UN FİNALİNDE YAŞANANLAR!

Tüm dünyada çılgınca izlenen Lost dizisi final yaptı. Final bölümü bile izleyiciyi tatmin etmedi.

500548

Tüm dünyada milyonlarca izleyiciyi 6 yıldır ekrana bağlayan Lost dizisi, dün gece 4 saatlik bir final bölümüyle hayranlarına veda etti.

Türkiye’de Digitürk’ten yayın yapan DiziMax’te bu sabah 5.00-9.00 saatleri arasında ABD’yle birlikte ve alt yazısız olarak yayınlanan finalde son sahneler çok tartışma yaratacak gibi görünüyor.

Birçok kahramanı finalden bir önceki bölümde ölmüş olan dizinin finalinde Jack, adadaki manyetik çekim alanını etkisiz hale getirerek arkadaşlarının kurtulması için kendini feda ediyor. Bu sayede Kate, Sawyer, Hugo, Claire, Benjamin ve Miles, pilot Lapidus’ın kullandığı uçakla adadan kaçıyorlar.

Ancak dört saatlik finalin son sahnesinde altı yıldır tanıdığımız kahramanların, ölenler de dahil hepsinin gerçek hayatta bir kilisede buluştuklarını ve sevgililerin birbirlerine kavuştuklarını görüyoruz. Böylece dizi, izleyiciyi hayalle gerçek arasında bırakarak sona eriyor.

Lost’un finali bu gece 20.00–24.00 arasında alt yazılı olarak DiziMax’te yeniden yayınlanacak

Yazar by admin in: Magazin |
May
24
2010
0

Chp Klıçtar olundan davet

Kılıçdaroğlu’ndan Başbakan’a açık davet

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye’nin seçim atmosferine girdiğini belirterek bu rüzgarı götüreceklerini belirtirken Başbakan Erdoğan’ın kendilerini tebrik etmeyişiyle ilgili sorulara da açık kapı bırakarak cevap verdi.

129920100522043057505

Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’ndeki makamında, Kanal D Ana Haber Bülteni canlı yayınına katılarak Mehmet Ali Birand’ın sorularını yanıtladı.

”Kurultayda, Güneydoğu sorununa pek derinlemesine inmediniz, dış politika da biraz yüzeysel geçti. Bunlar önümüzdeki dönemde ağırlık verilecek konular mı?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

”Elbette. Kurultayda halka hitap ediyorsunuz. Söylemlerinizin halka indirgenmiş söylemler olması gerekiyor. Eğer üniversitede konuşma yapmış olsaydınız farklı bir konuşma olacaktı. Tablolara girecektiniz. Yeri farklı idi. Dış politika çetrefilli bir alan, orada bir satranç ustalığıyla oyuna yaklaşılması lazım. Hamlelerin önceden görülmesi ve ona göre politikaların oluşturulması lazım.

Halkın beklentilerini, halkın günlük sorunlarına nasıl yaklaştığınızı halk görmek istiyor. Biz de arkadaşlarla konuştuk, danıştık ve böyle bir konuşmanın halk için bir söylem olabileceğini düşündük. Halkın birinci sorunu ne, işsizlik. Şimdi siz bunu nasıl çözeceğinizi dile getirmek zorundasınız. Recep Bey, bizi şöyle eleştiriyordu, ‘siz seçkinci bir partisiniz, sizin söylediğiniz halk tarafından anlaşılmıyor.’ Şimdi biz seçkinci olmadığımızı, halkın istediğinizi söylediğimizde rahatsızlık duymaya başladılar.”

-”KAYNAĞIN NE OLDUĞUNU, NASIL KULLANILMASI GEREKTİĞİNİ BİLİYORUM”-

”Sayın Başbakan en çok ‘kaynak nerede kardeşim, kaynağı göster’ diyor” sözleri üzerine, Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

”Sayın Başbakan benim maliyeci kimliğimi unutmuş herhalde. Kaynağın ne olduğunu nasıl kullanılması gerektiğini bilen bir insanım ama sayın Başbakan’ın böyle bir geçmişi yok. Sayın Başbakan’ın ekonomi bilmediğini de söyledim. Orada temel nokta şu; eğer Türkiye Cumhuriyeti dünyanın en büyük 20 ekonomisinden birisiyse siz benim kaynağım yoktur diyemezsiniz. Kaynağı bulursunuz yaratırsınız. Burada bütün sorun şu, öncelikleriniz nedir sizin. Eğer uçak inmeyecek hava alanı yapacaksınız bu ayrı bir olay ama halkın ihtiyacını karşılayacak okul yapacaksınız bu ayrı bir olay” dedi.

Kılıçdaroğlu, ”Siz Deniz Baykal gibi olabilir misiniz?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

”Ben duygularımı kontrol eden birisiyim. Duyguları hemen böyle anında refleks olarak vermenin de doğru olmadığını biliyorum. Bana şunu öğrettiler; eğer bir yerde başınıza bir olay gelmişse sakın ola ki anında tepki vermeyin. Önce bir düşünün, üzerinden 12 saat geçsin ondan sonra tepki verebilirsin diye.

Bu siyaset hayatında da bürokraside de bizim temel ilkelerimizden biri olmak zorundadır. Çünkü o tepkiyi tam algılamak lazım, belki haklı da olabilir o tepki. O nedenle anında tepki vermenin doğru olmadığını düşünüyorum. Sayın Baykal da aslında böyle bir şey yaptı.”

-”TÜRKİYE SEÇİM ATMOSFERİNE GİRDİ”-

”Baykal, ‘ben buradayım, ben varım, Meclise de gideceğim, kenarda kalmayacağım diyor” şeklindeki hatırlatma üzerine Kılıçdaroğlu, ”Biz de yararlanmak istiyoruz sayın Baykal’dan referandum var, diğer konular var” diye konuştu.

”Partiyi, seçim atmosferine sokacak mısınız, bu rüzgarı götürebilecek misiniz çünkü bazen rüzgar duruverir” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şu yorumu yaptı:

”Bence seçim atmosferine Türkiye girdi. Elbette bu rüzgarı götürmek zorundayız, çünkü Türkiye’nin çok ciddi sorunları var. Sizin bu sorunları çözmeye hazır olduğunuzu halka anlatmanız gerekiyor. Nasıl anlatacağız biz bunu, ben anlatacağım, diğer kurmaylar anlatacak, kadın kolları, gençlik kolları anlatacak, hep beraber yola çıkacağız. Halkla beraber yürümenin temel koşulu o rüzgarı yakalamaktır.”

-”LİSTE, DELEGELERDEN BÜYÜK ÖLÇÜDE KABUL GÖRDÜ”-

Kılıçdaroğlu, ”Listeyle ilgili rahatsızlık olduğu yönünde haberler çıktı? Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusu üzerine şöyle dedi:

”Rahatsızlık da olabilir eleştiri de gelebilir. Biz eleştiriyi de hoşgörüyle karşılarız. Sonuçta bu kolektif bir liste. Bu liste ortaya çıktı, sunuldu delegelere, delegelerden de büyük ölçüde kabul gördü. Zaten bir tartışma da olmadı liste açıklandıktan sonra. Bu da güzel bir şey aslında genel kabul görmesi. Aslında bütün mesele şu; geçmişe dönüp tartışmaları başlatmak, alevlemek yerine, biz geleceğe dönmek zorundayız. Önümüzde gelecekte neler yapacağız, onu görmek, tartışmak, o konuda çözümler üretmek ve halka götürmek zorundayız. Bana göre asıl yapmamız gereken bu.”

-”SPOR TAKIMIM YOKTU, O ÇERÇEVEDE BİR MAĞAZAYA GİTTİK ARKADAŞLARLA…”-

CHP lideri, ”Kurultayda giydiğiniz gömlek çok konuşuldu. Bu konuyla ilgili neler söyleyeceksiniz?” sorusu üzerine şöyle konuştu:

”Arkadaşlar dediler ki, ‘kravatlı çıkmak o atmosferde rahat olmayabilir. Çünkü çok sıcak, kalabalık olur. Spor çıkmakta yarar var’ diye… Biz de ‘olur’ dedik. Benim de spor takımım yoktu, o çerçevede bir mağazaya gittik arkadaşlarla. Onlar da bir takım ayarlamışlardı. ‘Şunu alalım’ dediler, ben de ‘olur’ dedim. Sonra ‘takıma gömlek bulmamız gerek’ dediler. Hangisi uyar hangisi uymaz derken o gömleği aldık. Onun bir marka olduğunu ben biliyordum. Bugün gazetelerden öğrendim. Ama o gömleği bir gazeteci arkadaşım istedi. O arkadaşa armağan edeceğim. O gömlek yine bende kalmayacak, hatıra olarak istediler.”

”Siz konuşmalarınızda benim artık muhatabım Başbakan demiştiniz” sözleri üzerine Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

”Sayın Başbakan, anamuhalefet partisinin lideriyle herhalde muhatap olacaktır. Yani bizim eleştirilerimize yanıt verecektir. Biz de onun eleştirilerine yanıt vereceğiz. Benim oradaki muhataplıklıktan kastım, eğer bir yerde tartışma olacaksa, Başbakan’la da tartışırız. Bu televizyon programında da olabilir, başka bir alanda da olabilir. Uygar iki insan gibi karşılaşırız, oturur tartışırız, değerlendirmeyi kamuoyu yapar.

Bu bağlamda Sayın Başbakan’a da bir soru yönelttim kurultayda, dedim ki ‘İşsizlik sigortası fonundan çok önemli bir para aldınız. Bunun için yasa çıkardınız. Bu yasanın çıkış gerekçesi Doğu ve Güneydoğu’daki yatırımların tamamlanmasıydı. Bu para nereye harcandı? Bakıyoruz Doğu’ya, Güneydoğu’ya… Bu kadar büyük bir paranın, 2 milyar 800 milyon liralık bir paranın yatırıldığı bir alan çıkarsa biz de onu göreceğiz. Bu para nerededir, ne değildir diye.”

Kılıçdaroğlu, kurultayda taktığı şapkanın Bülent Ecevit’e ait olup olmadığını bilip bilmediğinin sorulması üzerine de, ”O şapkanın kime ait olduğunu bilmiyorum bana getirip verdiler” dedi.

-”BU ÜLKEDE HİÇBİR ÇOCUK YATAĞA AÇ GİRMEYECEK”-

”Meydanlarda ne mesaj vereceksiniz?” sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

”Meydanlarda şu mesajı vereceğiz halka: Biz sizin yoksulluğunuzu yeneceğiz. Bu ülkede hiç bir çocuk yatağa aç girmeyecek. İkincisi işsizlik sorununa sağlıklı çözümler üreteceğiz. Sosyal devleti yeniden inşa edeceğiz. Üçüncüsü yoksulluğun siyasal sömürü alanı haline gelmesini istemiyoruz. Buna izin vermeyeceğiz. Dördüncüsü de kişilerin etnik kimliği ve inançlarını siyaset konusu yapmayacağız ve bu konuda da çok kararlıyız. Herkesin inancı ve etnik kimliği bizim başımızın üstündedir. Biz insanın sorunlarıyla ilgileneceğiz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kalkınması için özel çaba harcayacağız. Özel yatırım alanları mutlaka belirlenecek.”

-”ORTA DOĞU’NUN HAYVANCILIK MERKEZİ HALİNE GETİRECEĞİZ TÜRKİYE’Yİ”-

CHP lideri, ”Kürt sorunu sadece ekonomik mi?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

”Hayır ekonomik değil. Sosyal kültürel, tek boyutlu görmüyorum. İşin püf noktasının ekonomiden, insanların midesinden geçtiğini düşünüyoruz ve ağırlığı ekonomiye vereceğiz. Elbette yan unsurlar da olacak. Sosyal, kültürel sorunlar varsa onları çözmeye de amade olduğumuzu söyleyeceğiz oradaki yurttaşlarımıza.

Özel sektöre özel bir ağırlık vermek istiyoruz, o bölgede yatırım yapsın diye. Onun için kurultayda da söyledik. Eğer oraya özel sektör gidecekse, sıfır faizli kredi açacağız yatırım yapmaları için. Buna rağmen gitmezlerse devlet doğrudan gidip yatırım yapacak ve istihdam alanı yaratacak.

Et ve Balık Kurumu’nu yeniden ihya edeceğiz. Sadece o bölgenin değil, Orta Doğu’nun hayvancılık merkezi haline getireceğiz Türkiye’yi. Bu bağlamda politikalarımızı oluşturacağız.”

-”SAYIN BAYKAL DOĞRUSUNU YAPTI”-

Kılıçdaroğlu, ”Baykal doğrusunu mu yaptı? Siz bu olayın takipçisi olacak mısınız? ” sorularını ise şöyle yanıtladı:

”Sayın Baykal, doğrusunu yaptı. En doğrusunu yaptığını kendisi de kabul ediyor. İkinci önemli nokta, elbette bu konuyu takip edeceğiz. Eğer siyasal iktidar bu konuyu aydınlatmazsa bu komplonun bir parçası olacaktır. Siyasal iktidarın elinde istihbarat örgütleri var, güvenlik örgütleri var.

Eğer ortada bir suçlu varsa o suçluyu yakalamak iktidarın görevidir. Elbette olay savcılığa intikal etti ama savcılığın dışında istihbarat örgütlerinin devreye girmesi gerekiyor. Nedir bu? Kimler yaptı? Failler nedir? Ortada bir cinayet var. Failinin bulunması lazım. Bu olay suç değildir, böyle bir suçluluk yoktur diyorsa Sayın Başbakan çıksın söylesin o zaman. Ortada suç yok ki, biz takip edelim. Elbette biz işin takipçisi olacağız. Olayı ortaya çıkarmadığı takdirde, failleri ortaya çıkarmadığı takdirde bu iktidar bu komplonun bir parçasıdır.”

”Şu an ne kadar gerçek ne kadar değil bilemeyiz ama eski başkan, yeni başkan ve CHP el ele kol kola girmiş vaziyetteler” sözleri üzerine Kılıçdaroğlu, ”O çok güzel bir tanımlama oldu. Çünkü biz bir aileyiz. Aile içinde zaman zaman tartışmalar olabilir, ama el ele kol kola yürüyoruz. İktidara doğru yürüyeceğiz inşallah” diye konuştu.

Yazar by admin in: Siyaset |
May
24
2010
0

Semih iddalara ne cevap verdi

SEMİH TRANSFER İDDİALARI İÇİN NE DEDİ?

Semih, Galatasaray ile anlaştı iddiaları gündeme bomba gibi düştü. Önce babası yalanladı ardından Semih konuştu.

500603

Sezonun büyük bölümünde formasından uzak kalan ve adı başta Beşiktaş ile G.Saray olmak üzere bir çok yerli ve yabancı kulüple anılan Semih, transferi hakkında ilk kez konuştu!

ABD’de devam eden Milli Takım kampında Lig TV muhabiri Tunç Elibol’a konuşan Semih, hangi takımdan teklif aldığını ve Fenerbahçe’deki kalma şansını açıkladı!

İşte Semih’in açıklamaları;

Benim Fenerbahçe ile en ufak bir sorunum yok ancak teknik direktör sorununun çözülmesini bekliyorum. Çünkü Daum, olduğu zaman benim, herhalde bu sezonki gibi geçer. Benim en büyük sıkıntım forma giyememek. Uzun süre forma giydiğim takımda yine forma giyemessem, yine sıkıntı olur. Ayrılırsam işte bu yüzden ayrılırım.

“KİMSEYLE BİR SORUNUM YOK”

Fenerbahçe ile iki yıl daha sözleşmem var. Hiçbir yöniticiyle en ufak bir sorunum yok. Eğer oynayamassam dediğim gibi o zaman ayrılmak isterim. Konu sadece bundan ibarettir.

GALATASARAY İLE KESİNLİKLE GÖRÜŞMEDİM

Sadece yurt dışından bir kulüple görüşmem oldu. Söylediğim ise kulübümden mutluyum eğer düşündüklerim gerçekleşmesse o zaman sizinle görüşebilirim dedi. Galatasaray ve Beşiktaş ile kesinlikle bir görüşmem olmamıştır. Ben halen Fenerbahçe’nin oyuncusuyum. Kesinlikle ne Galatasaray ile ne de Fenerbahçe ile bir görüşmem olmamıştır.

Yazar by admin in: Spor |
May
24
2010
0

Hava durumu sunucusu geri dönüyor

Deneyimli isim News6′da geri dönüyor

Uzun süredir ekranlardan uzak kalan deneyimli isim dönüyor!!!

129720100524073207569

6News kanalının ana haber bültenini tecrübeli spiker Şebnem Arda sunmaya başıyor.

1993 yılında Star TV’de hava durumu sunuculuğuyla televizyon kariyerine başlayan Şebnem Arda, kısa bir süre sonra bu kanalda haber bülteni sunmaya başladı.

1996 yılında kendisi gibi spiker olan Kaan Yakuphanoğulları ile evlendi. Aynı yıl Kanal D’ye transfer olan Şebnem Arda, burada 7 yıl spikerlik görevini sürdürdü. 2003 yılında 2. çocuğunu dünyaya getirmesiyle beraber Kanal D’deki görevinden ayrıldı. 2008 yılında eşinden boşanan Arda, bu arada reklam filmleri ve tv dizileri çekti. 6news haber kanalından gelen teklifle yeniden mesleğine dönen Şebnem Arda, kanalının ana haber bülteniyle yeniden ekranlarda. Ana haber bülteninin yanı sıra yakında yeni program projeleriyle de seyircinin karşısında olacak.

Yazar by admin in: Medya |
May
24
2010
0

Kıriz AB ülkelerini de tehdit ediyor

AB’de yeni bir ‘kemer sıkma’ dönemi

Yunanistan’da patlak veren borçlanma krizi diğer AB ülkelerini de tehdit ediyor. İspanyol ve İtalyan ekonomisinde yaşanan gelişmeler kaygı uyandırırken, Euro Bölgesi dışındaki İngiltere de tasarrufa gidiyor

429320100525120516751

Avrupa ülkeleri bütçe açıklarını kapatmaya yönelik arayışlarını sürdürürken, birçok hükümet Yunanistan gibi iflas aşamasına gelmemek için harekete geçti.

İspanya Merkez Bankası, hafta sonunda bireysel bankacılık alanında faaliyet gösteren CajaSur isimli bankaya el koyduğunu açıkladı. Diğer yandan sıkı tasarruf önlemlerine hazırlanan İspanyol hükümeti, ülkenin en büyük sendikası CCOO’nun genel grev tehdidi ile karşı karşıya.

İspanyol hükümetinin, memurlar için ortalama yüzde beşlik maaş kesintisi ile sosyal harcamalarda indirim öngören planına tepki gösteren sendika, istihdam piyasası için planlanan reformda uzlaşma sağlanmasını umut ettiklerini, aksi takdirde harekete geçeceklerini duyurdu.

İspanya Başbakanı Jose Luis ZapateroBildunterschrift: Großansicht des Bildes mit der Bildunterschrift: İspanya Başbakanı Jose Luis Zapatero

Tasarruf önlemleri

Ancak İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero ise üç yılda bütçe açığında 65 milyar euroluk düşüş öngören 15 milyar euroluk kemer sıkma planından geri adım atmayacaklarını duyurdu.

Zapatero hükümeti, ayrıca bu hafta içinde iş gücü piyasasına ilişkin öngörülen reformu da hayata geçirmeyi planlıyor. İspanya’da her beş kişiden biri işsiz ve Zapatero özellikle gençleri etkileyen işsizlik sorununa çözüm bulunması için işverenlerle sendikalara en kısa zamanda uzlaşmaları yönünde çağrı yaptı.

İngiltere de kısıntıya gidiyor

Euro Bölgesi’nde yer almayan ancak Avrupa’nın önde gelen ekonomilerinden biri olan İngiltere de kamu harcamalarında 6,2 milyar sterlinlik kesinti öngören planını açıkladı. İktidara yeni gelen İngiliz hükümetinin Muhafazakâr Partili Maliye Bakanı George Osborne ile Liberal Demokrat Partili Hazine Bakanı David Laws’un açıkladıkları plan tüm bakanlıklarda ve bilgi işlemden seyahat harcamalarına kadar birçok alanda tasarruf öngörüyor.

Hazina Bakanı Laws, güçlüklerle dolu bu süreçte öngörülen önlemler sayesinde harcamaların yapılmadan önce gerçekten gerekli olup olmadığına bakılacağını söyledi.

Maliye Bakanı Osborne ise yeni İngiliz hükümetinin iktisadi bir kaosu devraldığını, ancak krizden güçlenerek çıkılabileceklerini vurguladı. Osborne, devletin daha etkin işleyebilmesi ve ekonominin herkese hizmet etmesi adına ilk adımı attıklarını belirtti. Yeni plan, hükümet yetkililerinin de kemer sıkmasını öngörüyor. Zira artık birinci sınıf yolcu biletleri, makam araçları ve özel şoförler dönemi sona erdi. Ayrıca kamuda istihdam donduruldu.

İngiliz Hazine Bakanı kamu sektöründe bolluk döneminin sona erdiğini ve bu zorlu dönemin kararlılıkla hareket edilmesi halinde hızlı bir şekilde sona ereceğini vurguladı. İngiliz hükümeti önümüzdeki süreçte alınacak yeni kararlarla yaklaşık 156 milyar sterlinlik bütçe açığını beş yıl içinde kapatmayı hedefliyor.

Yazar by admin in: Ekonomi |
May
24
2010
0

ABD çinden istediği desteği bulamadı

Çin’den ABD’ye İran için soğuk düş

Çin-ABD Stratejik ve Ekonomik Diyalogu’nun ikinci turu Pekin’de başladı. iki gün sürecek görüşmelerde ABD’nin üzerinde önemle durduğu iki konuda Çin’den istediği desteği bulamadı.

686920100525123502969

Çin-ABD Stratejik ve Ekonomik Diyalogu’nun ikinci turu bugün Pekin’de başladı. İki gün sürecek görüşmelerde bugün, sağlık, gümrük, enerji, çevre ve iklim değişikliği işbirliği ile iki ülke ordusu arasındaki işbirliği de dahil olmak üzere beş konu ele alındı.

Çin Cumhurbaşkanı Hu Jintao açılış töreninde yaptığı konuşmada, iki ülkenin, ilişkilerin doğru yönde gelişmesinde ısrar etmesi, birbirinin “önemli çıkarlarına ve kaygılarına saygı göstermesi” gerektiğini söyledi. Konuşmasında Hu, üst düzey ve her kademedeki yoğun temasların koruması, karşılıklı yarar ve ortak kazanca dayalı işbirliğinin geliştirmesi ile bölgesel ve uluslar arası sorunlardaki eşgüdümün güçlendirmesi gerekliliğine işaret etti. Hu ayrıca, ABD ve ülkesinin, “bölgedeki sorunlu yerlerin idaresi” ve “dünyada barış ve güvenliğin muhafazası” konusunda ortak sorumlulukları bulunduğuna dikkat çekti.

Hu, ayrıca Çin’in tartışmalı döviz kuru denetimleriyle ilgili olarak daha fazla reform yapma sözü verdi ve döviz kuru reformunu gerçekleştireceklerini söyledi.

ÇİN’E BİRLİKTE ÇALIŞMA ÇAĞRISI

Görüşmelere katılan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ise Çin’e, Güney Kore donanmasına ait bir geminin batırılmasından sorumlu tutulan Kuzey Kore’ye karşı ülkesiyle birlikte çalışması çağrısında bulundu. Açılıştaki konuşmasında Kuzey Kore’nin, söz konusu olayın hesabını vermek zorunda olduğunu belirten Clinton, Kuzey Kore ile yaşanan bu durumu, “acilen ilgilenilmesi gereken bir mesele” olarak değerlendirdi. Ancak açılışta konuşan Çin Devlet Başkanı Hu, Başbakan Yardımcısı Wang Qishan ve Devlet Müşaviri Dai Bingguo, özellikle İran ve Kuzey Kore konularına değinmedi.

Sadece Devlet Müşaviri Dai, Çin’in çatışmayı kışkırtacak herhangi bir girişimi destekleyemeyeceğini ifade etti. Çin, öteden beri İran ve Kuzey Kore’nin nükleer sorununun görüşmeler ve diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini savunmuş ve İran’ın nükleer takasının Ankara’da yapılması anlaşmasını desteklediğini bildirmişti.

Açılışta ayrıca Clinton’a eşlik eden ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner de bir konuşma yaptı.

ABD bu toplantıya yaklaşık 200 kişilik bir heyetle katılıyor. Söz konusu toplantı, “strateji” ve “ekonomi” olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Çin medyasına göre, ekonomi diyalogunun ana konusu, “Sürekli olarak gelişen ve karşılıklı yarar ve ortak kazanca dayalı Çin-ABD ekonomik işbirliği ve ortaklık ilişkilerinin korunması”. Strateji diyalogunun ana konusunu ise, enerji güvenliği, iklim değişikliği, Birleşmiş Milletler’in (BM) barışı koruma gücü ve terörle mücadele gibi konular oluşturuyor.

Çin-ABD Stratejik ve Ekonomik Diyalogu, iki ülke liderlerinin Nisan 2009′da yaptıkları ortak çağrıyla oluşturuldu ve ilk toplantı, Washington’da geçen Temmuz ayında yapıldı.

TİCARİ KONULAR

Toplantının bugünkü oturumunda konuşan Çin Ticaret Bakanı Chen Deming, Çin’in ihracatına karşı alınan önlemlerin ve uygulanan kontrolün ortadan kaldırılması ve yüksek teknoloji ürünlerinin Çin’e ihraç edilmesi konusunun ele alındığını kaydederek, “Bu, Çin ve ABD arasındaki ticaret dengesinin anahtarıdır” diye konuştu. Konuşmasında Chen, ABD’nin ihracat kontrol sistemini tekrar gözden geçirdiğini ve sistemde köklü reform yapmak istediğini söyleyerek, bunu olumlu karşıladıklarını aktardı. Çinli Bakan, ABD’nin Çin’e karşı “ayrımcı” politikalardan vazgeçerek, özel ihracat kontrol uygulamalarını kaldırmasını beklediklerini de dile getirdi.

Chen ayrıca, Avrupa’daki borç sorununu da konuştuklarını anlatarak, “Avrupa’da ortaya çıkan borç sorununu yakından izliyoruz. Avrupa Birliği (AB), Avrupa Merkez Bankası ve Uluslararası Para Fonu’nun Yunanistan’a yaptığı yardımı destekliyoruz. Uluslararası Para Fonu’nun önemli bir üyesi olan Çin, üstüne düşen sorumluluk ve yükümlülükleri yerine getirecektir.” diye konuştu

Yazar by admin in: Dünya |
May
24
2010
0

BakSohbet.net Hakkında

Yeni AcıLan Sohbet Sitemiz sohbet ve chat HizmetLeri vermektedir basLarın Devamını DiLerim…

Yazar by admin in: Site Tanıtım Yazısı |
May
23
2010
0

İngiliz petrol grubu BP’ye öfke

ABD’nin BP’ye öfkesi büyüyor

ABD İçişleri Bakanı Ken Salazar, Meksika Körfezi’ndeki petrol kirliliğinin, İngiliz petrol grubu BP için bir “varoluş krizi” olduğunu söyledi.

403820100520010210173

Salazar düzenlediği basın toplantısında, “BP’nin bu sorunu çözmek için elinden geleni yaptığından şüphe duymuyorum, çünkü bu durum dünyanın en büyük şirketlerinden birisi için bir varoluş krizi haline geldi. Ne yaptıklarını iyi bildiklerini düşünüyor muyum, hayır, tam olarak değil. BP’nin hampetrol sızıntısını ve kirliliğin yayılmasını durduramamasından dolayı öfkeli ve şaşkınım” diye konuştu.

Kazanın üzerinden 33 gün geçtiğini, mühlet üstüne mühlet verildiğini ve İngiliz şirketinin denizaltına sızan petrolü kontrol edemediğini söyleyen Amerikalı bakan, “Eğer yapmaları gerekeni yapmadıklarını tespit edersek, onların uygun bir şekilde ayaklarını kaydırırız. Başta söz verdiğim gibi çizmemizi BP’nin boğazında tutmayı sürdüreceğiz” dedi.

Salazar, Obama yönetiminin Houston’daki BP genel merkezine kirliliği durdurma çabalarına katkıda bulunması için bilimadamlarından oluşan bir ekip gönderdiğini de belirterek, bu ekibin sızıntının ve kirliliğin durdurulması için BP üzerinde baskı yapmayı sürdürdüğünü kaydetti.

Bu arada, Meksika Körfezi’ndeki geniş çaplı petrol kirliliğini inceleyen Obama yönetiminin üç üst düzey yetkilisi de bölgeden döndü.

BP yetkilileri ise hampetrol sızıntısının durdurulması için deniz tabanına yerleştirdikleri boru sisteminin baştaki gibi etkili çalışmadığını ve giderek daha az petrol toplandığını belirttiler.

Yetkililer, sızıntı noktalarından günlük pompalanan hampetrol miktarının 350 bin litreden 216 bin litreye düştüğünü kaydettiler.

Mühendisler de kirliliğin kıyılara yakın tatlı su bölgelerindeki yabanıl yaşama ulaşmaması için petrolü emen şamandıralar yerleştirmeye devam ediyorlar.

Ancak tüm çabalara rağmen Louisiana sahillerinde bir pelikan sürüsü ile bazı tür kuş ve yumurtalarının petrolle kaplandığı, bölgeden gelen basın mensupları tarafından çekilen görüntülerde görülüyor.

Louisiana sahillerinin 80 kilometre açıklarındaki Deepwater Horizon platformunun 22 Nisanda bir patlamanın ardından batmasının ardından hergün denize 5 bin varil (800 bin litre) hampetrol sızması büyük bir çevre felaketi tehdidi oluşturuyor.

Yazar by admin in: Dünya |
May
23
2010
0

SiLah eğitiminde şehit oldu

VAN’DA BİR ASKER ŞEHİT OLDU

Van’ın Başkale ilçesinde vatani görevini yapan Piyade Er Kasım Cantemur, silahlı eğitim sırasında arkadaşının silahından çıkan kurşunla şehit oldu.

500334

Van’ın Başkale İlçesi’nde vatani görevini yapan ve terhisine beş ayı kalan 21 yaşındaki Piyade Er Kasım Cantemur, eğitim sırasında arkadaşlarından birinin silahının ateş alması sonucu şehit oldu. Cantemur’un şehit haberinin ardından memleketi Çorum’un Bayat İlçesi’ne bağlı Pancarlık Köyü’ndeki baba evine de ateş düştü. Üç çocuk babası Cengiz Cantemur, “Vatan sağolsun” dedi. Şehit Piyade Er Kasım Cantemur’un cenazesi yarın düzenlenecek olan askeri törenin ardından toprağa verilecek.

Yazar by admin in: GünceL |
May
23
2010
0

Show tvde yayınlanan sevilen dizi aramı veriyor

TÜRK MALI ARA MI VERİYOR?

Ekranların sevilen dizisi ‘Türk Malı’ ara mı verecek?

500280

Ekranların sevilen dizisi ‘Türk Malı’ üç hafta sonra sezon finali yapıyor.

Şafak Sezer, ‘Türk Malı’ dizisine üç bölüm sonra ara verileceğini ve sinema projesine başlayacağını belirtti. Sezer, dizinin yeni bölümlerinin çekimlerine ise temmuz ayında başlanacağını ifade etti

Yazar by admin in: Magazin |
May
23
2010
0

Dr. Fatih Erbakan ‘dan konuşma

Oğul Erbakan AK Parti’ye yüklendi

Saadet Partisi Samsun Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Gençlik Şöleni’ne katılan Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Dr. Fatih Erbakan, AK Parti hükümetine yüklendi.

287620100523102400383

Saadet Partisi Samsun Gençlik Kolları tarafından Canik Kültür Merkezi’nde yapılanan Gençlik Şöleni’ne konuşmacı olarak Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Dr. Fatih Erbakan katıldı. Salonunu dolduran partililer Erbakan’a sevgi gösterisinde bulunup büyük ilgi gösterdiler.

“Milli Görüş lideri babamın sizlere selamını getirdim” diye sözlerine başlayan Fatih Erbakan’ın konuşması “Mücahit Erbakan” diye sloganlarla kesildi. Zonguldak’ta hayatını kaybeden maden işçilerine Allah’tan rahmet dilediğini belirten Erbakan, “Milli Görüşçü olmak 4 fakülte bitirmek gibidir. Milli Görüş çok önemli bir görüştür.Yıllardır her platforma, her yerde söylüyor ve anlatıyoruz. Milli görüşçüyüm demek manasını bilen için en büyük bahtiyarlık ve mutluluktur. Milli görüşçü olduğumuz için ne kadar Allah’a şükretsek azdır” dedi.

Konuşmasında Milli Görüş ve diğerleri arasındaki farkı anlatan Erbakan, “Milli Görüş ile diğerleri arasında fark var. Bu farkı ortaya koymak özellikle AK Parti ile Saadet Partisi arasındaki farkı anlayamayanlar içindir. Bu farkın açıkça ortaya konulması lazım.Diğerleri ise batı taklitçileridir. Bunların içine Milli Görüş’ün dışında olduğu için bugünkü AK Parti iktidarı da dahildir.Milli Görüş’e sahip olmadıkları için bugünkü iktidar sahipleri de iktidara gelirken, milletimize bazı sözler verdiler.
İktidara geldiklerinde güçlünün ve ezenlerin yanında yer almayacaklarını, tüm dünyadaki mazlumların haklarını koruyacaklarına dair söz vererek iktidara geldiler. Fakat maalesef göreve gelince İsrail’e stratejik dostumuz dediler. Her ne kadar Davos’ta birtakım çıkışlar yapsalar da bu çıkışlar Saadet Partisi ve Milli Görüş sayesinde yapılmıştır. Birtakım çıkışlar yapmalarına rağmen bugün iktidarda bulunanlar, Filistindeki Müslümanlara kök söktüren bir İsrail Cumhurbaşkanı’nı Cumhuriyet tarihinde ilk defa nTürkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelip konuşma yaptırdılar ve alkışladılar. Bugünkü milletvekillerinin bir kısmı Türkiye-İsrail Dostluk Grubu’nun üyesi oldular.Bununla da yetinmeyin milyarlarca dolarlık mayın temizleme ihalelerini ve savunma ihalelerini İsrail’e vermekten çekinmediler. Dış politikada daime güçlülerin ve ezenlerin yanında yer aldılar. Irak’ı kana bulayan ABD askerlerine ülkemizi açtılar. Ülkemizdeki askeri üstleri açarak bir milyondan fazla Iraklının ölümüne sebep oldular. Tamamen ABD’nin istekleri doğrultusunda Ermenistan sınırlarını açmak için ellerinden geleni yaptılar” dedi.

Yazar by admin in: Siyaset |
May
23
2010
0

İnterde sporcu plomiği ölümle bitti

İnter’de yabancı fazlalığı cinayetle bitti

İtalya’nın Torino kentindeki bir barda, dünkü Şampiyonlar Ligi finalini izlerken, İnter takımında çok fazla yabancı futbolcu bulunduğunu söyleyen bir kişi, çıkan tartışmada bıçaklanarak öldürüldü

486120100224115755828

Ansa Ajansının haberine göre, dün İtalya’nın İnter takımının Almanya’nın Bayern Münih takımını 2-0 yenerek kazandığı kupa finalini bir barda izleyen 63 yaşındaki bir kişi, İnter takımını, kadrosunda çok yabancı futbolcu bulundurduğu için eleştirmeye başladı.

Kadrosunda çok fazla yabancı bulunduğu için İnter’in İtalyan takımı sayılmaması gerektiğini söyleyen bu kişiyle yanındaki bir taraftarın tartışmaya başladığı ve tartışmada göğsünden ve kolundan bıçaklanan kişinin hastaneye kaldırıldığı, ancak kurtarılamadığı bildirildi.

Kadrosundaki 25 oyuncudan sadece 5′i İtalyan olan İnter’in dünkü finalde sahaya sürdüğü ilk 11′de İtalyan futbolcu bulunmuyordu.

Yazar by admin in: Spor |
May
23
2010
0

Bülent Arınç özgürlükden yanayım

Arınç: Basın özgürlüğünden yanayım

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ”Ben basın özgürlüğünden yanayım, özgürlükler esas olmalı” dedi. Arınç, gazetecilerin içeri girmelerinden memnun olamayacağını söyledi.

269520100309104530959

Türkiye Gazeteciler Federasyonunun Lefkoşa’da Yakın Doğu Üniversitesinde (YDÜ) düzenlediği 30. Başkanlar Konseyi Toplantısında konuşan Arınç, Türkiye Gazeteciler Federasyonu ile iyi ilişki kurduklarını, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) düzenlenen toplantısına katılmaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin, KKTC’yi 1983 yılından beri uluslararası platformlarda savunduğunu, kalkınması, güçlenmesi için destek verdiğini kaydeden Arınç, bu tür toplantılarla KKTC’nin canlanacağına, burada yaşayan insanların Türkiye’den gelenleri gördükçe mutlu olduğuna işaret etti.

KKTC’de çok güçlü yerel medya olduğunu, içerik ve kalite yönünden iyi olan gazeteler çıktığını vurgulayan Arınç, Başkanlar Konseyi Toplantısının burada yapılmasını ”örnek bir davranış” olarak nitelendirdi ve kendisine bağlı kuruluşların KKTC’de toplantı yapmaları konusunda tavsiyelerde bulunduğunu belirtti.

Toplantıya gelmeden önce basının sorunları hakkında bir çalışma yaptığını, bir yıldır bu konularda görüş alışverişinde bulunduğunu bildiren Arınç, şunları kaydetti:

”Ben dersimi çalışarak geldim, kalın dosya ile geldim ama zaman geçti, uzun konuşmaya ihtiyaç yok. Ben sorumlu olduğum konularda başarılı olmak istiyorum. Meclis bakanlığı görevimde kendime göre yön çizdim, ‘millet iradesinin temsil edildiği yer Meclis, ne kadar güçlü olursa demokrasi o kadar güçlü olur’ dedim. Yasama hakkına müdahale edilmemesi konusunda çok dikkatli davrandım. Yaklaşık bir yıldır sorumlu olduğum konularda sizleri dinlemek, anlamak konusunda bütün ekibimle çalışarak doğru, makul, haklı ne varsa yapmak istedim, istiyoruz. Biz isteyelim o yapsın olmaz, pek çoğu kanuni mevzuattır, yasama faaliyetidir.

Bana iletilen konularda incemeler yaptık, olabilirliği konusunda benim ikna olmam lazım. Pasaportlar konusuna gelince, Pasaport Kanunu İçişleri Komisyonuna geldi ve buradaki arkadaşlarımızın eli yanmaya başladı, ‘Buzluğa atalım’ dediler. Herkes kırmızı, yeşil pasaport istiyor, emeklisi, çalışanı istiyor. İstiyorsa verelim diyebilirsiniz, ama bunun bir karşılığı var, karşılıklılık prensibi var. Bizdeki gibi pasaport Avrupa’da yok, bilinmiyor, tanınmıyor, istenmiyor. Benim kırmızı pasaportum var, Bakan olsam da vizeyi tasdik ettirerek gitmek zorundayım bazı yerlere. Hiç vize olmasın, istediğimiz yere gidelim, yok böyle bir şey. Kamu görevlilerine verilen yeşil pasaport, asker, komutan pasaportun en iyisini istiyor, topluyorsunuz 100 bin pasaport çıkıyor, Avrupa 3 binini kabul ediyor, ne yapacağız o zaman? Eşitlik durumu var. O ülkede AB standartları, ölçüleri var. Avukatlar yeşil pasaport verilsin diyor, gazetecileri dinliyorum onlar da pasaport istiyorlar, iş adamları kırmızı pasaport istiyorlar, herkesin kendine göre haklı gerekçeleri var, bizim yapabilmemiz ayrı bir şey, makul olanı bilmemiz gerekiyor.”

-”MASAK’A KADAR GİTMİŞ”-

Bülent Arınç, basın kartlarının kimlik olarak kullanılmasına yönelik taleplere de değinerek, basın kartlarının kimlik olarak kullanılmaması gerektiği yönündeki fikirlerini paylaştı.

Basın kartları konusunda çalışma yaptıklarını anlatan Arınç, ”Haklı makul şey, çalışma yapalım dedik, öyle yerlerle irtibatlı ki MASAK’a kadar gitmiş. Mali Suçları Araştırma Kurulu bile söz sahibi görüyor kendini. Bunları aşabiliriz, aşmamız için çalışabiliriz. Ama bu bakımdan rahat ve müsterih olun. Bu çalışmaları sonuçlandırmak üzereyiz. Söylüyoruz, yapmıyorlar demeyin, biz o politikacılardan değiliz. Samimi olarak söylüyorum, güveniyor ve sizleri seviyoruz. Meseleye ideolojik olarak bakmıyorum. Basının çalışanlarının ihtiyaçlarına, sorunlarına nötr olarak bakmam lazım. Onları bilerek, severek, imkan vererek yaklaşmam lazım. Ama ön yargıları yıkmak, molekülü parçalamaktan zor demişler. Bazıları ön yargılarla bakıyor, ön yargılarla hareket ediyor, konuşuyor. Bu toplantılara gelmiyor, böyle olmaması lazım” diye konuştu.

-RTÜK YASA TASARISI-

Başbakan Yardımcısı Arınç, RTÜK Yasası konusunda da çalışmaların devam ettiğini söyledi. Hazırlanan tasarının görüşmeler sırasında değiştirilebileceğini belirten Arınç, iletişim fakültelerinin kampüs dışında yayın yapabilmesini sağlayacak düzenlemenin RTÜK tasarısı içerisinde yer bulamadığını bildirdi.

Frekans tahsisleri konusunda AB kriterlerinin uygulanması için çalışmalar yapıldığını belirten Arınç, RTÜK Kanun Tasarısının Meclis tatile girmeden önce çıkarılması için çalışacaklarını, ancak bunun yeni yasama yılına da kalabileceğini kaydetti.

Arınç, ”Frekans tahsisleri konusunda yayın yapan kuruluşlar ihalede zor durumda kalacaklardı. İhaleye katılmak için en az bir yıl yayıncılık yapıyor olması gerektiğini ortaya koyduk. Ancak AB kriterlerine göre, yönerge prensiplerine göre, ihalede eşitlik sağlamanız lazım, bu eşitliği bozuyormuş, bütün AB standartlarına uygun bir yapıda gerçekleştirmek için çalışıyoruz. Ben basın özgürlüğünden yanayım, özgürlükler asıl olmalıdır. Birçok insan soruşturmanın gizliliği ilkesi nedeniyle yargılandı, hapse mahkum oldular. Bu konuda çalışıyoruz. Herkese haber gönderdik, susmayı tercih eden kuruluşlar var, Meclis gündeminde gürültü çıkınca konuşan bülbüller var. Kendisinden görüş istersin susar, bir tartışmalı konu ortaya çıkar, toptan karşıyız diye gürlemeye başlarlar. Görüşünü göndermedin, neden konuşuyorsun diye sorarsın ‘zamanı bekledim nereden vuracağımı bilmem lazım…’ böyle olmaz” diye konuştu.

Gazetecilik yapılırken kişilik haklarına özen gösterilmesi gerektiğini belirten Arınç, şöyle devam etti:

”Çalışmalarda iyi bir noktaya geldik, yakın zamanda açıklayacağız. Bilin bu konuda yardımcı olanların sayısı, pusuda yatanlardan daha az. Sevdiğim, güvendiğim için geliyorum, eleştirin, söyleyin, bu meseleleri konuşurken dürüst olmanız lazım. Gazeteci arkadaşların içeri girmesinden memnun olmam. O zamanda hukuki kuralları uymak lazım. Kanunun suç saymadığı fiilden dolayı ceza verilemez. Ulusal değerlere zarar vermek göreceli olabilir, yoruma bağlı işlerde şüphe sanık lehine yorumlanır kaidesinden hareketle gazetecinin habere ulaşmasındaki zorlukları bilerek kolaylık içine germeliyiz. Çalışıyoruz bir noktaya geldik diyebilirim.”

-”YENİ ATILIMLARIMIZ OLACAK”-

Arınç, gazeteciler ve yerel medyaya yönelik yeni atılımlar içerisinde olduklarını bildirerek, Basın Yayın Genel Müdürlüğü’nün kapsamlı bir çalışma üzerinde çalıştığını kaydetti.

Arınç, ”Eski Genel müdürümüz Salih Melek zamanında basın kartlarının avantajını arttırmak konusunda çalışmalar vardı. Bu çalışmalar devam ediyor. 3 Haziran’da basın kartlarıyla ilgili yeni bir paket açıklanacaktır. Bunun içinde memnun olacağınız çalışmalar var” dedi.

Yerel Basın Şurası hazırlıkları yaptıklarını da bildiren Arınç, sohbahar aylarında böyle bir şura toplayacaklarını, medyanın sorunlarının çok kapsamlı tartışılacağını söyledi.

Bülent Arınç, gazetecilerin yurt dışına çıkarken sporculara verilen gri pasaporttan verilebileceğini, bu konuda da çalışma yapılacağını belirtti.

İnternet medyası konusunda 27 mayıs perşembe günü İstanbul’da bir sempozyuma katılacağını kaydeden Arınç, internet gazeteciliğinin yasal bir statüye kavuşması için yapılan çalışmaların devam edeceğini sözlerine ekledi.

-ATİLLA SERTEL-

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel ise Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin basın özgürlüğü sorunu olduğunu savundu.

Toplantıda alınan kararları bir dosya halinde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a sunacaklarını belirten Sertel, yazdıklarından ve söylediklerinden dolayı kimsenin cezaevinde olmasını istemediğini vurguladı.

Anadolu basının en önemli sorununun resmi ilanlar olduğunu, bu ilanların kesilmesi durumunda çok zor durumda kalacaklarını belirten Sertel, 2400 gazeteden 1210′unun resmi ilan aldığını bildirdi. Sertel, basın kartlarının yeniden gazeteciler için avantajlı hale getirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Yapılan diğer konuşmalarda basının ve gazetecilerin içinde bulunduğu zorluklar anlatıldı. Toplantının sonunda Atilla Sertel, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a plaket verirken, Basın Yayın Genel Müdürü Murat Karakaya, Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Hilmi Bengi, Başbakanlık Müşaviri Salih Melek, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat Günsel’e plaketler verildi.

Anadolu Ajansı Genel Müdürü Hilmi Bengi de Rektör Suat Gülser’e ”Anadolu Ajansının 90. Yılı” yayınlarından verdi.

Yazar by admin in: Medya |
May
23
2010
0

Amerika Newyorkta Türk festivali

NEW YORK’TA TÜRK GÜNÜ FESTİVALİ

Amerika’daki Türkler New York’ta düzenlenen festivalde buluştu. Törenler oldukça çoşkulu geçti.

500333

ABD’nin New York kentinde düzenlenen 29. Türk Günü Festivali başladı.

Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) tarafından, BM binası ve Türkevi’nin yanındaki Dag Hammarskjold Plaza’da düzenlenen 29. Türk Günü Festivaline, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, beraberindeki TBMM milletvekili heyeti, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Namık Tan ve New York Başkonsolosu Mehmet Samsar katılıyor.

TADF Başkanı Kaya Boztepe tarafından başlatılan Türk Günü Festivalinin başlangıcında modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve şehitler anısına 1 dakika saygı duruşunda bulunuldu.

Festivalde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mehteran Bandosu ve Takımı tören alanına büyük alkışlar eşliğinde geldi ve bando İstiklal Marşını çaldı.
Hep bir ağızdan okunan İstiklal Marşının ardından büyük alkış koptu.Törende, Amerikan ulusal marşı da Passaic bandosu tarafından çalındı.

Tören, büyük bir coşkuyla Mehter Takımının marşlarıyla devam ediyor.

Türk Günü Yürüyüşü dolayısıyla New York ve New Jersey’de yaşayan Türkler ellerinde Türk bayraklarıyla coşku içinde festival alanını doldurdular.

Bu arada Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Çiçek, Büyükelçi Tan, Başkonsolos Samsar, AK Parti Milletvekili Edibe Sözen ile birlikte kahvaltıda bir araya geldi.

Yazar by admin in: Ekonomi |
May
22
2010
0

Güney Afrika polisine zayiflama süreci

POLİSE ZAYIFLAMASI İÇİN 6 AY SÜRE

Güney Afrika polisine fazla kilolarını atması ve sağlığına kavuşması için 6 ay süre tanındı

500167

Şişmanlık veya başka sebeplerden dolayı formunda olmayan Güney Afrika polisine fazla kilolarını atması ve sağlığına kavuşması için 6 ay süre tanındı.

Gerekli gayreti göstermeyen polisleri, hangi seviyede olursa olsun terfi edememek veya görevinden olmak tehlikesi bekliyor.

İçlerinde üst rütbeli polislerin de olduğu emniyet çalışanları, programın uygulamaya konulduğu Durban şehrine yakın Chatsworth Polis Eğitim Koleji’nde kendilerine tanınan kısa süre zarfında vücutlarını eski formuna sokmak için harıl harıl egzersiz yapmaya başladılar.

Dünya Kupası öncesi eğitimlerinin son ayağında polislere, üst rütbeli generaller tarafından zayıflamak ve sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için nasıl spor yapılacağı ve beslenmede nelere dikkat edileceği anlatıldı.

Salı günü de parlamentoya Dünya Kupası öncesi polis teşkilatının hazırlıkları konusunda bilgi veren Tümgeneral General Robbie Roberts, Kupa’da sadece formunda olan ve düzgün bedenlere sahip polislerin görev alacağını duyurdu.
Polis Şefi General Bheki Cele, geçen yıl, teşkilatta görev alanlara vazifelerinde verimli olabilmeleri için normal kilolarına geri dönmeleri için gayret etmeleri çağrısında bulunmuştu.

Güney Afrika’da Dünya Kupası’na sayılı günler kala bütün gözlerin kendisine çevrildiği polisler için artık karakollarda zayıflama kitapçıkları bulundurulacak.
Egzersizlere katılmayan polisler hakkında yasal işlem yapılacak.

Yazar by admin in: GünceL |
May
22
2010
0

Tamer Karadağlı eleştirmelere yanıt verdi

ELEŞTİRİLERE KÜFÜRLE YANIT VERDİ!

Tamer Karadağlı, ‘Çocuklar Duymasın artık tutmaz’ diyenlere küfürle yanıt verdi.

500093

kesinlikle duymasın! Önceki gün İstinye Park’ta tek başına alışverişe çıkan Karadağlı, yedi yıl aradan sonra ekrana dönecek olan Çocuklar Duymasın dizisini eleştirenlere sert çıktı. Ünlü oyuncu dizinin ilk yayınlandığı dönemle şimdiki arasında çok farklılık olduğunu belirtip diziyi Yaprak Dökümü ve Aşk-ı Memnu gibi dizilerle karşılaştıran ve “Yeni bölümleri tutmaz” diyenlerin işi bilmediğini söyledi.

“YENİ BÖLÜMLER ÇOK İYİ”

Çekimlerine geçtiğimiz günlerde başlanan ve fragmanları ekranda dönmeye başlayan dizinin çok iyi olacağını belirten Tamer Karadağlı, eleştirilere şöyle cevap verdi: “Aşk-ı Memnu ve Yaprak Dökümü kaç sezondur yayınlanıyor. ….in’ ler oradan. ‘Yeni bölümleri tutmaz diyenler ne anlarlar aileden, aile dizisinden…” Karadağlı’nın yanı sıra Pınar Altuğ’un da rol aldığı dizinin yeni bölümleri ağustosta ekranda olacak.

Yazar by admin in: Magazin |
May
22
2010
0

BM İstanbul Somali Konferansı

Somali Konferansı’nın sonuç bildirisi

BM İstanbul Somali Konferansı”, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ve Somali Devlet Başkanı Şeyh Şerif Ahmed’in ortak basın toplantısıyla sona erdi.

920520100522090206488

Davutoğlu, İstanbul’da tarihi bir insiyatife ve konferansa şahitlik edildiğini kaydederek, “Dost ve kardeş Somali halkı ve Somali’ye duyduğumuz saygıyı, Somali’nin geleceğiyle ilgili niyetlerimizi ortaya koyan, Somali’nin istikrarı ve barışı için katkılarımızı ifade eden konferansın sonuna geldik” diye konuştu.

İstanbul’dan Somali halkına, Afrika’ya ve uluslararası topluma güçlü bir mesaj iletildiğini söyleyen Davutoğlu, Türkiye, BM ve Somali’nin ortak çabalarıyla bu güçlü mesajı dünya kamuoyuna iletmek istediklerini ve İstanbul Deklarasyonu ile toplantıyı noktaladıklarını belirtti.

Davutoğlu, mesajın içindeki temel unsurlardan ilkinin kardeş ve dost Somali’nin geleceğiyle ilgili olduğunu belirterek, bugün bir masa etrafında buluşan bütün devletlerin Somali’nin geleceğiyle ilgili ortak bir iradeyi sergilediklerini söyledi.

Davutoğlu, “Biz Somali’nin müreffeh ve barış içinde bir ülke olarak yükselmesini istiyoruz. Somali’deki siyasi reform sürecinin geçici hükümet önderliğinde bir an önce en kapsamlı ulusal uzlaşıyla yürütülmesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Somali’nin güvenliğinin temin edilmesinin, Somali’deki çocuk ve kadınların, masum insanların her gün güvenlik endişesiyle yaşamamasını temin etmek için güvenlik konusundaki desteği Somali’ye ifade ediyoruz” diye konuştu.

Konferansta, Somali’nin ekonomik kalkınması için güçlü desteğin ifade edildiğini belirten Davutoğlu, Somali’de işleyen bir ekonominin olması gerektiğini, çünkü işleyen bir ekonominin olmadığı yerde güvenliğin temin edilemeyeceğini kaydetti.

Davutoğlu, gerek siyasi reform süreci, gerek güvenlik alanında atılacak adımlar, gerekse ekonomik yapılanma konusunda Somali’ye güçlü mesajlar verildiğini belirtti.

Uluslararası toplumun, katılımcı ülkelerin ve Türkiye’nin Somali’nin yanında olduğunu söyleyen Davutoğlu, deklarasyonda verilen ikinci mesajın bölgesel sahiplenmeyle ilgili olduğunu kaydetti.

Davutoğlu, “Bu bölgenin istikrarsızlık alanı olmaktan çıkmasını istiyoruz. Bu bölgenin refahın, ekonomik kalkınmanın, güvenliğin yerleştiği bir bölge olsun istiyoruz. Bölge ülkelerine Somali’ye destek verme çağrısında bulunduk ve onlar de desteklerini ifade ettiler” diye konuştu.

Üçüncü olarak uluslararası topluma çağrı yapıldığını belirten Davutoğlu, uluslararası toplumun Somali’deki insanların acılarını ve sıkıntıları paylaşmaları gerektiği belirtti.

Somali’ye, Afrika’ya ve dünyaya Somali halkıyla dayanışma mesajını iletmek için toplanıldığını belirten Davutoğlu, bütün bu hedefleri gerçekleştirmek için bir eylem planına dönük olarak deklarasyonun yayınlandığını söyledi.

Davutoğlu, “Ümit ederiz İstanbul deklarasyonu kağıt üzerinde kalmaz. Hepimiz takipçisi olacağız. Hepimiz her zaman Somali’deki kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Onların acılarına kayıtsız kalmayacağız. Onların dertlerini kendi derdimiz olarak bilip, gerek Somali’nin gerek Doğu Afrika’nın gerekse Afrika’nın önümüzdeki dönemlerde yükselen bir yıldız haline dönüşmesi için çabalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-Mun, BM ve uluslararası toplumun risklere rağmen Somali’nin tek başına mücadelesine seyirci kalmayacağını belirterek, ”Bazı sorunlara hemen el atmazsak, yani karadaki korsanlığa el atmazsak denizlerdekine de mani olamayız” dedi.

”BM İstanbul Somali Konferansı”, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun ve Somali Cumhurbaşkanı Şeyh Şerif Ahmed’in ortak basın toplantısıyla sona erdi.

Toplantıda konuşan Ban Ki-Mun, Türkiye Hükümetine ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na, bu toplantıya ev sahipliği yaptıkları için teşekkür etti.

Ban Ki-Mun, konferansla ilgili İstanbul deklarasyonunun, çalışmalarını özetlediğini belirterek, bazı net konuları ortaya koyan deklarasyonun milyonlarca Somaliliyi ilgilendirdiğini söyledi.

Gün boyu pek çok lider ve bakanla görüşme fırsatı bulduğunu ifade eden Ban Ki-Mun, şöyle devam etti:

”Bu tartışmalar ve görüşmelerden sonra bir aciliyet ortaya çıktı. İki mesajımız net ve tutarlı. Bir, risklere rağmen Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum Somali’nin tek başına mücadelesine seyirci kalmayacaktır. İkinci olarak, bazı sorunlara hemen el atmazsak, yani karadaki korsanlığa el atmazsak, denizlerdekine de mani olamayız. Somali’de şiddet ve ümitsizliğin sona ermesini ve gelecek için refah ve barış içinde yaşamalarını, bölgeye de bu konuları yaymalarını amaçlayacağız. Denizdeki korsanlık konusuna gelince, karadaki isyancıların çalışmaları, faaliyetleri geçici federal hükümete zorluk çıkarmıştır. Geçmişte Somali’yi ilgilendiren pek çok karar alınmıştır. Biz bunlarla birlikte çalışmaktayız, deklarasyonda bunlara tekrar yer verdik. Şimdi gayretlerimizi iki katına çıkararak, geçici federal hükümet ile uluslararası toplumun bu konuları birlikte aşmaları konusunda mutabakat var. Cibuti Barış Süreci ve geçici hükümetin çalışmaları rayında gitsin.”

Geçici federal hükümetin çalışmalarını takdirle karşıladıklarını dile getiren Ban Ki-Mun, ”Politik ve güvenlik sorunları yaşadıklarını biliyoruz. Somali güvenlik kuvvetlerini eğitmeye devam etmeliyiz. Bu eğitimden sonra onlara aylık ödeyebilmeliyiz. Şimdi daha güçlü bir Somali yaratmak için bir ön ödeme düşünmek zorundayız. AMISOM’u da takdirle karşılıyoruz” diye konuştu.

Ban Ki-Mun, Afrika’da Somali’ye askeri kuvvet temin eden ülkelere ve AMISOM’u maddi olarak destekleyen uluslararası topluma teşekkür etti.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun, sözlerini şöyle tamamladı:

”Burada endişe verici olan durum, denizlerdeki korsanlık ve silahlı soygunlardır. Deklarasyon, uluslararası bir fon oluşturularak, yakalanan korsanların adalete teslim edilmesini sağlayacak bir çalışma önermektedir ve umutsuzluk zincirini kırmak istemekteyiz. İş dünyasının, sadece Somalili iş önderleri değil, bütün bu alandaki yapılacak telekomünikasyon, altyapı, ulaştırma, canlı hayvan yetiştirme, balık çiftlikleri, alternatif enerji gibi konulara yönelmelerini öneriyoruz. Tabii burada kararlı, uzun vadeli bir çalışma gerekmektedir uluslararası toplumda. Birleşmiş Milletler olarak uluslararası camia ile Somali halkına bu konularda yardımcı olmaya hazırız.”

Somali Cumhurbaşkanı Şeyh Şerif Ahmed, ”BM İstanbul Somali Konferansı”nın gerçekten çok özel bir konferans olduğunu belirterek, ”Buradan çok başarılı bir şekilde çıktık. Bu da Türkiye Cumhuriyeti’nin ve BM’nin gücünü göstermektedir. Konferans, Somali hükümetine ve halkına yeni bir ufuk açmaktadır” dedi.

”BM İstanbul Somali Konferansı” sonunda düzenlenen basın toplantısında konuşan Ahmed, konferansın düzenlenmesinde emeği geçen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun ve diğer ülke yetkililerine teşekkür etti.

Türk halkına ve hükümetine ev sahipliği için teşekkürlerini sunan Ahmed, ”Gerçekten çok özel bir konferans oldu ve buradan çok başarılı bir şekilde çıktık. Bu da Türkiye Cumhuriyeti’nin ve BM’nin gücünü göstermektedir. Konferans, Somali hükümetine ve halkına yeni bir ufuk açmaktadır” diye konuştu.

Krizi Somali halkının yaratmadığını ifade eden Ahmed, uluslararası toplumdan, Somali’deki tehlikeye dikkat çekilmesi ve tehlikenin sona erdirilmesi konusunda destek istedi.

Özellikle Türkiye’nin Somali halkıyla yakından ilgilendiğini, bunda iki ülke arasındaki tarihi ilişkilerin öneminin büyük olduğunu anlatan Ahmed, ”Türk hükümetinin girişimini övgüyle anmak istiyorum. Somali hükümeti, Türk hükümeti şu andaki durumu sona erdirmek için birlikte çalışacaktır” dedi.

Ahmed, bir gazetecinin, ”Konferans pratikte bir şeyler verdi mi?” sorusuna karşılık, Somali’ye verilen vaatler bulunduğunu, bunların pratiğe dönüşmesi gerektiğini belirterek, ”Bunlar uygulanmaya başladı, ancak istenildiği gibi değil. Uluslararası düzeyde uygulamaya geçeceği konusunda işaretler var, bu da bizi mutlu etmektedir” şeklinde konuştu.

-”SOMALİ’NİN UNUTULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”-

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da bir gazetecinin, ”Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, talep gelmesi durumunda Türkiye’nin Somali güçlerine eğitim vereceğini belirtti. Az önce iki ülke arasında imzalanan ‘Askeri bilimsel, teknik eğitim işbirliği çerçeve anlaşması’nın böyle bir taleple ne kadar ilgisi var’?” sorusuna, şu yanıtı verdi:

”Sadece Türkiye olarak değil, masa etrafında toplanan bütün ülkeler, Somali’deki güvenlik güçlerinin takviye edilmesi konusunda prensip kararına vardık. Gerçekten bugünkü güvenlik şartlarının iyileştirilmesi dışarıdan destek olmadan zor görülüyor. Bu bakımdan biz gerekli güvenlik güçlerinin yetiştirilmesi bağlamında gerekli desteği vermeye hazır olduğumuzu her zaman söyledik. Böylece Somali’de istikrarın sağlanmasına katkıda bulunuruz. Çerçeve anlaşması da prensipte buna dönüktür. Ancak bunun teknik çalışmaları ayrıca yürütülecektir.”

Yabancı bir gazetecinin sorusunu Somali dilinde sorması ve sorunun simultane çevrilememesi salonda gülüşmelere neden oldu. Davutoğlu bunun üzerine, ”Kalbimizden Somali dilini konuşuyoruz” diye espri yaptı.

Davutoğlu, bir başka soru üzerine, bütün imkanlar kullanılarak Somali’ye yardım edileceğini yineleyerek, ”Güvenlik konusunun iyileştirilmesi çok önemli. O konuda çalışmaları sürdüreceğiz. Geçen sene yapılan donörler konferansında Türkiye 2 milyon dolar taahhütte bulunmuş bu sene için. Bunun yüzde 60′ı kullanıldı. Önümüzdeki dönemde sadece bununla yetinmeyeceğiz. Yarın yapılacak iş adamları toplantısında, iş adamlarımızı Somali’de iş imkanları oluşturmaya ve iş yapmaya teşvik edeceğiz. Güvenlik şartlarının iyileştiği yerde TİKA üzerinden Somali’de tarımın ve hayat şartlarının iyileştirilmesi konusunda kapsamlı projeler düşünüyoruz. Alana girmek ve çalışmak için güvenlik şartlarının iyileştirilmesi büyük önem taşıyor” diye konuştu.

Somali’ye siyasi desteklerini sürdüreceklerini belirten Davutoğlu, ”Her platformda Somali konusunun gündemde olması ve uluslararası toplumun bugün olduğu gibi Somali’ye dikkatlerini çekmesi için her fırsatı değerlendireceğiz. Somali’nin unutulmasına izin vermeyeceğiz. Somali halkının, bütün insanların hak ettiği güvenliğe, özgürlüğe ve refaha kavuşması için siyasi desteğimizi her zaman sürdürmeye devam edeceğiz. Ekonomik kalkınma projelerini de Afganistan’da yaptığımız gibi kapsamlı hale getirmeyi düşünüyoruz.”

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Türkiye’nin her zaman Somali halkının yanında olacağını ve Somali’deki güvenlik ve ekonomik durumun düzelmesi için katkıda bulunacağını tekrar taahhüt ettiklerini vurgulayarak, ”İnşallah Somali halkı, parlak bir geleceğe sahip olacaktır. Yeter ki birliğini muhafaza etsin ve iç gerilim, çatışmalara izin vermesin” diye konuştu.

Yazar by admin in: Siyaset |
May
22
2010
0

Türk Hava Yollarında rekor

THY’den iç ve dış hatlarda rekor büyüme

Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Temel Kotil, ”Geçen yıl iç hatlarda yüzde 5, dış hatlarda yüzde 21 büyüme sağladık” derken 500 milyar dolarlık pastadan düşecek paya dikkat çekti

71452

Kotil, Müstakil ve Sanayici İşadamları Derneği (MÜSİAD) Mersin Şubesince organize edilen ”Bir Başarı Hikayesi: THY Mucizesi” konulu Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen konferansta, dünya havacılığının toplam cirosunun 500 milyar dolar civarında olduğunu söyledi.

Bunun şu anda yüzde 1,3 oranının kendilerine ait olduğunu belirten Kotil, ”500 milyar doların hepsini istemiyoruz. Ama 1,3′ten daha fazlasını istiyoruz” dedi.

Rusya ve Ukrayna dahil Avrupa’da 67 şehirde uçtuklarını, hedeflerinin ise daha çok sefer yapmak olduğunu ifade eden Kotil, şöyle devam etti:

”Yaklaşık 6 milyar dolarlık toplam gelirimizin yüzde 62′si yurt dışından temin ediliyor. Paranın çoğu dışarda. 4 ayda 24 yurt dışı hattı açtık. En çok uçan hava yolu sıralamasında yıl sonunda 8′inci veya 9′uncu olacağız. Dünyanın 14′üncü büyük hava yoluyuz. Demek ki boyumuzdan daha büyük işlere kalkışıyoruz. Bu bizi her zaman genç, her zaman stres altında tutuyor. Dünyanın en büyük hava yolu şirketi olmak istiyoruz.”

Geçen yıl iç hatlarda yüzde 5, dış hatlarda yüzde 21 büyüme sağladıklarının altını çizen Kotil, ayrıca bu yıl iç hatlarda yüzde 25 kapasite artırdıklarını kaydetti.

Pazar payını 5 yıllık sürede yüzde 4′lerden 8,4′lere çıkardıklarını anlatan Kotil, ”Yeni uçaklarımızdaki koltuk 45 inç oluyor, aşağı yukarı 98 santimetre yapıyor. Şu anda 4 tane var. Şimdi 59 uçak böyle geliyor. Hem Avrupa’ya hem de Türkiye’ye hizmet verecek. Rekabette amacımız kaliteyle yarışmak” dedi.

Geçen yıl Avrupa’da en iyi hava yolu seçildiklerini belirten Kotil, ”Bu bizi tatmin etmiyor. Avrupa kelimesi silinene, dünyanın en iyi hava yolu ödülünü alana kadar çalışacağız. Bu da yıllar alacak. Bu da hala çalışmamız için enerjimiz olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

Marka olma yolunda önemli çalışmalara imza attıklarını ifade eden Kotil, Barcelona’ya sponsor oldukları için eleştiri aldıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti:

”Bize ‘niçin İspanya’daki takımı destekliyorsunuz?’ dediler. İyi ki desteklemişiz, kupayı aldık. Niye destekliyoruz derseniz; İspanya’daki bütün yolcuları istiyoruz. Barcelona ve Madrid’e uçuyoruz. Başka şehirlere de uçmak ve daha çok uçmak istiyoruz. Marka oluşturmak bizim için önemli. Bütün dünyanın yolcusunu almak için ne gerekiyorsa yaparız.”

Konferans sonrası MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mekin Merter Salt, Kotil’e plaket verdi.

Yazar by admin in: Ekonomi |
May
22
2010
0

Yine bir bomba vakası

Dünya gazetesi önüne bomba bırakıldı

Dünya Gazetesi önüne bırakılan şüpheli paket bomba imha uzmanlarının müdahalesi ile etkisiz hale getirildi

705220100522041151515

Olay yerinde yapılan incelemeler sonucu şüpheli pakette üzerine düzenek yerleştirilmiş zaman ayarlı bomba olduğu tespit edildi.

Olay Bağcılar Matbaacılar Caddesi üzerinde bulunan Dünya Gazetesi ve Doğan Medya Center’ın önünde meydana geldi. Gazetenin güvenlik görevlileri ve vatandaşlar tarafından fark edilen şüpheli paket polise bildirildi. Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polis ekipleri olay yerine gelerek paket üzerinde ilk incelemeyi yaptı.

Paket üzerinde kablolardan oluşan düzenek bulunduğunu fark eden polisler, olay yerine bomba imha ekiplerini çağırdı. Bölgede geniş güvenlik önlemi alan polis, güvenlik kordonu oluşturarak cadde üzerindeki yaya ve araç trafiğini kesti. Bomba imha uzmanı ekip olay yerine gelerek şüpheli pakete fünye yerleştirdi. Özel kıyafetli bomba uzmanının gerekli tedbirleri alarak şüpheli paketin yanından ayrılmasından sonra paket patlatıldı. Paketten kablo parçaları, barut ve düzenek çıktı.

Bombanın saat düzeneğine bağlı olduğu ve zaman ayarlı olduğu da belirtildi. Olay yerindeki MOBESE kamerasındaki görüntülerin incelenmesi için çalışma başlatıldı. Polisin olay yerindeki detaylı incelemesi sürüyor

Yazar by admin in: Medya |

Tesekkurler TheBuckmaker.com