Haz
19
2010
0

Sert ikoncan Ölüdeniz’de sezonu açtı

ikonkat
Sosyetik isimler Bodrum’un ünlü ‘beach’lerinde şezlong kapmak için birbirleriyle yarışırken, kimi ünlüler daha sakin yerleri tercih ediyor. Ölüdeniz Kumburnu Tabiat Parkı’nda, oğlu Kayon ve annesi Nada ile birlikte görüntülenen Sert, ‘Ölüdeniz IN, Bodrum OUT’ dedi. Her yaz kendi tasarladığı mayokinileriyle plajlarda boy gösteren, İvana Sert, eşi Yurdal Sert’in ilerleyen günlerde Fethiye’ye geleceğini söyledi. Yüzmek için Ölüdeniz Lagünü’ndeki kayalıkları tercih eden Sert, ‘Yüzme en iyi spor. Zayıflamaktan tutun da cilt güzelliğine kadar her derde deva’ diye konuştu.

Haz
19
2010
0

Ortadoğu barışı reality şov oluyor

FRANSA’da 6 Filistinli ve 6 İsrailli genç, 3 hafta bir evde birlikte yaşayarak İsrail-Filistin sorununu tartışacak. ‘Les Accords de Marseille’ adlı ‘reality show’ formatındaki program eylül ayında France5 kanalında gösterilmeye başlanacak.12 genç aynı evde, Ortadoğu barış süreci için neler yapılabileceğini tartışacak. Programın diğer ‘reality show’ formatındaki televizyon programlarıyla arasındaki farklılığı vurgulamak için, yatak odalarına kamera koyulmayacak, canlı yayın olmayacak

Haz
19
2010
0

LAKERS şampiyon, Dow bu yıl yüzde 14 prim yapar

Lakers’ın NBA şampiyonluğu en çok yatırımcıları sevindirecek. Lakers’ın zaferiyle birlikte Dow Jones 1 yılda ortalama yüzde 14 değer kazanıyor, Celtics şampiyonluklarında ise piyasa yüzde 1 düşüş yaşıyor

Onur DEMİRHİSAR
ABD’de milyonları ekrana bağlayan final serisi önceki gece oynanan maçla tamamlandı. Boston Celtics ile Los Angeles Lakers’ı karşı karşıya getiren seride gülen taraf Lakers oldu. Lakers’ın galibiyeti, taraftarları arasında da büyük sevinç yaratırken, Kobe Bryant ve arkadaşlarının zaferine sevinen tek Bostonlılar ise yatırımcılar. Bunun sebebi ise, ABD’nin en büyük 30 şirketinin işlem gördüğü ünlü Dow Jones Sanayi Endeksi’nin, NBA tarihi boyunca Lakers zaferlerine olumlu tepki vermiş olması. Ne NBA, ne de bu ligde mücadele eden takımlar borsada işlem görse de, bazı takımların şampiyonluklarının borsa üzerindeki etkisi, yapılan araştırmalarla da kanıtlandı.
Bu takımların başında, bu yıl üst üste ikinci toplamda ise 16′ncı kez kupayı kaldırma başarısı gösteren Lakers geliyor. Takımların şampiyonluklarından itibaren 1 yıllık Dow Jones hareketleri incelendiğinde, Los Angeles Lakers zaferlerinin borsayı ortalama yüzde 14 yukarı çektiği görülüyor. Lakers son zaferine kadar 15 şampiyonluk yaşarken, bunların sadece 4′ünde Dow Jones’ta aşağı doğru hareket görüldü. Lakers finalde kaybettiğinde ise kazanç sadece yüzde 2.5 ile sınırlı kalıyor. Takımın finalde kaybettiği 15 final serisinin 7′sinde de Dow Jones değer kaybetmiş durumda.

CELTİCS KAZANDI, DOW %35 ÇAKILDI
Boston Celtics’e gelince, takımın şampiyonlukları Dow Jones’a hiç iyi gelmiyor. Buna göre; n Celtics’in 17 şampiyonluğunun ardından borsa ortalama yüzde 0.4 değer kaybetmiş. n Bunun en büyük örneği de takımın 2008 yılında şampiyonluk kupasını kaldırmasının ardından yaşanan süreç. 2008 Haziran’ında Celtics kupayı kaldırırken Dow Jones 13 bin seviyesinden işlem görürken, bir yıl sonra yüzde 35′lik değer kaybıyla borsa 8 bin 500′lere gerilemişti. n Bir diğer ilginç istatistik de Celtics’in finalde kaybettiği maçlarla ilgili. Bu tarih boyunca sadece 3 kez yaşanırken, söz konusu durumda borsa yüzde 23 değer kazanmış. n Bu trend Lakers-Celtics finallerinde de devam ederken, Lakers’in zafer kazandığı 2 seride Dow Jones yüzde 16 yukarı çıkmış, Celtics’in 9 zaferinde ise borsa yüzde 1 değer kaybetmiş.

Kupanın değeri 13 bin 500 $
- Los Angeles Lakers’ın 16′ncı kez kazandığı kupanın ağırlığı yaklaşık 6.5 kilo. Kupa saf gümüş ve yakuttan yapılırken, üzeri ise 24 ayar altınla kaplı.
- Yaklaşık 60 santimetre uzunluğundaki kupanın üzerinde bulunan basketbol topunun çapı 20 santimetre civarında. Kupanın dizaynında ‘potaya giren top’ bulunuyor.
- Kupa her yıl Tiffany & Co. Silver Shop isimli firma tarafından üretiliyor ve kazanan takım kupayı tarihi boyunca saklamaya hak kazanıyor.
- Kupanın değeri ise 13 bin 500 dolar.

Haz
19
2010
0

LYS-1 sona erdi

lys-ygs-sonuclari1_kopya
LYS-1, Türkiye’de 81 il merkezi ile Lefkoşa’da gerçekleştirildi. LYS-1, 1882 binada, 28 bin 509 salonda gerçekleştirildi. Sınavda 86 bin 536 personel görev aldı. Sınava 601 bin öğrenci katıldı. Sınav saat 10.00′da başladı ve 120 dakika sürdü. Öğrencilere, 50 soruluk Matematik Testi için 75 dakika, 30 soruluk Geometri Testi için 45 dakika süre verildi.

Yabancı Dil Sınavı LYS-5 ise saat 14.30′da yapılacak ve sınav 120 dakika sürecek. Sınava giren 31 bin 300 adaya, 80 soru sorulacak, sınav Almanca, Fransızca ve İngilizce olmak üzere 3 dilde yapılacak.

Yazar by BaBy in: GünceL | Etiketler: , , , ,
Haz
18
2010
0

Hayranları arasında ‘Lost’ oldular

lost
‘Lost’, ‘Criminal Minds’ ve ‘Southland’ dizilerinin ünlü oyuncuları, Digiturk’ün yeni kanalı Dizi Max More HD’nin tanıtım partisine katıldı. Davetliler, ‘Lost’un yıldızları Naveen Andrews ve Daniel Dae Kim’i görmek için kuyruğa girdi

Her bölümü ortalama 16 milyon kişi tarafından izlenen ‘Lost’ dizisinin iki ünlü oyuncusu Naveen Andrews (Sayid) ve Daniel Dae Kim’in (Jin) katıldığı parti önceki gece Suada’da gerçekleşti. Digiturk’ün yeni kanalı Dizi Max More HD’nin tanıtımı için 2 gündür İstanbul’da bulunan ‘Sayid’ ve ‘Jin’, davetlilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Digiturk’un diğer popüler dizilerinden ‘Crimanal Minds’ta rol alan Shemar Moore (Derek Morgan) ile ‘Southland’in yakışıklı oyuncusu Ben McKenzie’nin (Ben) de katıldığı partide, tüm oyuncular sahneye çıkarak, davetlileri selamladı. Aralarında Seray Sever, Kenan Doğulu, Sıla, Emre Karayel, Bedük, Melike Öcalan, Murat Tan gibi ünlü isimlerin de bulunduğu davetliler; Naveen Andrews, Daniel Dae Kim, Shemar Moore ile fotoğraf çektirmek için birbirleriyle yarıştı. ‘The OC’ ve ‘Southland’ dizileriyle yıldızı parlayan, hayranlarının ‘baby face’ lakabını taktığı Ben McKenzie ise gece boyunca ortalarda gözükmedi. Sadece sahneye çıkıp kısa bir konuşma yapan 32 yaşındaki ABD’li aktör, davetlilerin fotoğraf çekme isteklerini kibarca reddetti.

Haz
18
2010
0

Batıya giden parayı buraya yöneltmenin zamanı geldi!

Arap Bankalar Birliği Başkanı Yousif, ‘Arap bankalar yanlarına bir stratejik ortak daha almıştır ve o da Türkiye’dir. Artık yatırımlarımızı kendi bölgelerimizde ve komşu bölgelerde yapmamız gerekiyor’ dedi

Arap Bankalar Birliği, Türkiye Bankalar Birliği (TBB), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) ve Merkez Bankası işbirliğiyle düzenlenen ‘Krizden Mali İstikrara’ konulu Uluslararası Arap Bankacılık Zirvesi’nde konuşan Adnan Ahmed Yousif, Türkiye ve Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin kısa süre içinde büyük gelişme gösterdiğini belirtti. Yousif, iki taraf arasında ticaret hacminin çok geliştiğini, 2009 yılında Türkiye’nin ihracatının yüzde 21′inin Arap dünyasına gittiğini anlattı. Yousif, Ortadoğu’da 2010 yılında ekonomik büyümenin yüzde 4,5-4-8 arasında gerçekleşeceğinin tahmin edildiğini, Arap dünyasının dışarı gönderdiği meblağların kendi ülkesine döndüğünü belirterek, ‘Arap bankaları kriz içinde duraksamıştı ama yeniden şahlanacağına, gelişeceğine, birçok alanda yayılacağına inanıyorum. Bu sırada bir stratejik ortak da yanına almıştır ve o da Türkiye’dir’ diye konuştu. Uluslararası bankaların önemli ölçüde sarsıldığı krizde Arap bankalarının çok fazla etkilenmediğinin altını çizen Yousif, ‘Artık yatırımlarımızı kendi bölgelerimizde ve komşu bölgelerde yapmamız gerekiyor’ dedi.

Suudi bankaları da Türkiye pazarıyla ilgileniyor
BİRÇOK Avrupa ülkesini sarsan ve hükümetleri zor duruma sokan krizden Türkiye’nin daha çok işbirliğiyle çıktığını kaydeden Arap Bankalar Birliği Başkanı Adnan Ahmed Yousif, ‘Türkiye’nin, Arap dünyasıyla işbirliği yaparak bu krizden çok daha kolaylıkla çıkacağı görülüyor’ dedi. Yousif, Arap bankaları ve Türk bankaları arasındaki ilişkinin çok iyi olduğunu belirterek, ilişkilerin daha da iyileşeceğini öngördüklerini söyledi. Türkiye bankacılık sektörüne girmeyi düşünen Araplar konusunda ise Yousif, ‘Yeni gelenler olacaktır. Birkaç Suudi bankası Türkiye pazarıyla ilgileniyor. Aynı zamanda Katar ve BAE’den de Türkiye’ye gelmeyi düşünenler var” dedi.

Haz
18
2010
0

İsrail gemilerimize müdahale edemez

israil
Türkiye ile KKTC ortaklığında gerçekleştirilen Şehit Teğmen Caner Gönyeli tatbikatına İran adına gözlemci olarak katılan Albay Mohammad Ahadi, Türk fırkateyni TGC Gökçeada’dan İsrail’e mesaj verdi. Albay Ahadi, İsrail’in, İran tarafından 15 Haziran’da Gazze’ye yardım amacıyla gönderilen gemilere müdahale etmeye cüret edemeyeceğini savundu. Ahadi, ‘İnşallah Türkiye’den giden bu Mavi Marmara gemisi bir başlangıç olur ve bundan sonra yüzlerce, binlerce gemi gider Gazze’ye’ diye konuştu.
Tatbikata katılan ve Azeri kökenli olması nedeniyle anadili gibi Türkçe konuşan Albay Mohammad Ahadi, AKŞAM’ın sorularını yanıtladı. Ahadi’nin sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

- Caner Gönyeli tatbikatını nasıl buldunuz?
Tatbikat oldukça iyi geçti. Türk Ordusu arama kurtarma konularında çok tecrübeli… Ben bundan önce de tatbikatları izlemiş ve beğenmiştim.

- İran da Gazze’ye yardım gemileri gönderiyor. Sizce yardım yerine ulaşabilecek mi?
Bu bir politik soru, ben ise askerim. Ama biliyorum ki, İran’ın dini lideri Ayetullah Hamaney’in de söylediği gibi, İnşallah Türkiye’den giden Mavi Marmara gemisi bir başlangıç olur ve bundan sonra yüzlerce, binlerce gemi gider Gazze’ye… Bu bitmedi yeni başladı. İnşallah bundan sonra bütün dünyadan gemiler gidecektir.

- İran gemilere olası bir İsrail müdahalesi bekliyor mu?
Bence İsrail böyle bir şeye cüret edemez bunu bir kez yaptı. Bir de İsrail’in böyle bir şey yapmasına artık olasılık vermiyorum. Ama ortadadır ki, Mavi Marmara gemisine yapılanın uluslararası hukukla, insanlıkla hiçbir şekilde ilgisi alakası yoktur.

- Türkiye, İran’ın gönderdiği gemilerin yerine ulaşmasına fiili olarak destek verir mi? Gemilerin içerisinde Devrim Muhafızları’nın da bulunduğu söyleniyor?
Ben Türkiye’den destek gelip gelmeyeceğini bilmiyorum. Ayrıca kaç gemi gelir gelmez, içinde Devrim Muhafızları var mı, yok mu onunla ilgili bir bilgi de yok henüz.

Haz
18
2010
0

Gazze’ye abluka yumuşadı

gazzeman
Gazze’ye yardım götürmek amacıyla yola çıkan Mavi Marmara gemisinin de aralarında bulunduğu filoya düzenlediği saldırıda 9 kişinin ölmesinin ardından uluslararası toplumdan baskı gören İsrail, Gazze’ye yönelik ablukayı yumuşattı. İsrail kabinesi dün aldığı kararla Gazze’deki ablukayı gevşetmeyi ve siviller için daha fazla mal girişine izin verilmesini kabul etti.

İNŞAAT MALZEMELERİ
İsrail’in onayladığı mallar ‘tüm gıda maddeleri, oyuncaklar, kırtasiye malzemesi, mutfak eşyası, yatak ve havlu’ olarak duyuruldu. Karar uyarınca bölgeye BM desteğindeki yeniden imar projeleri için gereken inşaat malzemelerinin de girişi sağlanabilecek. İsrail’in son yıllarda özellikle çelik ve çimento gibi malzemelerin sevkini saldırılarda kullanılabileceği gerekçesiyle engellemesi, daha önceki İsrail saldırılarında yıkılan yapıların onarımını olanaksız hale getirmişti.

Plana göre, İsrail, sivil amaçlı malların Gazze’ye girişini sağlayan sistemi, uluslararası gözetim altında genişletecek. Ancak, uluslararası gözetimin nasıl gerçekleşeceği konusunda henüz yeterli bilgi bulunmuyor.

DENİZDEN KUŞATMA SÜRECEK
Hükümet adına yapılan açıklamada, İsrail’in ‘silah ve savaşta kullanılan malzemelerin akışını önlemek için var olan güvenlik düzenlemelerini sürdüreceği’ de vurgulandı. Başbakan Binyamin Netanyahu, İsrail’in denizden uyguladığı ablukada bir değişiklik olmayacağını söyledi ve bu uygulamanın Gazze’nin silahların kolayca gelip geçeceği ‘bir İran limanı’ haline gelmesini önlemek için gerekli olduğunu savundu.

Avrupa Parlamentosu İsrail’i kınadı
Avrupa Parlamentosu (AP), İsrail’i Gazze’ye insani yardım götüren gemilere düzenlediği saldırıdan dolayı kınadı. AP’deki siyasi gruplarca ortaklaşa hazırlanan, Gazze’deki insani durum ve İsrail’in son saldırısına ilişkin karar tasarısı, 56 aleyhte ve 56 çekimser oya karşı 470 oyla kabul edildi. Genel kurulda dün kabul edilen kararda, İsrail’in saldırısı ”uluslararası hukuk ihlali” olarak değerlendirildi. Saldırıyla ilgili ”uluslararası tarafsız bir soruşturmanın” açılması istenen kararda, AB ülkelerinin bu konuda gerekli katkıyı vermeleri çağrısı yapıldı. Kararda, İsrail’den, insani faciaya ve bölgenin radikalleşmesine yol açan Gazze ablukasını derhal kaldırması ve AB ülkelerinin de Gazze’ye giden kapıların sürekli açık tutulması için gerekli girişimlerde bulunması istendi. Son gelişmelerin Türkiye-İsrail ilişkilerine ciddi zarar verdiği ifade edilen kararda, ”AP, Türkiye hükümetinin Filistin halkının üzerindeki yükün hafifletilmesi ve Ortadoğu barış sürecine katkı için diplomatik ve siyasi çaba göstermesini teşvik eder” ifadesi kullanıldı.

Filistinliler kararı beğenmedi
Filistin Yönetimi ve Hamas, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı kara ablukasını gevşetme kararını yetersiz buldu ve ‘ablukanın tamamen kaldırılması’ çağrısı yaptı. Filistin’in Başmüzakerecisi Saib Erakat, İsrail’i Gazze hareketinden daha eski olan kısıtlamaları hafiflettiğine inandırmaya çalışmakla suçlayarak, 4 yıldır devam eden Gazze kuşatmasının Filistinlilere kanundışı uygulandığını ve aralıksız sürdüğünü belirtti. Hamas sözcüsü Sami Ebu Zuhri ise, girişine izin verilecek bazı malların ‘önemsiz ve ikincil’ olduğunu söyledi. Zuhri, ‘İhtiyaç duyulan şey ablukanın tamamıyla kaldırılması. Mallar ve insanlar serbestçe girip çıkabilmeli. Gazze’nin özellikle inşaat malzemesine ihtiyacı var ve bunların girişine sınırlama olmaksızın izin verilmeli’ diye konuştu.

Filo saldırısına ‘yetkisizlik’
İsraİl’İn Gazze’ye insani yardım götüren gemilere yönelik saldırısına ilişkin başlatılan soruşturmada ”yetkisizlik kararı” verildi. Gazze’ye yardım yolunda İsrail’in saldırısına uğrayan gemide bulunanların Atatürk Havalimanı’ndan yurda dönüş yaparak Adli Tıp Kurumu’nda muayeneden geçirilmeleri ve her iki yerin de Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sorumluluk alanında olması nedeniyle başlatılan soruşturmada ”yetkisizlik kararı” alındı. Dosya, karar gereğince İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yollandı. Bu arada, savcılık yetkilileri, aynı konuda Ankara’da açılan soruşturma dosyasının da ”yetkisizlik kararı” ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği hatırlatılarak, soruşturmanın tek elden yürütülmesinin amaçlandığı belirtildi.

İHH, Tel Aviv’in terör listesinde
İsraİl’devlet televizyonunun haberine göre, İsrail Hükümeti İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı’nı (İHH) ‘terör örgütü’ olarak kabul etti. Haberde İHH’nın aralarında Hamas ile Hizbullah’ın da bulunduğu ve İsrail istihbarat örgütlerinin incelemekte olduğu örgütler listesine katıldığı ifade edildi.

Yazar by BaBy in: Dünya | Etiketler: ,
Haz
18
2010
0

Kartal’ın kanatları

Beşiktaş’ın yeni patronu Bernd Schuster, yöneticilerle yaptığı görüşmede, ‘Kanatlarda sorun olduğunu gördüm. Bunu da Quaresma ve Hilbert ile çözeriz. Transfer yapmak için acele etmeyelim. Önce takımı iyice tanımalıyım’ dedi

Beşiktaş’taki görevine önceki gün iki yıllık sözleşme imzalayıp, resmen başlayan Alman Teknik Direktör Bernd Schuster İspanya’ya dönerken Siyah-Beyazlılar’ı kasetlerden mercek altına alıp teşhisi koydu. Beşiktaş’ın geçen sezon oynadığı maçların kasetlerini ekibiyle birlikte titiz bir şekilde inceleyen Schuster, kanatlarda sorun tespit ettiğini yönetime bildirdi. Deneyimli çalıştırıcı, İstanbul’dan ayrılmadan önce yöneticilerle yaptığı görüşmede, ‘İlk izlenimlerimde kanatlarda sorun olduğunu gördüm. Kanat akınları ve organizasyonunda iletişim çok önemli. İleri çıkan bekler yardımlaşmadan, bireysel katkı yapmaya çalışıyor. Bu da önemli yanlışları beraberinde getiriyor. Ama bu problemleri Quaresma ve Hilbert ile çözeriz. Başka transfer yapmak için acele etmeyelim. Önce takımı iyice tanımalıyım’ dediği öğrenildi. Bunun üzerine Hilbert transferinde beklemeye geçtiği daha önce ifade edilen Beşiktaş yönetiminin, Schuster’in talimatıyla tekrar harekete geçerek Alman futbolcuyu imza için İstanbul’a davet edeceği gelen bilgiler arasında. Bernd Schuster’in İstanbul’a dönüşünde yöneticilerle bir toplantı daha yapacağı ve yapılacak transferler için son kararın verileceği belirtildi.

Aragones Del Bosque’yi azarladı
Beşiktaş ile Fenerbahçe’nin eski teknik direktörleri kapıştı. Luis Aragones, Dünya Kupası’nda 1-0′lık İsviçre mağlubiyeti sonrası İspanya Teknik Direktörü Del Bosque’yi suçlayıp, ‘Xabi Alonso ve Sergio Busquets birlikte oynar mı’ diye sordu. Del Bosque ise ‘Avrupa şampiyonu olmuş bir teknik direktörü eleştirmem’ dedikten sonra ‘Herkes konuşmakta özgür. Ama artık kafamızı kaydırmak zorundayız’ diye konuştu.

Q7 için İnönü’ye
Beşiktaş, daha önce anlaşmaya vardığı Portekizli oyuncu Ricardo Quaresma’yı bekliyor. Quaresma, bugün özel uçakla İstanbul’a gelecek. Portekizli yıldız, BJK İnönü Stadı’nda taraftarların önünde resmi sözleşmeyi imzalayacak. Büyük bir şovla organize edilecek imza töreninde, İnönü Stadı’nın Beşiktaşlı taraftarlar tarafından hınca hınç doldurulması bekleniyor.

Umut’tan iyi olmalı
Uzun süredir santrfor arayışlarını sürdüren ancak bir türlü beklenen adımı atamayan Trabzonspor’da Teknik Direktör Şenol Güneş, ‘Elimde zaten yeteneklerine güvendiğim 3 santrfor var. Alacağımız oyuncu, bunlardan yetenekli olmalı. Umut Bulut zaten çalışkanlığı, forma aşkı ile örnek bir oyuncu. Gol yollarında sıkıntı çekiyor ama onun katkısı çok büyük. Alacağımız isim Umut’tan iyi olmalı, yoksa yine Umut oynar, bu durumda da yeni transfer yapmaya, para harcamaya gerek kalmaz. Santrfor konusunda çaresiz değiliz, ses getirecek, çok özellikli oyuncu bulursak alırız’ dedi. Teofilo’nun katkısının bekledikleri gibi olmadığını kaydeden Güneş, ‘Bunun çeşitli nedenleri olabilir. Ama her şey kendi elinde, iyi çalışırsa gelecek sezon kendisini kanıtlayabilir. Çünkü potansiyeli olan bir oyuncu’ diye konuştu.

Yazar by BaBy in: Spor | Etiketler: ,
Haz
18
2010
0

Bu kadarına pes doğrusu

daumkat
Bu kadarına da pes doğrusu. Daum, 6 milyon euro para uğruna ekip arkadaşlarını da sattı, bugüne kadar söylediği bütün sözleri de inkar ederek Fenerbahçe yönetimine, ‘Siz nasıl istiyorsanız öyle olsun’ diyerek kolu kanadı kırılmış bir şekilde ‘takımın başında kalmayı kabul’ etti.
Sabah 11.00′de kulübe avukatı ve ekibi ile gelen Alman hocaya önce İspanya’da uçağa binmeden önce yabancı gazetecilere verdiği demeçteki ‘Başkan Aziz Yıldırım karar versin. Bir takımda iki başlılık olmaz. Ya Aykut ya da ben…’ sözü soruldu.
Yani Daum ‘Ben kalacaksam, Aykut’u istemiyorum. O varsa ben yokum’ demek istiyordu.
Alman hoca henüz gazetelerde mürekkebi kurumamış bu sözünü ‘Ben öyle demedim’ diyerek ilk inkarını yaptı.

AVUKATLARIN HUZURUNDA YAPILAN GÖRÜŞME
OlaylarI adım adım takip eden yönetim, ‘her şeyin yasalara uygun olması için’ gazete kupürlerini masaya koyarak, sözleşmesini çıkardı.
Ve Daum’un restine rest çekerek, ‘Sözleşmende takımın patronu sensin. Futbolcuları Samandıra’da çalıştıracak olan kişi de sensin. Ancak bundan sonra Sportif Direktör Aykut Kocaman’a bağlısın’ dedi.
Odada bir an sessizlik oldu.

Başkan Aziz Yıldırım yüzüne bakarak devam etti:
‘Bu kulübün başkanı benim. Sen dahil herkes bana bağlı. Öyle mi hoca?’
Daum ‘evet’ cevabını verince de şöyle dedi:
‘Bundan sonra bütün yetkiler Aykut Kocaman’a verildi. Ne sorun olursa olsun, ne benimle ne de yöneticilerle konuşacaksın. Tek muhatabın Sportif Direktör’dür..’

SANA İSVİÇRE’DE AYKUT’U SÖYLEMİŞTİK
Daum yine ses çıkarmadı…
Başkan Aziz Yıldırım konuşmasına devam etti:
‘Geçen sene İsviçre’de senin ile masaya oturduğumuz vakit, ‘Bak hoca biz bu takımın başına bir sportif direktör getirmeyi düşünüyoruz’ dedik. Bundan sonra futbol takımı ile yöneticiler değil, bu göreve gelecek kişi ilgilenecek. Bu sistemin oturması için de üç senelik bir zamanımız var. Bunu da sana söyledik..’ dediler..
Daum yine bir şey demedi.
Sonra konu Daum’un ‘Beni tehdit ettiler’ sözüne geldi. Yöneticiler ‘Biz seni sadece uyardık. Bu tehdit de nereden çıkıyor?’ diye sordu.
Alman hoca yine ‘Ben böyle bir şey söylemedim’
‘Verin tazminatımı gideyim’ bile diyemedi.
Çünkü her konuşma yasalara uygun, hukukçuların önünde resmi yapılıyordu.
Sonra sıra ekibine geldi.
Kondisyoner Roland Koch dışındaki bütün ekibinin değişmesi önerildi.
Ona da ses çıkarmadı.
Ve son olarak da ‘Biz sözleşmeye uyacağız. Sen de sabah 9′da Samandıra’ya gelip, bütün gün mesaini kulübe vereceksin..’ denildi.
Bunun anlamı şu;

DAVUL DAUM’DA TOKMAK AYKUT’TA
‘TakImIn patronu sensin. Ama senin de üstünde Aykut var. Yani davul sende tokmak Aykut’ta.’
Ne mi olacak!
Ya Daum bu şartlarda, ‘Ben alacağım paraya bakarım’ diyerek kolu kanadı kırılmış bir şekilde hiçbir şey olmamış gibi çalışmaya devam edecek. Ya da Aykut Kocaman ile masaya oturup yönetime makul bir tazminat önererek yollarını ayıracak.
Anlayacağınız Fenerbahçe’de bir sinir harbi başladı.
Daum iki senelik anlaşması olan 6 milyon 600 bin eurodan vazgeçmiyor. Fenerbahçe ‘Bu kadar büyük parayı vererek kulübü zarara sokmam’ diyor.
Merak edilen bir başka konu da, Daum’u istemeyen futbolcuların tavırlarının ne olacağı. Futbolcu-teknik direktör gerilimi ne boyutlara taşınacak..
On gün sonra sezonu açacak olan F.Bahçe bu krizleri çözebilecek mi yoksa lige kaos içinde mi girecek?
Bakalım satranç oyununda neler olacak!

Görevimin Başındayım
Fenerbahçe Kulübü’nde yöneticilerle teknik direktör Christoph Daum arasındaki görüşme sona ererken, Alman teknik adam, Sarı-Lacivertli takımda görevine devam ettiğini açıkladı. Kulüp binasında gerçekleştirilen toplantının ardından basın mensuplarını bir lokantaya çağıran Daum, burada görüşmeyle ilgili bilgiler verdi. Christoph Daum, Fenerbahçe’deki görevine devam ettiğini belirterek, şunları söyledi: ‘Umarım son günlerde benim hakkımda çıkan spekülasyonlar biter. Fenerbahçe’de hiç hoş olmayan spekülasyonlar yapıldı. Önümüzdeki günlerde bazı şeylerin doğru olmadığını söyleyeceğim. Benden bir açıklama gelecek. Önemli olan Fenerbahçe Kulübü’dür. Fenerbahçe’nin başarısı için bunu ortaya koymak isterim. Önümüzdeki iki yılda Fenerbahçe’de çalışacağımı düşünüyorum. Tüm gücümü kullanarak başarı için katkıda bulunmak istiyorum.’

Yazar by BaBy in: Spor | Etiketler: ,
Haz
18
2010
0

Memurları sevindirecek haber

Memurları sevindirecek haber
Bakan Yazıcı çalışmanın Başbakanlığa gönderildiğini açıkladı.

İŞTE AYRINTILAR

Maaş ödemeleri için bankalarla yapılan anlaşmalardan sağlanan ve halen yüzde 70 oranında ödenen promosyonların tamamı memurlara verilecek.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, kurumların, personel maaşlarını ödedikleri bankalardan sağladıkları promosyonların tümünün çalışanlara verilmesi yönündeki girişimlerde sona gelindi.

Konu son olarak Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ve beraberindeki heyetin, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı ile yaptığı görüşmede gündeme geldi. Memur-Sen heyeti, görüşmede, Devlet Memurları Kanunu’nda yapılması planlanan değişikliklere yönelik görüşlerini iletip, memurların çözüm bekleyen sorunları Yazıcı’ya iletti.

Gündoğdu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, banka promosyonlarının ödenmesi konusunda yayımlanan Başbakanlık Genelgesi ile promosyondan sağlanan kaynağın yüzde 70′inin çalışanlara dağıtılmasının, yüzde 30′luk kısmının ise kurum ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmasının kararlaştırıldığını anımsattı.

Memur-Sen’e bağlı Eğitim-Bir-Sen’in Milli Eğitim Bakanlığında en fazla üyeye sahip olmasının ardından yaptıkları görüşmelerde, banka promosyonlarının tamamının personele ödenmesi konusunda talepte bulunduklarını ifade eden Gündoğdu, Kurum İdari Kurulu’nda yaptıkları müzakereler sonunda bu taleplerinin kabul edildiğini söyledi.

Bu uygulamanın tüm kurumları kapsayacak şekilde yaygınlaştırılması için Devlet Personel Başkanlığına yazılı başvuruda bulunduklarını dile getiren Gündoğdu, Bakan Yazıcı ile yaptıkları görüşmede bu taleplerini hatırlatıp, başvurularının akıbetini sorduklarını belirtti.

Gündoğdu, şunları kaydetti:

”Bakan Yazıcı, bu konuda çalışmaları olduğunu, promosyonların tamamının ödenmesiyle ilgili yazının Başbakanlığa sunulduğunu bildirdi. Yanımızda son durumu öğrenmek için Başbakanlık Müsteşarlığını aradı. Yazının Başbakanlıkta imzada olduğunu öğrendik. Sayın Başbakan’ın imzasıyla birlikte promosyonlar yüzde 100 çalışanlara ödenecek. Sayın Başbakan’ın imzasıyla promosyon uygulaması istismar konusu olmaktan çıkacak. Çünkü maalesef yöneticilerin tutumuna bağlı olarak sağlanan imkanlar farklı amaçlar için kullanılabiliyordu. Promosyonların tümüyle personele ödenmesi, bu konuya standart getirecek ve yaşanan kimi tartışmalar da bütünüyle ortadan kalkacak.”

Yazar by BaBy in: Genel |
Haz
17
2010
0

Meksika 2 Fransa 0

2010 Dünya Kupası A Grubu ikinci maçında Fransa ile Meksika karşı karşıya geldi. Polokwane kentindeki Peter Mokaba Stadı’nda oynanan karşılaşmada gülen taraf 2-0′lık skorla Meksika oldu.

FRANSA 0 – 2 MEKSİKA

kullan Son düdük geldi. Meksika mücadeleyi 2-0 kazandı.

dakika 90: Karşılaşmaya +3 dakikalık ilave zaman eklendi.

dakika 84: Meksika atağında Hernandez orta alanda önünü boşaltı. Şutunu çekti. Top kaleci Lloris’te kaldı.

kullan dakika 78: Penaltıyı Blanco kullandı. Blanco topu ağlara gönderdi ve Meksika 2-0 öne geçti!

dakika 77: Meksika atağında Varela, Abidal’ın müdahhelesi sonrasında yerde kaldı. Maçın hakemi penaltı noktasını gösterdi. (devami…)

Haz
17
2010
0

Barack Obama Türkiye’de itibar kaybetti

749420100120073053289[1]

ABD Başkanı Barack Obama, Avrupa ve Asya’da, ABD’dekinden daha fazla destek görüyor. Washington merkezli araştırma merkezinin kamuoyu yoklamasında hayli ilginç sonuçlar çıktı.

Merkezi Washington’da bulunan araştırma merkezi “Pew Research Center”ın kamuoyu yoklaması, Obama’nın Almanlar’ın yüzde 90′ını, Fransızlar’ın yüzde 87′si, İngilizler’in yüzde 84′ü, İspanyollar’ın yüzde 69′u tarafından sevildiğini gösterdi. Merkez, ABD’de Obama’ya destek verenlerin oranının yüzde 65 olduğunu belirtti.

Avrupa ülkelerinin gerisinde kalsa da Japonya’da halkın yüzde 76′sının, Güney Kore’de yüzde 75′inin, Hindistan’da yüzde 73′ünün ve ABD Başkanı’nın çocukluğunun bir bölümünün geçtiği Endonezya’da yüzde 67′sinin Obama’ya güven duyduğunu açıkladı.

22 ülkede yapılan kamuoyu yoklaması, Obama’nın Nijerya’da halktan yüzde 84, babasının doğduğu Kenya’da yüzde 95 destek gördüğü ortaya koydu.

Obama’ya halkın desteğinin Çin’de yüzde 52, Rusya’da yüzde 41′de kaldığını belirten merkez, Türkiye’de halkın yüzde 65′inin, Ürdün’de yüzde 64′ünün, Pakistan’da yüzde 60′ının, Mısır’da ise yüzde 59′unun ABD Başkanı’na güvenmediğini açıkladı.

Merkezin uzmanları Müslüman ülkelerde Obama’ya güvenin 2009′dan bu yana azaldığını belirterek, ABD Başkanı’nın Türkiye’de 10, Mısır’da 9, Ürdün’de ve Pakistan’da 5, Endonezya’da 4 puan kaybettiğine dikkati çekti.

ABD’nin Arizona eyaletinde kabul edilen yeni göç yasası nedeniyle Meksika’da Obama’yı sevenlerin oranının yüzde 47′den yüzde 36′ya düştüğü de belirtildi.

Kamuoyu yoklamasında ayrıca, Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev’in Rus halkının yüzde 74′ünün, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in halkının yüzde 72′sinin, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin de Fransızlar’ın yüzde 47′sinin güvenini kazandığı ortaya çıktı.

Merkel’in Fransızlar’ın yüzde 81′inden, Sarkozy’nin Libyalılar’ın ve Polonyalılar’ın yüzde 53′ünden ve Almanlar’ın yüzde 52′sinden destek gördüğünü belirten merkez, Medvedev’in Rusya’dan sonra en çok Almanlar’ın sevgisini kazandığını açıkladı.

Merkel ve Sarkozy’ye güvenin Türkiye’de azaldığını belirten merkeze göre, Türkiye’de halkın yüzde 6′sı Merkel’e, yüzde 3′ü Sarkozy’ye güveniyor.

7 Nisan-8 Mayıs tarihleri arasında yapılan yoklamaya 24 bini aşkın kişi katıldı.

Tesekkurler TheBuckmaker.com